blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Şubat, 2024 20:48 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Tokat’ta ismiyle özdeşleşen 8 asırlık köprü tarihe meydan okuyor

Tokat’ın Niksar ilçe merkezine 15 kilometre uzaklıkta, Kelkit Çayı üzerinde yükselen bir Selçuklu eseri olan Tarihi Talazan Köprüsü tarihe tanıklık ediyor. 8 asır boyunca şehirlerarasındaki ulaşımın sağlanması için önemli rol oynayan köprü, birçok depreme de direnç gösterdi.
Tokat’ın Niksar ilçe merkezine 15 kilometre uzaklıkta, Kelkit Çayı üzerinde yükselen bir Selçuklu eseri olan 161 metre uzunluğundaki Tarihi Tazalan Köprüsü, tarih boyunca şehirlerarasındaki ulaşımın sağlanması için önemli bir rol oynadı. İpekyolu üzerinde yer almasıyla da dikkat çeken Talazan Köprüsü, yüzlerce yıl boyunca bu antik yol üzerinde seyahat edenler için bir geçiş noktası olmuş ve çevredeki köylerin ulaşım ihtiyacını karşıladı. Günümüzde de hala çevre köylerin ulaşımında kullanılan köprü, bölgeye gelen ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor. Adını ‘Talazan’ kelimesinden alan köprünün, kelime anlamı ‘güvenilir’dir. Bu anlamıyla da köprü, yüzyıllardır insanların güvenle geçtiği bir yapı olarak varlığını sürdürmekte. Özellikle 1940’lı yıllarda yaşanan Erbaa depremine rağmen ayakta kalan bu köprü, sağlamlığıyla adeta bir sembol haline geldi. Talazan Köprüsü, yaşadığı güçlü depremlere rağmen dimdik ayakta durarak tarihe meydan okuyor. Özellikle Erbaa ve Niksar depremlerinde yaşanan kayıplara rağmen, bu köprü hala sağlamlığını koruyarak bölgenin kültürel mirasına değer katıyor.

“Büyük depremlere rağmen bu köprü isminin hakkını veriyor”
Köprü hakkında bilgiler veren Yunis Kılıç, “Yolda giderken bu köprünün üzerinden geçtik. Köprü dikkatimizi çekti. Köprünün isminin “Talazan” olduğunu öğrendik. İnternetten yapmış olduğum araştırmalar üzerine de Talazan’ın kelime anlamı güvenilir demekmiş. Bildiğiniz üzere 1940’lı yıllarda Erbaa depremi oldu. Bu büyük depreme rağmen bu köprü hala ayakta ve isminin hakkını veriyor.

“Sapasağlam ayakta duruyor”
Mustafa Işık ise “Tarihi Talazan Köprüsündeyiz. Bu köprünün kelime anlamı sağlam ve güvenilir anlamına geliyor. Yüzyıllar geçmesine rağmen hala dimdik ayakta duruyor. Özellikle Erbaa ve Niksar depreminde bilindiği üzere 3 bine yakın vatandaşımız hayatını kaybetmişti. Bunca güçlü deprem olmasına rağmen hala gördüğünüz gibi yıllara meydan okuyor. Sapasağlam ayakta duruyor” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.