Karabük Postası tarafından
17 Aralık, 2016 14:20 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Türk Ocakları Genel Başkanı Mehmet Öz: “Mezhep fitnesi kullanılabilir” 

Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, mezhepçilik kışkırtmalarına dikkat edilmesi gerektiğini kaydederek, "40 yıldır PKK’yı kullanarak etnik fitne kullandılar. Suriye olaylarını göstererek mezhep fitnesi kullanılabilir” dedi. Türk Ocakları Karabük Şubesi tarafından 4.’sü gerçekleştirilen ‘Geleneksel Kahvaltı’ programına Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, Karabük Belediye Başkan Yardımcısı Fatma Danışman, Karabük Üniversitesinde görevli öğretim üyeleri, öğretim elemanları, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, sendika temsilcileri, sanayi ve iş adamları katıldı. Türk Ocakları Karabük Şube Başkanı Yrd. Doç. Taşkın Deniz, "Kayseri’de meydana gelen patlama ile maalesef şehitlerimiz var. Hepsine yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. Bu saldırılarla kadim coğrafyayı dar etmeye çalışıyorlar. Türk milleti yeter ki hak için yürüsün. Coğrafyamız için hesaplar yapılıyor ediliyor. Ama unutulmasın ki hesabın üzerinde bir hesap vardır. Yüce Allah izin verdiği sürece bu coğrafyada var olacağız” ifadelerinde bulundu. Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, İslam alemi ve Türk milleti olarak çok zor günlerden geçildiğini kaydederek, Kayseri’de yaşanan hain saldırıda hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı diledi. "MEZHEP FİTNESİ KULLANILABİLİR" Ülke olarak son 4-5 yıldır adeta sırat köprüsünden geçtiklerini anlatan Öz, "Suriye krizinin başlamasından bu yana ülkemiz çevremiz yangın yerine dönmüştür. Müslümanları birbirine düşürerek kendi hesaplarını gerçekleştirmek istiyorlar. Son derece kötü bir hal aldı. Şimdi hiç olmazsa Cerablus’tan başlayan bir bölge oluşturulmakta. Böyle bir hususla yetinmek durumunda kaldık. Bu aşamaya gelmesi çok üzücü. Türkiye bu gönül coğrafyasında oyunlara karşı net tavır alsın. Mısır ve Suriye olayları yaşanmasın ama bu durumları geçtik artık. Halep’te şuanda bir insanlık dramı yaşanıyor. Sonradan duruma hakim olan Rusya da şimdi Türkiye ile arası iyileşiyor. Bizim coğrafyamızda yeniden paylaşım yapılıyor, şuan olan budur. İran’ın kışkırttığı milisler Halep’ten gelenleri engellemeye çalışıyor. Türkiye’deki çeşitli sivil toplum kuruluşları mağdur insanlara yardım ediyor. Oradaki hadiselerden haberdarız. Şu an vahim bir durum var. Tahliyenin durduğunu biz basından önce duyduk. Sayın Cumhurbaşkanı ve Rusya Devlet Başkanı zannediyorum konuyla ilgili görüşüyorlar. Türk milleti bin yıldır bu coğrafyada var. Hakim olduğumuz dönemde bu coğrafyayı adalet ve merhametle idare ettik. İlgi göstermek durumundayız. Ayrımcı politikanın nereye getirdiğini gördük. Daha tehlikesi bizi bekleyebilir. Kritik süreçten birliğimizi koruyarak çıkmalıyız. 100 yıl önce bu coğrafya tanzim edildi Sevr dayatılmak istendi. Allah razı olsun Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarından. Sonunda bu topraklarda bütünlüğümüzü koruyarak geldik. 40 yıldır PKK’yı kullanarak etnik fitne kullandılar. Suriye olaylarını göstererek mezhep fitnesi kullanılabilir” dedi. “SİYASİ BİRLİĞİN DE DEVAM ETMESİ LAZIM” Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, Türkiye’nin beka problemiyle karşı karşıya olduğunu da ifade ederek, “Bu mücadele milli devlet olarak bütün olarak var kalma mücadelemizdir. Devletimizin en tepesindekilere ve siyasi partilere büyük görev düşüyor. Bizi birbirimizden ayıran meseleler varsa bunu dolaba kaldırabiliriz. Türk Ocakları olarak kanaatimizde budur" ifadelerinde bulundu. “FIRAT KALKANI HAREKATI İNŞALLAH BAŞARIYA ULAŞACAKTIR” Prof. Dr. Öz, Fırat Kalkanı Harekatı’nın geç başladığını da belirterek, “Devletimizin Fırat Kalkanı Harekatı geç olsa da inşallah başarıya ulaşacaktır. Bakınız ABD Kobani’ye silah indirirken gördünüz. Tavırlarını koydular. AB ile de Rusya ile de çıkar üzerine ilişkimiz vardır. Bizim onların vermek istediği zararları en aza indirmemiz lazım. Suriye’nin başlangıcında bunlar göz önüne alınmamıştır. Temennimiz bir takım çevrelerin bu süreci sulandırma girişimine taviz verilmemesidir” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Şubat, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Yusuf Ziya Alim: “2025 yılında 160 bin ton da kuru çay olarak üretim yapıldı”

ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, geçtiğimiz 2025 yılında 160 bin ton kuru çay olarak üretim yapıldığını belirterek "Yıl sonunda 31 Aralık itibariyle 31 bin 750 ton kuru çay satışı oldu" dedi.
Rize Aktif Gazeteciler Derneği’nde basın ile biraya gelen Çay İşletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, 2025 yılı yaş çay sezonunu değerlendirdi. Son 20 yılın 2’inci kez en fazla çayını aldıklarını kaydeden Alim "Geçtiğimiz yıl aslında güzel bir yıl geçirdik. Son 20 yılın 2. en büyük çayını almış olduk. 2022 yılında 860 bin ton yaş çay almıştık, 2025 yılında da 823 bin ton yaş çay aldık. 160 bin ton da kuru çay olarak üretim yapıldı. Yıl sonunda, 31 Aralık itibariyle 31 bin 750 ton kuru çay satışı oldu. 105 bin ton stok ile 2026 yılına girdik. Bir ay içerisinde de 10 bin ton civarında kuru çay satışımız oldu. İnşallah Mayıs ayı başlangıcında 50 bin ton seviyelerine stoklarımızı düşürmüş olacağız. 2026 yılında da inşallah aynı heves ve heyecanla güzel bir şekilde kampanyaya giriyor olacağız. Hazırlıklarımız devam ediyor. Didi satışımız 31 Aralık itibariyle 153 milyon litre oldu. Bugün itibariyle bile Didi’de 20-30 milyon litre satış yapılmış durumda. İnşallah bu seneki hedefimiz daha da yukarıya çıkarmak" ifadelerini kullandı.
2026 yaş çay sezonu için hazırlıkların sürdürdüğünü dile getiren Genel Müdür Alim, bu yıl yağan karın çayın kalitesi açısından çok önemli olduğuna da vurgu yaparak "Yeni dönem için kampanyanın hazırlıkları başladı. İnşallah bu yıl sağlıklı bir şekilde kampanyamızı açıp üretimimizi yapacağız. Sonuçta bilimsel olan bir veriler var. Kar toprağa yağdığı zaman toprağın havalanmasını sağlar. Bu bizim söylemimiz değil. Veya karın yağmasından kendimize çıkaracağımız bir pay olayı yok. Çayın kalitesinin, sağlıklı olmasının, toprağın havalanıyor olmasının herkes tarafından çok açık net bir şekilde ne anlama geldiği bilinir. O anlamda da bu yıl birkaç kez kar yağdı, inşallah bir kere daha yağacaktır. Bununla beraber çayın hem kalitesi, hem verimi daha da iyi olacaktır" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin