Tokat’ta üretilen acil durum tırları tüm ülkede yara saracak - Karabük Haber Postası
tokatta uretilen acil durum tirlari tum ulkede yara saracak 6Gm1xLBa
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Nisan, 2025 16:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Tokat’ta üretilen acil durum tırları tüm ülkede yara saracak

Tokat’ta üretilen Acil Durum Yatakhane Tırı, düşük maliyetli ve etraf dostu yapısıyla afet bölgelerinde yara saracak.

Tokat Vilayet Özel Yönetimi Atölyesi’nde üretilen Acil Durum Yatakhane Tırı, düzenlenen merasimle hizmete sunuldu. Merasime Tokat Valisi Abdullah Esaslı, Tokat Vilayet Özel Yönetimi Genel Sekreteri Ahmet Kayhan, Tokat Vilayet Jandarma Kumandanı Kıdemli Albay Sabri Küyük, Tokat Vilayet Emniyet Müdürü Faruk Aydın ve Tokat AFAD Müdürü katıldı.

“Maliyet özele göre üçte birine düşüyor”

Türkiye’nin bir zelzele ülkesi olduğuna dikkat çeken Vali Esaslı; “İnşallah Allah sarsıntı felaketi göstermesin, ancak maalesef bunlara hazırlıklı olmamız gerekiyor. Bu hazırlıkların başında sarsıntı idaresi geliyor. Zelzele idaresinde ise tam kapasiteli, ani hareket edebilen işçi ve taşınabilir yerler büyük değer taşıyor. Taşınabilir olarak sarsıntı bölgelerinde hizmet verecek bu araç, hem hizmet edenler hem de yöneticiler için özel olarak tasarlanmış odalara sahip. Klima, ısıtma sistemleri, harici güç irtibatı üzere her ayrıntı düşünülmüş. Üstelik güneş gücü sistemiyle etraf dostu bir yapıya kavuşmuş. Süratli hareket edebilen, çok istikametli bir araç kazandırdık. Bu kazanımın memnunluğunu yaşıyoruz. Özel kesim maliyetleriyle bizim maliyetlerimiz ortasında büyük fark var. Bazen yarı yarıya, bazen üçte birine kadar düşebiliyor. Biz bunu devletimize hizmet ve afet bölgelerinde kullanım gayesiyle tasarladık. Değerli olan ülkemizin afetlere karşı kabiliyetini artırmak. Maliyetler bizim için teferruat; piyasanın çok altında bir fiyatla üretim yapıyoruz” dedi.

Türkiye Geneline Yayılacak Bir Proje

Projenin Türkiye geneline yayılacağı muştusunu de veren Esaslı; “İçişleri Bakanlığımızla protokolümüz var. Şu anda yaklaşık 400 adet üretim öngörülüyor. Bu sayı artabilir ya da azalabilir, lakin tüm Türkiye’ye Tokat’tan üretim yapılacak. Hem de piyasa koşullarının çok altında bir fiyata. Bu muvaffakiyet, Tokat Vilayet Özel İdaresi’nin yönetici ve işçisinin emeğiyle sağlandı. İyi olsun” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay