Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

TAKLACILIK MI DALAVERECİLİK Mİ?

Köşe Yazıları Yayın: 03.08.2023 11:01
TAKLACILIK MI DALAVERECİLİK Mİ?

Atandı, atanıyor, geldi, geliyor derken Karabük Üniversitesi’nin rektörü boy gösterdi. Tek Adam rejiminde, akademisyenler kendi yöneticilerini seçme haklarını yitirdiklerinden beri, artık her şey tek bir imzayla yapılıyor.

Oysa, kentte uzun süredir, “Karabüklü Rektör” teması işleniyordu. Yazılı ve görsel basının yanında, sosyal medyada da bu konuda düşünceler ortaya atılıyordu.

10 yılı aşkın bir süredir, bir tarikatın yuvası haline getirilen ve çağdaş, demokratik, bilimsel, eğitimden kopan Karabük Üniversitesi’ne, yine Karabük’ü bilmeyen, tanımayan ve referansı, bir siyasi parti övgüleriyle dolu olan sosyal medya hesaplarına sahip bir zat-ı muhterem atandı.

Bir insan,  işinin ehliyse, liyakatliyse, nereli olduğunun hiç önemi yoktur.

Ama, bir tarikatın izlerini sürme, bir siyasetin piyonu olma gibi  durumlar varsa, o zaman nereli olduğu da, kim olduğu da önem taşır.

Sevgili Kardeşim, Semih Gülen, konuyla ilgili yazdığı yazıda, “Taklacı Karabük” demiş.

Ne güzel demiş. Özetleyivermiş durumu.

Bilinen tanımı ile “taklacı” takla atan demektir.

Ancak, mecazi yanına baktığınızda, “dalavereci” tanımı çıkar karşımıza.

Bu kentte, dalavere yapanların olduğu apaçık belli.

İşte, o dalavereciler, kentin ilerlemesini engelliyor, gelişmesine ket vuruyorlar. Yazık ediyorlar, güzelim kente.

Karabük Basını, elinden geldiğinde bu tür konularda üzerine düşen görevi yapmaya çalışıyor. Ancak, değeri bilinmiyor. Eğer Karabük Basınının değeri bilinmiş olsa idi, rektörlük devir teslim törenine davet edilirdi. Bu kentte, dünyaya hitap eden ve uydudan yayın yapan bir televizyon kanalımız var. Milyonluk kentler yerel televizyondan yoksun iken, 130 binlik kentten dünyaya haykırıyor sorunları. Köklü yerel gazeteleri, yaygın internet siteleri nerede bir sorun varsa, orada bitiyorlar. Kısacası, görevlerini olanakları ölçüsünde eksiksiz yapmaya çalışıyorlar.

Peki, siyasetçiler ne yapıyorlar?

Adam, oralı olur buralı olur. Ama, kimdir, neyin nesidir, bir yıl önce buraya rektör yapılmak için mi gönderilmişti. Bu süre içinde, tarikata bağlı olanların içinden mi seçilmiştir?

Sorun, tek adam rejiminden kaynaklanmaktadır. Bilim insanları artık sıradan insanlar olmuşlardır. Hiçbir önemleri yoktur. Sözleri dinlenmez, dedikleri yapılmaz duruma düşmüşlerdir. “Ben ne dersem o ” diyen anlayış, yurdun dört koldan tarikatlarla örülmesini artık açık açık yapıyor.

Sosyal medyada, “Karabüklü Rektör” diye bağıranları görmek gerekir bundan sonra. Şimdi, ne diyeceklerdir? Siyasetçilerin tavrı ne olacaktır? Milletvekillerimiz, ilimizin siyaset büyüğü, il başkanları, belediye başkanları konuşma, bir şeyler söyleme lütfunda bulunacaklar mıdır?

Karabük’ün pırıl pırıl çocukları dururken, kırışıkları ve buruşukları bulmak  ancak bu kafaya nasip olur.

Sanki şaka  ile karışık bir durum vardır.

Kırışık ve buruşuk bu şakayı, Karabüklülere nasıl anlatacaktır?

Merakla bekliyoruz.

 

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Tokat Valisi Hatipoğlu: “40 konut, 17 ahır, 7 samanlık ve 1 cami heyelandan etkilendi”

Dünya Yayın: 24.02.2024 20:48
İhlas Haber Ajansı
Tokat Valisi Hatipoğlu: “40 konut, 17 ahır, 7 samanlık ve 1 cami heyelandan etkilendi”

Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, Niksar ilçesine bağlı Günebakan köyünde meydana gelen heyelan nedeniyle inceleme yaptı. Vali Hatipoğlu, “40 konutumuz, 17 ahırımız, 7 samanlık ve 1 camimiz afet alanı içerisindedir” dedi.

Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Günebakan köyünde meydana gelen heyelan nedeniyle incelemede bulundu. Niksar Kaymakamı Ekrem Çeçen, kurum müdürleri ve köy sakinleri Vali Hatipoğlu’nu köy girişinde karşıladı. AFAD İl Başkanı Süleyman Yiğit, yaşanan kaymayla ilgili Vali Hatiopoğlu’na bilgiler verdi.

“Jeolojik etütler, çalışmalar devam ediyor”

Jeolojik etütlerin ve çalışmaların devam etiğini belirten Vali Hatipoğlu, “Günebakan köyümüzde afet alanında tekrar incelemeye geldik. Burada bilindiği üzere 40 konutumuz, 17 ahırımız, 7 samanlık ve 1 camimiz afet alanı içerisindedir. Bunlarla ilgili olarak tespitlerimizi yaptık. Afet etkili alan ilanımızı da gerçekleştirdik. Bölgeyi tamamıyla boşaltmıştık. Tahliye etmiştik. 27 hanemiz, burada oturanlar, şu an itibariyle onlar çeşitli çözümlerini ürettiler. Bizden herhangi bir yerleşim talepleri olmamıştı. Konteyner veya benzeri şekilde talepleri olmamıştı. Yakından ilgileniyor arkadaşlarımız. Kaymakam bey AFAD İl müdürümüz, bu hanelerle ilgili sakinlerimizle ilgili gerekli çalışmaları yaptık. Listemizi astık. Otuz günlük bir süresi var. Bu sürenin sonunda da yine çalışmaya devam edeceğiz. Jeolojik etütler, çalışmalar devam ediyor. Ayrıca baharla birlikte herhangi bir hareket olur mu? Ek bir kayma gerçekleşir mi? Onunla ilgili olarak da takibimiz devam edecek. Vatandaşımızı mağdur etmeden en kısa zamanda özellikle konutla ilgili olarak ve diğer ihtiyaçlarıyla ilgili olarak çalışmalarımızı gerçekleştireceğiz. Kimsenin kaygı duyacağı endişe edeceği şey oluşmasına meydan vermeyeceğiz” dedi.

“Alternatif üretmeye çalışacağız”

Vatandaşların kullandığı tehlikeli patika yolla ilgili olarak ise Vali Hatipoğlu, “Şu anda tabii mevcut kayma alanıyla ilgili olarak herhangi bir çalışma yapılabilmesi mümkün değil. Bununla ilgili olarak da alternatif üretmeye çalışacağız. Ama hareket tamamen durmadan, stabil hale gelmeden de bununla ilgili olarak bir şey yapılabilmesi çok mümkün değil. Ulaşımla ilgili olarak vatandaşımızın da yine kaygı duymadan en kısa zamanda çözümlerini de üretmeye çalışacağız” diye konuştu.

“Jeolojik çalışmalarla belli olacak”

Köyün nereye taşınacağı ile ilgili olarak da Hatiopğlu, “Yerleşim yeri köyün girişine mi arka tarafına yapılacak tamamen jeolojik çalışmalarla ve elimizdeki imkanlarla ortaya çıkacak. Bilindiği üzere yerleşim alanı yeni bulunabilecek yerler değil. O anlamda arkadaşlarımız köyün her iki yerle ilgili de çalışmaları yapacaklar. Alternatifleri bize getirecekler. Biz de ona göre bir karar vereceğiz” şeklinde konuştu.