karabuk
İmsak 06:00
Güneş 07:25
Öğle 13:08
İkindi 16:09
Akşam 18:41
Yatsı 20:00
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Ocak, 2024 14:10 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Telefonu şarja takıp uyuyanlar dikkat: Faciayla karşılaşabilirsiniz

Uzmanı, telefon bataryalarının neden patladığı konusunda uyardı Diyarbakır’da, geçtiğimiz günlerde telefon bataryasının patlaması sonucu meydana gelen yangında anne ve çocukları facianın eşiğinden dönmüştü. Uzmanı, telefon bataryalarının patlamasının ana nedenleri konusunda uyarılarda bulundu. Akıllı telefon, tablet, akıllı saat gibi elektronik cihazların yanlış şarj edilmesi ve kullanılmasından kaynaklı batarya patlamaları günümüzde kaçınılmaz bir gerçek haline geldi. Cebimizde taşıdığımız, hatta çoğu zaman geceleri yastık altına sıkıştırdığımız cep telefonları, saatli bomba gibi tehlike saçıyor. En son geçtiğimiz günlerde merkez Bağlar ilçesindeki 5 katlı Çiğdem Apartmanı’nın son katındaki dairede telefon bataryasının patlaması sonucu facianın eşiğinden dönülmüştü. Uzmanlar, kullanıcıları telefonu doğru ve zamanlı şarj etmeleri konusunda uyardı. Diyarbakır’da 15 yıllık teknik servis uzmanı ve telefon işletmecisi Yusuf Sarı, telefonu şarja takıp uyuyan vatandaşlara, faciayla karşılaşabileceğini söyledi. “Vatandaşlar orijinal üründen yana olmalıdır” Telefonun rastgele şarja takılmaması yönünde vatandaşlara uyarıda bulunan Sarı, “Yaklaşık 15 yıldır bu işin içerisindeyim. Diyarbakır’da geçtiğimiz günlerde telefon bataryasının patlaması sonucu bir evde yangın meydana gelmişti. Telefon bataryalarındaki patlamaların kaynağı ilk öncelik ucuz maliyetli ürünlerdir. Vatandaşlara ilk önerimiz orijinal üründen yana olmalarıdır. Orijinal ürün düzgün kullanıldığı takdirde patlamalara yol açmaz. Diğer bir önerimiz ise telefon şarjı yüzde 10 olduğu zaman şarja takmamız lazım. Yüzde yüz olduğu zaman ise direkt çıkarmamız lazım. Vatandaşlarımız genelde uyurken telefonu şarja takıyor. Sabaha kadar o telefon bir akıma maruz kalıyor. Bu tamamen yanlış bir şey. Maalesef bu durum da telefon bataryasını şişirip patlamalara neden olabilir” dedi. Bir bataryanın ömrü doğru kullanıldığı takdirde 3-4 yıl olduğunu ifade eden Sarı, “Bir bataryanın ömrü kullanıcıya bağlıdır. Orijinal bir batarya kullanıldığı takdirde 3 ile 4 yıl arasında tüketici kullanabilir. Yalnız az önce bahsettiğim gibi altını çizerek söylüyorum ki; telefon yüzde 10’da şarja takılıp yüzde 100 oldu mu şarjdan çıkarılmalıdır. Bir de telefonu uyuduğumuz zaman bedenimizden uzak tutmalıyız. Çünkü radyasyon etkiliyor insanı. Piyasada çok yan sanayi ürünler dönüyor. Vatandaşlara önerimiz; kesinlikle orijinal ürün almalarıdır” diye konuştu.(İHA)
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Şubat, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Kenevirden kauçuk, krem ve biyomalzeme: OMÜ’den çok yönlü kenevir çalışmaları

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Kenevir Araştırmaları Enstitüsü, geliştirdiği yeni kenevir çeşitleri, ağrı kesici ve yara iyileştirici kremler, kenevirden kauçuk ve biyomalzeme projeleriyle hem sağlık hem de sanayi alanında dikkat çekiyor. Enstitü, genişleyen genetik havuzu ve yerli çeşit adaylarıyla Türkiye’de tıbbi kenevir sektörüne yön vermeyi hedefliyor.
Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Selim Aytaç, enstitünün yürüttüğü çalışmalar ve Türkiye’de kenevir sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aytaç, özellikle tıbbi kenevir alanında son yıllarda önemli adımlar atıldığını belirtti. Enstitü bünyesinde 3 anabilim dalı bulunduğunu ifade eden Aytaç, bunlardan birinin tarım ve ıslah alanında faaliyet gösterdiğini söyledi. Özellikle yeni kenevir çeşitlerinin geliştirilmesine odaklandıklarını kaydeden Aytaç, son 1-2 yıldır Türkiye gündeminde yer alan tıbbi kenevir çeşitleri üzerine yoğun çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.
Kenevirin sazlık alanlarda kullanımına yönelik projelerinin bulunduğunu aktaran Aytaç, inşaat malzemeleri ve biyomalzeme üretimi konusundaki çalışmaların da hız kesmeden sürdüğünü ifade etti. Yeni çeşitler ve çeşit adaylarının geliştirildiğini belirten Aytaç, "Bu durum genetik havuzumuzun önemli ölçüde genişlediğini göstermektedir" dedi.

"Kauçuk ve krem"
Enstitünün farklı birimlerle iş birliği içerisinde kenevirden kauçuk geliştirilmesine yönelik projeler yürüttüğünü söyleyen Aytaç, "Enstitümüzle iş birliği içinde olan diğer birimlerle birlikte yürüttüğümüz, kenevirden kauçuk geliştirilmesine yönelik bir projemiz var. Kenevirle ilgili tıbbi alanda, özellikle ağrı kesici ve yara iyileştirici kremler geliştirmiş bulunmaktayız. Kenevirin sağlık alanında kullanımıyla ilgili hem üretim hem de kullanım açısından yasal bir düzenlemeye ihtiyaç vardı. Bu yasal düzenlemeler ülkemiz bürokrasisinin gündemindeydi. 31 Ocak 2026 tarihinde hem Sağlık Bakanlığı’nın hem de Tarım ve Orman Bakanlığı’nın çıkarmış olduğu iki yeni yönetmelikle tıbbi kenevirin üretimi ve kullanımına ilişkin detaylar ortaya konuldu. Tıbbi kenevirin ülkemizde gelişmesi için ülke olarak önemli attığımızı düşünüyorum. En azından süreci başlatmış olduk" diye konuştu.

"Vahşi sanayileşmeye karşı kenevir"
Dünyada yoğun sanayileşmenin yol açtığı çevre kirliliğine dikkat çeken Aytaç, "Beş yıl sonra Türkiye’de kenevir sektörü yalnızca ülkemize bağlı olarak değil, ticaret yaptığımız diğer ülkeler ve ülke bloklarıyla birlikte şekillenecektir. Örneğin, Yeşil Mutabakat ve Paris İklim Antlaşması gibi unsurlar üretim durumumuzu belirleyecektir; hem tarımsal üretim hem de sanayi üretimi açısından. Dünyanın vahşi sanayileşme sonrası kirlenmesinin ardından bu kirliliğin önüne geçebilmek veya azaltabilmek için bir dönüşüm gerekmektedir. Bu dönüşüm sürecinde kenevirin avantajlı olduğu düşünülmektedir" şeklinde konuştu.

"Önemli olan, üretim modelini ortaya koymak ve sanayisini geliştirmek"
Türkiye’nin tekstil alanında güçlü bir ülke olduğuna işaret eden Aytaç, "Biz tekstil bakımından güçlü bir ülkeyiz. Kenevir tekstilini yaygınlaştırabilirsek ve kenevir tekstil üretiminden arta kalanları da kâğıt sanayisinde değerlendirebilirsek, keneviri ekonomik anlamda iyi kullanan ülkelerden biri olabiliriz. Elbette kenevirden birçok ürün üretilebilmektedir. Önemli olan, üretim modelini ortaya koymak ve sanayisini geliştirmektir" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin