Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Ocak, 2024 08:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı:

Kastamonu’da inşa edilen mesleki ve teknik Anadolu lisesi ve meslek eğitim merkezin açılış töreninde konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Bizim eğitimle alakalı, öğretimle alakalı her konuya çok dikkatli bir şekilde eğilmemiz ve önemsememiz gerekir. Bunun için çocuklarımızı hazırlamakla aslında geleceğin toplumlarını şekillendirdiğimizi de bilmemiz gerekir” dedi.

Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde iş adamı Mecit Çetinkaya’nın destekleri ile inşa edilen Mecit Çetinkaya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Binnur Çetinkaya Meslek Eğitim Merkezi, düzenlenen törenle açıldı. Programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kastamonu Valisi Meftun Dallı, AK Parti Kastamonu milletvekilleri Fatma Serap Ekmekci ve Halil Uluay, Kastamonu Belediye Başkanı Rahmi Galip Vidinlioğlu, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi BilalErdoğan ve kent protokolü ile vatandaşlar katıldı. Programda konuşan milletvekilleri Uluay ve Ekmekci, hizmete açılan merkez ve lisenin ilçedeki çocukların geleceğine önemli katkı sağlayacağını ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti.

“Mesleki eğitim merkezleri ve meslek liseleri artık bu işin ilacı olarak ortaya çıkmış durumdalar”

Daha sonra konuşan Bilal Erdoğan ise, “Bu mesleki eğitim merkezleri ve meslek liseleri aslında yeniden hayat buluyorlar, geçtiğimiz yıllar itibariyle. Şimdi lisedeki öğrenci eğitimi devam ederken, mesleği öğrenirken evine ekmek getirmeye başlıyor. Liseyi bitirdiğinde de doğrudan iş sahibi olarak hayatına devam edebiliyor. Diplomalı işsizler diye, üniversitelerde çok fazla öğrencinin olmasını konuşuyorsak eğer, mesleki eğitim merkezleri ve meslek liseleri artık bu işin ilacı olarak ortaya çıkmış durumdalar. Sayın Milli Eğitim Bakanımıza bu çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Velilerimizin ve gençlerimizin, mesleki eğitim merkezlerini ve meslek liselerini incelemelerini, yeniden gündeme almalarını buradan konuşmak istiyorum. ‘Efendim ne zaman iş sahibi olacak, diplomamızı alıp da işte iş sahibi olamazsak ne olacak’ endişesinden ailelerimizi kurtaracak önemli bir girişim. Gençlerimizi daha erken yaşta üretken hale getirecek bir girişim, daha erken yaşta kariyer sahibi yapacak bir girişim. 21. yüzyılın meslekleri diye bir şey konuşulup duruyor. Deniliyor ki ‘bugün üniversite diploması alacaksın. On yıl sonra o diplomanın faydası kalmayacak.’ Ama bugün meslek eğitim merkezinden bir meslekle çıkan çocuğun bir mesleği hayatı boyunca olacak. Birçok sektörde bunu duyuyoruz. Şu anda üniversite diplomasıyla bulacağınız işlerden daha fazla parayı kazananlar işte bu mesleklerin sahipleri oluyor. Onların iki katı üç katı para kazananları bugün görüyoruz ve konuşuyoruz. Ümit ediyorum halkımız bundan daha iyi bilgilenir. Daha duyarlı bir şekilde bu konuya yaklaşır ve bundan sonra meslek liselerinin, meslek eğitim merkezlerinin daha da canlanmasıyla artık üniversite sınavları da bu kadar stres olmaktan çıkar. Üniversitelerden diploma alıp iş bulamama sıkıntısını da çözmüş oluruz. Bu alandaki çalışmalar bakanlığımızda yapılıyor ama işte halkımızın da bunları biraz görmesi, bunları biraz öğrenmesi gerekiyor ki diğer alanlardaki süreçler de yavaş yavaş çözüme kavuşsun” dedi.

“İnebolu’nun gençlerinin meslek ve ekmek sahibi olmasında, iş sahibi olmasında çok büyük bir katkı yapacak”

Daha sonra konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, “İnanıyorum ki bu okulumuz ve mesleki eğitim merkezimiz İnebolu’nun gençlerinin meslek ve ekmek sahibi olmasında, iş sahibi olmasında çok büyük bir katkı yapacak. İnebolu’nun bildiğiniz gibi çok uzun bir tarihi var, Osmanlı, Selçuklu öncesinden beri gelen bir liman kenti. Hep burada ticaret çok canlı olmuş. İnşallah bundan sonra da o tarihteki yapılacak bu tür yatırımlarla yolu bittiğinde, limanı bittiğinde inşallah tekrar kavuşacaktır diye umuyorum. Bu okullarımızın da buna katkı yapacağını canı gönülden inandığımı ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

“Eğitim, bir milletin geleceğini ve istiklalini temsil eder”

Konuşmasında eğitimin Türkiye’nin geleceği noktasındaki önemine vurgu yapan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da, “Günü yakalayan, geleceğe dair tahayyüllerinizi gerçekleştirmek üzere kurgulanması gereken bir eğitimin olmadığında, ne olduğunu veya ne olabileceğini ben dikkatlerinize sunmak isterim. Çok basit bir konu değildir. Hatta ülkelerin bağımsızlığını bile sorgulatacak kadar derinlemesine bir konudur. Dolayısıyla bizim eğitimle alakalı, öğretimle alakalı her konuya çok dikkatli bir şekilde eğilmemiz ve önemsememiz gerekir. Bunun için çocuklarımızı hazırlamakla aslında geleceğin toplumlarını şekillendirdiğimizi de bilmemiz gerekir. Bu çerçevede bizler Anadolu irfanına güveniyoruz. Bunun üzerine bina edeceğim ve bizim Türkiye’nin ikinci yüzyılı dediğimiz Türkiye yüzyılına Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde inşa etmemiz, bina etmemiz ancak dediğim gibi günü yakalayan ve geleceğe dair tahayyüllerimizi gerçekleştirme niteliğinde olan eğitimde mümkündür. Bilimle, fen, ahlakla, maneviyatla donatılmış güçlü nesillerin oluşturduğu bir toplumun herhalde bağımsızlıkla ilgili hiçbir sorunu olmaz. Aşık Veysel’in söylediği gibi; ‘dünyanın en zengin aklını gördüm, sermayesini sordum, dedi ki okul.’ Dolayısıyla biz bu irfanın temsilcileri olan ecdadın da torunlarıyız. Bugün açılışını yaptığımız okul ve diğer tesislerle birlikte eğitim, donanım ve bilgiye olduğu kadar gönüle, sevgiye ve motivasyona da elbette hitap edecektir” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından merkez, dualarla hizmete açıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ATILLA CILINGIR
Atilla Çilingir Avatarı
Atilla Çilingir
13 Nisan, 2026 10:39 tarihinde yayınlandı
0
0

KIBRIS’TA NELER OLUYOR?

Kıbrıs adası tarihin her döneminde Türkiye’nin gündeminde olmuş, buradaki gelişmeler yakinen izlenmiştir.
Özellikle 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtıyla başlayan süreç ve sonrasında yaşananlar, adada kurulan KKTC’deki gelişmeler Kıbrıs’a olan ilgimizi daha da arttırmış, devletinin sınırları içinde özgürce yaşama kavuşan yurttaşlarımızın gelecek beklentileri bizleri daima ilgilendirmiş, ilgilendirmeye de devam etmektedir.
Öncelikle Kıbrıs ata yadigârı vatan toprağıdır. Bunun altını kalın çizgilerle çizmek gerekir. Günümüzde unutulmaması gereken en önemli husus da bu ada ‘Mavi Vatan dediğimiz Doğu Akdeniz’deki’ son kalemiz, bizi uluslararası karasulara bağlayan çıkış kapımızdır. Kıbrıs, Lozan da kurulan Türk-Yunan dengesinin mihenk taşıdır.
Bu nedenle orada yaşanan her olay takip edilir. Gerekli olduğunda da Ana Vatanın yardım eli tereddüt etmeden uzatılır.
Böylesi bir yazıyı kaleme almamın nedeni bu öncelikleri hatırlatmamın yanı sıra, esas olarak son bir ay içinde adada yaşananlara değinmektir.
Şimdi yaşananlara kısaca bir bakalım:
Nisan ayı Rum tarafı için önemlidir. Çünkü 1 Nisan tarihi 1955 onlara göre direniş ve kahramanlık örgütü ama esasında kurulduğu tarihten itibaren ada Türklerine kan kusturan, yaptığı toplu katliamlarla Türklere bir nevi soykırım uygulayan EOKA terör örgütünün kuruluş yıldönümüdür.
Bu eli kanlı terör örgütünün kuruluş yıl dönümü bu yıl her zamankinden daha coşkulu kutlanmış; başta GKRY Cumhurbaşkanı Hristodulis olmak üzere, Rum Ortodoks kilisesi başpapazı, parti liderleri, STK’lar ve tabii ki Yunanistan yönetimince bu örgüt hakkında övgü dolu mesajlar yayınlanmış, anma toplantıları, yürüyüşler yapılmıştır. Kutlamalar öylesine abartılmıştır ki, sokaklara da taşan bu törenler de ilkokul öğrencilerine dahi EOKA marşı söyletilmiş, adanın Türklerden kurtarılması yeminleri edilmiştir.
Konu bununla da sınırlı kalmamış, Lefkoşa Türk kesiminin Yiğitler burcu bölgesi Rum Vandalları tarafından taşlanmış, havai fişekler atılmıştır.
Bu akıl dışı gösterilere KKTC hükümetince gerekli protestolar yapılarak bu taşkınlık BG’ne iletilmiştir. Ancak Rum tarafınca barış müzakerelerinin yeniden başlaması talep edilirken, öte yandan ada tarihinin bu eli kanlı terör örgütüne övgüler düzülmesi de oldukça anlamlıdır.
KKTC tarafında yaşanan gelişmeler hayat pahalılığının artması yönünde olmuş. Hükümetin hayat pahalılığı değişikliği yasa tasarısını meclise getirmesi üzerine sendikalar genel grev çağrısı yaparak, protestolar sokağa taşınmış, KKTC meclisi önünde arbede yaşanmıştır.
KKTC de devlet memurları, işçi ve emekliler ayda bir hayat pahalılığı ödeneği almaktadır. Hükümet bir yasa tasarısı ile bu uygulamayı sınırlamak istemektedir.
Bunun üzerine sendikalar ayaklanmış, genel grev çağrısı yapmıştır. Protestolar hala devam etmekte, 13 Nisan pazartesi günü halk yeniden sokağa davet edilerek, meclis önüne hükümeti protestoya çağrılmaktadır.
Bu gelişmenin yanı sıra muhalefet partisi CTP Lefkoşa milletvekili Doğuş Derya mecliste yaptığı konuşmada hükümeti eleştirerek; ‘’Sizin yaptığını EOKA bile yapmadı’’ demek cüretini göstererek, siciline yeni bir kara leke daha eklemiştir. Çünkü bu milletvekili her yasama döneminde yapmış olduğu kışkırtıcı söylemleri ile bilinir. Daha önceki dönemlerde de KKTC’nin kuruluş yıldönümü olan 15 Kasım törenlerini eleştirmiş, o gün yapılan kutlama törenlerindeki ‘sevinç gösterilerini gürültü yapılıyor, trafik tıkanıyor’ diye nitelendirerek rahatsız olduğunu belirtmiştir.
Bu satırlardan bu vekile sormak isterim:
‘’Hükümete sizin yaptığınızı EOKA bile yapmadı’’ derken, ne söylediğinizin farkında mısınız? KKTC meclis sıralarında aynı ortamı paylaştığınız iktidar üyelerini EOKA terör örgütü ile nasıl eşdeğer görürsünüz? Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır? Sizin yapmış olduğunuz her protesto açıklaması bir provokasyondur; bunu artık herkes biliyor. Ama bu defa çok ileri gittiniz. Derhal yeni bir açıklama ile hükümetten özür dilemelisiniz.
ABD-İran savaşı nedeniyle adanın güneyindeki üslerine gelen, Rum kesimince davet edilen ülkelerin savaş gemileri hala burada varlığını sürdürmektedir. Adanın garantörlük ve güvenlik anlaşmasına aykırı olarak burada bulunan ülkelerin varlığının ne zaman sona ereceği bilinmemektedir. Ancak bu gayrı yasal durumun bir an önce sona ermesi öncelikle Rum tarafının menfaatine olacaktır. Zira önümüzdeki dönemde Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlaması gündeme geldiğinde, bu savaş gemilerinin neden geldiği, neden hala orada bulunduğu Türkiye tarafından sorgulanacak, bu gemiler bölgeyi terk etmeden yeni bir görüşme ortamının mümkün olmayacağı belirtilecektir.
BM genel sekreterin Guterres’in görev süresi 31 Aralık 2026 da sona erecektir. Bu göreve yeni bir genel sekreter atanmadan Guterres Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlamasını arzulamakta, bu yönde çalışmalar yapmaktadır.
Ancak yeni bir müzakerenin başlayabilmesi Rum tarafının tutumuna bağlıdır. Bunu da önümüzdeki dönemde yaşanacak gelişmeler gösterecektir.
Değerli dostlar;
Nisan ayı Kıbrıs adası için Turizmin başlama mevsimini gösterir. Adanın tüm güzellikleri bu aydan itibaren tüm adayı sarmalar. Özellikle KKTC’ye gelecek olan turistler bahar ayı ile birlikte adanın tüm güzelliklerine ulaşırlar. Bunun için sokakların sakinliği çok önemlidir. Hele ki İran-Lübnan-Filistin üçgeninde yaşanan savaş nedeniyle turizm rotası bu adaya çevrilmişken, KKTC de yaşanan sendikal gösterilerin bir an önce son bulması, hükümetin de halkın talepleri doğrultusunda karar alması önemlidir.
Turist gezip görmeye geldiği ülkede huzur ister, emniyet arar. Bunu gözetmek ve sağlamak her kesimin öncelikli görevi olmalıdır.
Her yıl Yunan adalarına defalarca giden yurttaşlarımıza da seslenmek istiyorum. Bu yıl özellikle KKTC’ye gidiniz. Oradaki güzelliklerin farkına varınız. KKTC sadece kumar ve deniz demek değildir. Kıbrıs Türk insanının yaşam biçimi başlı başına bir kültür, görülmesi yaşanması gereken ayrı bir lezzettir.
Bu yıl Yunan adalarında sirtaki oynamak yerine gelin ata yadigârı vatan toprağımızın kültürel zenginlikleri ile tanışın. KKTC kültürü size kucak açmış bekliyor.
Unutmayınız;
Yunan adalarında harcayacağınız her avro bizlere karşı kullanılacak silah alımına giderken, KKTC de harcayacağınız her lira KKTC’nin gelişimine katkı sağlayacaktır.

Atilla Çilingir
www.atillacilingir.com
13 Nisan 2026