blank
Berkay Doğan tarafından
16 Ocak, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 15.01.2026 14:47
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TTK DURDU KARDEMİR RİSK ALTINDA MI?

Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) bağlı Kozlu, Karadon ve Üzülmez müesseselerinde iş sağlığı ve güvenliği gerekçesiyle kömür üretimi geçici olarak durdurulurken, bu durumun KARDEMİR'i olumsuz yönde etkileyeceği ve  uzaması halinde şirketin ithal kömüre yönelebileceği ve bunun da maliyet artışına neden olacağı ifade ediliyor.

Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) bağlı Kozlu, Karadon ve Üzülmez müesseselerinde iş sağlığı ve güvenliği gerekçesiyle kömür üretiminin geçici olarak durdurulduğu ifade edildi. Bu durdurma kararı dolaylı olarak KARDEMİR'i de etkiliyor. Bunun nedeni ise,  KARDEMİR’in yüksek fırınlarında kullandığı koklaşabilir taşkömürünün önemli bir bölümünü uzun yıllardır Zonguldak havzasında faaliyet gösteren TTK müesseselerinden temin etmesi. KARDEMİR’in ana koklaşabilir kömür tedarik kaynaklarından biri olan bu sahalardaki üretim kesintisinin şirketin hammadde arzını etkileyebileceği ifade edilirken, bunun KARDEMİR'i kömür ithalatına yöneltebileceği ve maliyetlerde artışa neden olabileceği belirtiliyor.

KARDEMİR’in yüksek fırınlarında kullandığı koklaşabilir taşkömürünün önemli bir bölümü, uzun yıllardır Zonguldak havzasında faaliyet gösteren TTK müesseselerinden temin ediliyor. Kozlu, Karadon ve Üzülmez’de üretimin durdurulmasıyla birlikte, KARDEMİR’in yerli ve nispeten düşük maliyetli kömür tedarik zincirinde  kesinti oluştu.

Sektör kaynakları, durdurma kararının kısa süreli olması halinde KARDEMİR’in mevcut stoklar ve alternatif iç kaynaklarla süreci yönetebileceğini, ancak üretim duruşunun uzaması halinde ithal koklaşabilir kömüre yönelmenin kaçınılmaz olabileceğini ifade ediyor.

İTHAL KÖMÜR MALİYETLERİ BASKI YARATABİLİR

İthal koklaşabilir kömür, döviz bazlı fiyatlanması ve lojistik maliyetler nedeniyle yerli kömüre kıyasla daha yüksek maliyet anlamına geliyor. Bu durumun uzaması halinde KARDEMİR’in hammadde maliyetlerinde artış, ton başına sıvı çelik ve nihai ürün maliyetlerinde yükseliş,

karlılık üzerinde baskı oluşması gibi etkilerin gündeme gelebileceği konuşuluyor.  Özellikle küresel çelik piyasalarında talebin dalgalı seyrettiği bir dönemde, maliyet artışlarının KARDEMİR’in rekabet gücünü sınırlayabileceği değerlendiriliyor.

ÜRETİM PLANLAMASI YAKINDAN İZLENİYOR

Zonguldak Valiliği’nin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin denetimleri sonucu aldığı üretimi durdurma kararı doğrultusunda, söz konusu müesseselerde maden işçileri ocağa girmedi. Bu süreçte KARDEMİR cephesinde ise stok yönetimi, alternatif tedarik seçenekleri ve üretim planlaması yakından izleniyor.

Şirketin, kısa vadede yüksek fırın operasyonlarında aksama yaşanmaması için ithal kömür tedariki dahil tüm senaryoları masada tuttuğu, ancak önceliğin TTK müesseselerinde üretimin güvenli şekilde yeniden başlaması olduğu belirtiliyor.

GÖZLER YENİDEN BAŞLAMA KARARINDA

KARDEMİR açısından sürecin en kritik noktası; Kozlu, Karadon ve Üzülmez müesseselerinde iş sağlığı ve güvenliği eksikliklerinin giderilerek üretimin ne kadar sürede yeniden başlayacağı. Alınacak kararın süresinin  hem KARDEMİR’in maliyet yapısını hem de önümüzdeki döneme ilişkin üretim ve satış hedeflerini doğrudan etkileyeceği ifade ediliyor.   Sektör temsilcileri, yerli kömür üretiminin sürdürülebilirliğinin yalnızca KARDEMİR için değil, Türkiye’nin demir-çelik sanayisinin genel dengesi açısından da stratejik önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.