Tokat-Turhal kara yolundaki kavak ağaçları, kar ve kahverengi renginin eşsiz uyumuyla kış aylarında kartpostallık manzaralar sunuyor.
Tokat ile Turhal arasındaki kara yolu, kasım ayında yağan karın ardından eşsiz bir doğa manzarasına ev sahipliği yapıyor. Yol boyunca karşılıklı sıralanan kavak ağaçları, bir yanda kahverengi ağaç dallarını korurken, diğer yanda karla kaplanarak beyazın büyüleyici tonlarını sergiliyor. Ekim ayında sonbaharın altın sarısına dönüşen yapraklarının yerini kasım ayında beyazıyla taçlandıran bu bölge, doğal güzelliğiyle yoldan geçen sürücülere adeta bir görsel şölen sunuyor. Güneş ışığının ağaçlar üzerindeki oyunları ise manzarayı daha da göz alıcı hale getiriyor. Drone ile havadan görüntülenen bu doğa harikası, kartpostallık kareler sunarak fotoğraf tutkunlarını bölgeye davet ediyor. Her mevsim ayrı bir güzellik sunan bu yol, özellikle kış aylarında ziyaretçilerin ilgi odağı haline geliyor.
21 Şubat, 2026 08:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 20.02.2026 15:10
Bu Yazıyı Paylaş
veya linki kopyala
Okuma Süresi: 2dk
Yorum:0
ÇOCUĞUNUZUN SESSİZ ÇIĞLIĞINI DUYUN!
Her geçen gün artan akran zorbalığı vakaları toplumda ciddi endişe yaratıyor. Çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan bu sorun, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyerek ağır sonuçlara yol açabiliyor.
Son yıllarda akran zorbalığının ulaştığı boyut, toplumda ciddi endişe yaratıyor. Pek çok çocuk ve gencin fiziksel ve psikolojik olarak etkilendiği bu sorun, bazı vakalarda şiddetin en ağır biçimlerine kadar uzanıyor. Neredeyse her gün çocukların bıçaklandığı ya da hayatını kaybettiği olayların gündeme gelmesi, akran zorbalığının ne denli acil bir mesele olduğunu gözler önüne seriyor.
Türkiye genelinde olduğu gibi Karabük’te de benzer olayların artış göstermesi, hem eğitim camiasında hem de aileler arasında kaygıyı artırıyor.
Okullarda ve dijital platformlarda giderek yaygınlaşan akran zorbalığı, artık belirli bir nedene bağlı olmaksızın çocukların ve gençlerin yaşamını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, günümüzde yaşanan zorbalık vakalarının önemli bir kısmında net bir sebep bulunmadığına dikkat çekiyor. Dış görünüş, sessiz bir kişilik yapısı, akademik başarı ya da başarısızlık gibi herhangi bir özellik, zorbalık için yeterli gerekçe olarak görülebiliyor.
Eğitimciler, sosyal medyanın etkisiyle zorbalığın biçim değiştirdiğini vurguluyor. Fiziksel ve sözlü zorbalığın yanı sıra dışlama, alay etme, küçük düşürücü paylaşımlar ve mesajlaşma yoluyla yapılan siber zorbalık vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Bu durum, mağdur öğrencilerin akademik başarısını düşürürken; kaygı bozukluğu, özgüven kaybı ve sosyal içe kapanma gibi psikolojik sorunlara da yol açıyor.
Zorbalığa maruz kalan birçok çocuk, neden hedef alındığını anlayamazken zamanla suçu kendinde aramaya başlıyor. Uzmanlar, bu süreçte ailelerin ve öğretmenlerin çocukları yakından gözlemlemesinin ve erken müdahalenin büyük önem taşıdığını belirtiyor.
Milli Eğitim camiasında ise akran zorbalığına yönelik farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiği ifade ediliyor. Okullarda rehberlik servislerinin daha aktif rol üstlenmesi, yalnızca mağdur öğrencilerin değil, zorbalık yapan çocukların da desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre, zorbalık davranışlarının altında yatan nedenler ele alınmadan kalıcı bir çözüm sağlanması mümkün değil.
Yetkililer, akran zorbalığıyla mücadelenin erken yaşta empati eğitimi, açık iletişim ve güvenli okul ortamlarının oluşturulmasıyla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor. Zorbalığın bireysel olduğu kadar toplumsal bir sorun olduğuna işaret edilirken, yaşanan olayların zaman zaman şiddet ve ölümle sonuçlanmasının tehlikenin boyutunu açıkça ortaya koyduğu belirtiliyor.