Tarih Karabük’e Geliyor - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
15 Ekim, 2014 14:50 tarihinde yayınlandı
0
0

Tarih Karabük’e Geliyor

Çanakkale Savaşı’nda kullanılan şahsi araç gereçlerle savaş malzemelerinin sergilendiği Çanakkale 1915 Gezici TIR Müzesi 23-26 Ekim 2014 tarihleri arasında Karabük Kent Meydanında Karabüklüler ile buluşacak

Çanakkale Zaferi’nin 100. Yıldönümü yaklaşırken, “Şehitler Diyarı”ndan Anadolu’ya büyük bir kültür hizmeti taşınıyor. 

ÇANAKKALE 1915 GEZİCİ TIR MÜZESİ”, yenilenmiş içeriği ve teknolojisiyle 23-26 Ekim 2014 tarihleri arasında Karabük Kent Meydanında Karabüklüler ile buluşacak.

BU FIRSATI KAÇIRMAYIN! 
Gitmek isteyip gidemeyenler için büyük bir fırsat olan Çanakkale 1915 Gezici Tır Müzesi Çanakkale ruhunu yaşatmak üzere hazırlanmış bir sosyal sorumluluk projesidir. Çanakkale Savaşı’ndan günümüze kalabilmiş orijinal harp malzemeleri, kişisel objeler, maket ve görsellerden oluşan müzemiz; bu görkemli zaferin izlerini ziyaretçilerine yeniden yaşatıyor. 1915’de çeşitli etnik kökene ve inanç gruplarına mensup askerlerin birlik ve beraberlik içinde, vatan savunması için nasıl omuz omuza savaştıklarını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Seddülbahir Müzesi’nin de kurucusu olan tarihçi ve koleksiyoner Ahmet USLU tarafından tasarlanan Müzenin bugüne kadar 50’den fazla İl’e, 500 civarı ilçeye ulaşırken,  gittiği her yerde halktan büyük ilgi gördü.

Çanakkale Müzesinin Karabük’e yapacağı ziyaret ile ilgili yapılan açıklamada; “ÇANAKKALE 1915 GEZİCİ TIR MÜZESİ, Çanakkale ruhunu yaşatmak üzere hazırlanmış bir sosyal sorumluluk projesidir. Çanakkale Savaşı’ndan günümüze kalabilmiş orijinal harp malzemeleri, kişisel objeler, maket ve görsellerden oluşan müzemiz; bu görkemli zaferin izlerini ziyaretçilerine yeniden yaşatıyor. 1915’de çeşitli etnik kökene ve inanç gruplarına mensup askerlerin birlik ve beraberlik içinde, vatan savunması için nasıl omuz omuza savaştıklarını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Ve şimdi… Şehit düşen 253 bin vatan evladının anıları, Çanakkale’ye ulaşamayan vatandaşlarımızın ayağına geliyor!.. “ÇANAKKALE 1915 GEZİCİ TIR MÜZESİ”, değerli destek ve katkılarınızla, iliniz veya ilçeniz halkıyla buluşmaya hazır. “Şehitler Diyarı”ndan Anadolu’ya uzanan bu büyük tarih yolculuğunda sizleri de aramızda görmek en büyük dileğimiz” denildi.

ÇANAKKALE ZAFERİ’NİN 100. YILINA DOĞRU EL ELE!

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…