TOKİ inşaatlarında yerli malı ürün kullanımı yüzde 100’e ulaştı
İnşaatlarda yerli malı ürün kullanımı TOKİ inşaatlarında yüzde 100'e, yap-satlar da ise yüzde 97'ye ulaştı. Sektör temsilcileri, yerli malı ürünlerin hem daha ucuz ve kaliteli olduğunu hem de ekonomiye can suyu kattığını söyledi.
Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan inşaat sektöründe ithal ürünler inşaat maliyetini ve konut fiyatlarını doğrudan etkiliyor. Dünyada inşaat malzemesi ihracı konusunda çok önemli bir yerde olan Türkiye, yurt içinde alt ve üst yapı projelerindeki artan oranda yerli ürün kullanımıyla büyümeye devam ediyor.
TOKİ'de yerli malı kullanımı yüzde 100 oldu
Şuanda depremzede ve sosyal konutlarla birlikte TOKİ yaklaşık 700 bin konut yapıyor. Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, TOKİ'deki yerli malı kullanım oranının yüzde 100, yap-sat konutlarda ise bu oranın yüzde 97 olduğunu söyledi. İhlas Haber Ajansı'na konuşan Karslıoğlu, "2020 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın genelgesiyle inşaatlarda kullanılan yerli malı oranı günümüzde yüzde 100'e denk geldi. TOKİ ve müteahhitlerimiz yerli malı kullanmaya dikkat ediyorlar. Ayrıca deprem bölgelerinde konutlarını tamir eden vatandaşlarımızın da yerli malı ürün kullanmasına dikkat etmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.
"Sektör teşvik edilmeli"
Pandemi döneminde ithal malzemelerin Türkiye'ye gelmemesi nedeniyle sektörün zor günler geçirdiğine dikkat çeken Karslıoğlu, "Milli ekonomiye katkı sağlayan bir sektörden bahsediyoruz. Pandemi döneminde ithal malzemelerin ülkemize gelmemesiyle bunu en iyi anlayan ülkelerden bir tanesi olduk. Ancak ondan sonra başlatılan hamlelerle şuanda bazı inşaat malzemelerimizi dünyaya ihraç ediyoruz. Onun için bunu teşvik etmemiz lazım. İnşaat sektörü 250 sektörü arkasından getiren devasa bir iş koludur. Bu 250 sektörde de bin 500 kalem malzeme vardır. Bu bin 500 kalem malzemenin ülkemizde üretimi olmaktadır. Bugün 650 bin konut yapacak olan TOKİ şantiyelerimizde yüzde 100 yerli malı kullanılmaktadır. Yap-sat inşaatlarda ise bu oran 97'e ulaşmıştır. Yerli malı ürünler ithal edilen malzemelerden hem daha ucuz hem de servis ağı, istihdam oluşturması ve milli ekonomiye katkısından dolayı ülkemizdeki ekonomiye can suyu olmaktadır" diye konuştu. (İHA)
Yazar Tuğba Turan’ın “Safranbolu’da Bin İkinci Gece” adlı romanı, 42. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda okurlarla buluşacak.
13-21 Aralık 2025 tarihleri arasında düzenlenecek fuar kapsamında Turan, 20 Aralık 2025 Cumartesi günü saat 12.00-14.00 arasında Yitik Ülke Yayınları standında (7. Salon 727 B) imza ve tanıtım etkinliğine katılacak.
Safranbolu’nun tarihsel dokusu ve kadın hikâyeleri etrafında şekillenen romanda, gelenek, sessizlik ve geçmişle yüzleşme temaları ön plana çıkıyor. Polisiye gerilim unsurlarıyla örülü eser, okuru hem geçmişe hem de bugüne taşıyan atmosferiyle dikkat çekiyor.
Yazar Tuğba Turan, romanla bağlantılı olarak bir müzik çalışmasının da hayata geçirildiğini belirterek, “Safranbolu’da Bin İkinci Gece romanımda bir şarkıcı, onun da bir şiiri vardı. Bu şiir müzisyenimiz Ahmet Sunman tarafından bestelendi ve seslendirildi. Merve Terzioğlu klibimizi kurguladı. Ortaya bu şarkı çıktı.” ifadelerini kullandı.
“KALPTEN MERMER” adlı eserin sözleri Tuğba Turan’a, bestesi ise Ahmet Sunman’a ait. Roman ve şarkı, Safranbolu’nun kültürel hafızasını edebiyat ve müzik aracılığıyla bir araya getiriyor. Tuğba Turan’ın Safranbolu’da Bin İkinci Gece adlı romanının fuar süresince yoğun ilgi görmesi bekleniyor.