Tokat’taki patlamada bir kişi hayatını kaybetti - Karabük Haber Postası
tokattaki patlamada bir kisi hayatini kaybetti ppEEhnMC jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Mayıs, 2024 08:24 tarihinde yayınlandı
0
0

Tokat’taki patlamada bir kişi hayatını kaybetti

Tokat’ın Erbaa ilçesindeki bir bağ evine bırakılan sandığın açılması sırasında içine tuzaklanan el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu 5’i jandarma 7 kişinin yaralandığı olayda yaralılardan bağ evi sahibinin oğlu Muhammet Sefa Can Karaçoban (29), tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

Olay, 18 Mayıs günü saat 21.00 sıralarında ilçeye bağlı Karayaka Beldesi Hürmüzlü Mahallesi’nde meydana geldi. Ahmet Karaçoban (63) ile oğlu Muhammet Sefa Can Karaçoban, cep telefonuyla beldede devriye görevi yürüten jandarmaların komutanını arayıp, bağ evlerine zorla girilmeye çalışıldığını, ayrıca içeride kendilerine ait olmayan kilitli bir sandık bulunduğunu belirtti. İhbar üzerine jandarma ekipleri, belirtilen adrese gitti. Ahşap sandığın kapağı açıldığında, içinde piknik tüpüne bağlı, 8 ila 10 santimetrelik inşaat demirleri ve 10’luk çivilerle parça tesirli hale getirilen el yapımı patlayıcı infilak etti. Patlamada, bağ evi sahibi Ahmet Karaçoban ve oğlu Muhammet Sefa Can Karaçoban ile askerler Uzman Çavuş Muhammed Avcı (25), Jandarma Astsubay Mustafa Evkay (32), Uzman Çavuş Burak Muslurget (30), Uzman Çavuş Alperen Songül (28) ve Uzman Çavuş Sezer Ertürk (28) yaralandı. Yaralılardan Sefa Can Karaçoban, tedavi gördüğü Tokat Devlet Hastanesinde hayatını kaybetti.

Olay sonrası aralarında eşiyle yasak ilişki yaşadığı için husumet bulunan İsmail G. ve ona yardım ettiği düşünülen Turgay Ö. şüpheli olarak yakalanarak adliyeye çıkarılmıştı. Şüpheliler çıkarıldıkları mahkemede iddiaları reddetmişti. Olayla ilgili inceleme devan ediyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…