blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Temmuz, 2025 12:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

TR82 Bölgesi turizmi için yol haritası hazırlandı

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti finansmanıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen proje ile hazırlanan "TR82 Bölgesi Turizm Master Planı" düzenlenecek aktiflikle kamuoyuna tanıtılacak.
Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) Konferans Salonu’nda 10 Temmuz Perşembe günü düzenlenecek "TR82 Bölgesi Turizm Master Planı" tanıtım aktifliğine, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan ile kamu, özel ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin iştiraki bekleniyor. TR82 Bölgesi’nin eşsiz kültürel, tarihi ve doğal varlıklarını kıymetlendirerek sürdürülebilir ve rekabetçi bir turizm destinasyonu oluşturmayı amaçlayan TR82 Bölgesi Turizm Master Planı, katılımcılık prensibine dayalı, iş birliğini temel alan ve lokal gereksinimlere hassas bir anlayışla ile çok istikametli tahlil süreci sonunda, kamu kurumları, lokal idareler, dal temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve akademik çevrelerin katkılarıyla hazırlandı.
Ulusal siyaset dokümanlarıyla uyumlu olarak şekillendirilen planlama sürecinde, bölgenin doğal, kültürel ve ekonomik potansiyeli ile altyapı, alt destinasyonlar arası iş birliği, bölgesel kimlik bütünlüğü ve mevsimsellik hususları göz önünde bulundurularak toplamda öncelikli 48 proje önerisi geliştirildi. Kelam konusu projelerin bir kısmı kısa vadede süratle uygulamaya geçirilebilecek somut adımları içerirken, kimileri ise TR82 Bölgesi’nin turizmde sürdürülebilir dönüşümünü hedefleyen orta ve uzun vadeli stratejilere temel oluşturuyor. Plan bu istikametiyle, hem süratle sonuç alınabilecek hem de gelecek vizyonuna katkı sunacak bütüncül bir yol haritası sunuyor.
Hazırlık sürecinde literatür taramaları, kıyaslama tahlilleri ve saha araştırmalarının yapıldığı belirtilerek, memleketler arası güzel uygulamalar incelenerek bölgenin gereksinimlerine özel tahlil teklifleri geliştirildi. Ayrıyeten, bölge halkının ve paydaş kurumların katıldığı kapsamlı görüşmeler ile ’yerelin sesi’ dikkate alınarak projelerin uygulanabilirliği ve sahiplendirilmesi sağlandığı söz edildi.
Tanıtım aktifliği ile kamuoyuna sunulacak olan master planın, bölge turizmine ivme kazandırması ve Kastamonu, Çankırı, Sinop vilayetlerini ulusal ve milletlerarası seviyede öne çıkaracak bir destinasyon haline getirmesi hedefleniyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Türkiye’de görülen kuzey ışıkları ilk kez kitaplaştırıldı

Gümüşhane’de Prof. Dr. Nafiz Maden, milattan sonra 333 yılından günümüze Anadolu tarihinde yazılı belgelere yansıyan kuzey ışıklarını 10 yıllık çalışmayla kayıt altına aldı.
Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, Anadolu’da görülen kuzey ışıklarını konu alan ‘Anadolu’da Kuzey Işıklarının Dansı’ kitabını yaklaşık 10 yıllık bir çalışmanın ardından tamamladı. 2016 yılından bu yana yürütülen araştırmalar kapsamında, milattan sonra 333 yılına kadar uzanan kuzey ışıkları gözlemlerine ilişkin tamamen Türkiye’ye özgü ilk kapsamlı veri tabanı oluşturuldu.
Prof. Dr. Maden, Doğu Romalı ve Bizanslı tarihçilerin bu doğa olayını kroniklerinde kayıt altına aldığını belirterek İstanbul başta olmak üzere Urfa ve Adana gibi şehirlerde ilk ve orta çağ dönemlerinde, Gümüşhane’de ise özellikle Cumhuriyet döneminde kuzey ışıklarının gözlemlendiğine dair gazete haberleri ve resmi kayıtların bulunduğunu ifade etti.

"Kayıtlar milattan sonra 333 yılına kadar uzanıyor"
Kitabın tarihsel boyutuna değinen Prof. Dr. Maden, "Türkiye’de kuzey ışıklarının ilk kaydedildiği dönem milattan sonra 333 yılına kadar uzanıyor. Doğu Romalı ve Bizanslı tarihçiler bu olayları kendi kroniklerinde kayıt altına almışlar. Biz de bu kaynaklara ulaşarak İstanbul başta olmak üzere Urfa, Adana gibi şehirlerde ilk çağ ve orta çağ dönemlerinde fecr-i şimali olaylarının gözlemlendiğini görüyoruz. Bu gözlemler çoğunlukla kıyamet, savaş ve büyük felaketlerle ilişkilendirilmiş. Demek ki o dönemlerde kuzey ışıkları, insanların kıyamet inancını tetikleyen bir unsur olarak görülmüş. Fatih Sultan Mehmet’in hayatını anlatan Bizanslı tarihçi Kritovulos’un eserinde de bu konuya dair önemli anekdotlar yer alıyor. Kritovulos, Fatih’in doğumu ve tahta çıkışı sırasında fecr-i şimali olayının görüldüğünü kaydediyor. Ayrıca 1453 yılında İstanbul’un fethinden önce de bu olayın görüldüğüne dair anlatımlar bulunuyor" dedi.

"Kuzey ışıklarını gören askerler yangından şüphelenmiş"
Cumhuriyet dönemine ait önemli verilerin Kandilli Rasathanesi arşivlerinde yer aldığını aktaran Prof. Dr. Maden, "Cumhuriyet dönemine geldiğimizde Kandilli Rasathanesi’nin önemli kayıtlarıyla karşılaşıyoruz. 26 Ocak 1938 tarihinde Avrupa’da geniş çaplı bir fecr-i şimali olayı görülüyor. O dönemde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olan Kandilli Rasathanesi’nin müdürü Fatin Gökmen, bunun olağanüstü bir doğa olayı olduğunu ve Türkiye’de görülmesinin mümkün olmadığını ifade ediyor. Ancak aynı tarihte Kelkit’te bu olayın halk tarafından izlendiğine dair bir haber, 4 Şubat’ta Erzurum merkezli Doğu Gazetesi’nde yayımlanıyor.1940 yılında ise bu olay Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde görülüyor. Kandilli Rasathanesi, Milli Eğitim müdürlüklerine yazı göndererek illerinde böyle bir gözlem olup olmadığını soruyor. Elimizde Şebinkarahisar Kaymakamlığı ile Gümüşhane, Tokat ve Elazığ Milli Eğitim Müdürlüklerine ait resmi yazılar bulunuyor. Özellikle Gümüşhane İl Milli Eğitim Müdürü’nün yazısı dikkat çekici. Yazısında, kuzey kutbunda görülen bu olayın güney kutbunda da görülüp görülmediğini sorguluyor. 1940 yılında Gümüşhane’de görülen fecr-i şimali olayı sadece il merkeziyle sınırlı kalmıyor; Hamsiköy, Torul, Kelkit, Bayburt ve Kale Bucağı gibi birçok noktada da gözlemleniyor. Maçka’da telefon santrallerinin kendiliğinden devre dışı kaldığına dair bilgiler dahi mevcut. Tüm bunlar, 1940 yılındaki olayın oldukça şiddetli bir güneş fırtınasından kaynaklandığını gösteriyor. Zigana Karakolu’nda görevli askerler, gökyüzündeki bu kızıllığı görünce ‘acaba bir yangın mı var?’ düşüncesiyle Torul ve Gümüşhane’yi arıyor. Yapılan incelemeler sonucunda bunun bir fecr-i şimali olayı olduğu anlaşılıyor ve halk bu olağanüstü doğa olayını izliyor" diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin