Süper Lig'in yeni ekibi Pendikspor'un ilk hedefi ligde kalmak - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
05 Temmuz, 2023 10:20 tarihinde yayınlandı
0
0

Süper Lig’in yeni ekibi Pendikspor’un ilk hedefi ligde kalmak

Spor Toto Süper Lig’in yeni ekiplerinden Pendikspor, Teknik direktör Osman Özköylü yönetiminde yeni sezon hazırlıklarına Bolu’da başladı. Teknik direktör Osman Özköylü, “Birinci hedefimiz ligde kalıcı olmak ve düşme sıkıntısı yaşamayacak bir pozisyonda kendimize yer edinecek bir takım oluşturmaya çalışacağız” dedi.

Spor Toto Süper Lig’in yeni ekiplerinden Pendikspor, yeni sezon hazırlıklarına Bolu’da başladı. Geçtiğimiz sezon göstermiş oldukları başarıların ardından Süper Lig’e çıkan Pendik ekibi, yeni sezon hazırlıkları çerçevesinde Abant Milli Parkı yolu üzerinde bulunan bir otelde kampa girdi. Teknik direktör Osman Özköylü yönetiminde 16 futbolcu ve teknik ekiple otele gelen kırmızı-beyazlı ekip, günde 2 antrenmanla yeni sezon hazırlıklarını sürdürüyor. Antrenmana ısınma hareketleriyle başlayan futbolcular, kondisyon çalışmalarını devam ettirdi.

“Şu anda kadro olarak istediğimiz seviyeye ulaşmadık”

Yeni sezonda düşündükleri kadronun şekillenmesi için transferlere ihtiyaç olduğunu ifade eden Pendikspor Teknik Direktörü Osman Özköylü, “30 Haziran itibariyle kampımız başladı. Tabii henüz şu anda kadro olarak istediğimiz seviyeye ulaşmadık. Bu süreçte transferler yapılmaya devam ediyor. Yapılan transferler yavaş yavaş aramıza katılmaya başladı. Önümüzdeki süreçte devam edecek. Bu süreçte elimizdeki bu grubumuzla beraber geçen seneden kalan şampiyon takımının oyuncularıyla beraber aramıza katılan oyuncularla beraber hazırlık etabımız başladı. Tabii özellikle ilk 4-5 günlük süreç biraz daha adaptasyon süreci olarak geçecek. Yapmış olduğumuz testten sonraki almış olduğumuz değerler bizim antrenman sürecimizi şekillendirecek. Gönül isterdi ki daha yüksek katılımlı bir oyuncu grubumuz olsun, transferlerimizden daha fazlasını erkenden kadroya katabilelim ama dediğim gibi yeni çıkmış bir takım olarak ve ligin başlamasını az bir zaman kaldı. Bu süreçte transferlerin çok kolay olması mümkün değil. Görüşmelerimiz hızlı bir şekilde devam ediyor. Mümkün olduğu kadar kısa süre içerisinde yine oyuncular aramıza katmamız lazım çünkü yeni sezon için düşündüğümüz kadronun kafamızdaki gibi şekillenmesi için transferlere ihtiyaç var” dedi.

“Daha iyi bir seviyeye taşıyacağız, hem fiziksel olarak hem de taktiksel olarak”

Takımı antrenmanlarla daha iyi noktalara taşıyacaklarını ifade eden Osman Özköylü, “İlk etap sonunda biraz daha oyuncu sayımızı arttırabilirsek, ikinci etapta özellikle hazırlık maçlarının başlayacağı dönemde sayısal fazla olmak lig içerisinde düşündüğümüz kadroyu oluşturabilmemiz açısından oynayacağımız oyunu tam anlamıyla tutabilmemiz açısından çok önemli. Şu anda elimizdeki oyuncularımızla beraber güzel bir süreç geçiriyoruz. Antrenman tempomuz her geçen gün yavaş yavaş artacak ve yükselecek. Oyuncularımızın tatilden gelmiş olması ve ligin bizim için 8 Haziran’da final maçını oynayan bir takım için yeni bitmiş olması dolayı oyuncuların dinlenme şansı çok fazla olmadı. Onlara bu süreçte antrenman yaptırma veya sezon antrenmanı uygulama şansımız da çok olmadı. Bir sene boyunca çok yoruldular. Şimdi yavaş yavaş tekrar süreci kendi sitilimiz haline getirmemiz gerekiyor. İnşallah ilk etap sonundan itibaren antrenmanlarımızı daha iyi bir seviyeye taşıyacağız, hem fiziksel olarak hem de taktiksel olarak” diye konuştu.

“Ligde kalıcı bir takım olmayı hedefliyoruz”

Spor Toto Süper Lig’de kalıcı bir takım olmayı hedeflediklerini belirten Özköylü, “Ligde kalıcı bir takım olmayı hedefliyoruz çünkü burada kalıcı olmak, kulübümüzün yönetimi tarafından yapılan planlamaları desteklemek adına sağlam bir yapı oluşturmayı gerektirir. Sağlam bir yapı içerisinde, bizi güçlü tutacak ve ayakta tutacak oyuncuları her anlamda destekleyecek isimler almayı istiyoruz. Bunlar için önemli oyuncular mutlaka olacak ama birinci hedefimiz ligde kalıcı olmak ve düşme sıkıntısı yaşamayacak bir pozisyonda kendimize yer edinecek bir takım oluşturmaya çalışacağız” dedi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay