Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Ocak, 2024 00:12 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

’Sünnettin enjeksiyonsuz iyileşmesi için sömestr en uygun zamanlardan biri’

Çocuk Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Ayşe Bahar Edirne, "Çocuklarımızın sağlıkla hızlı ve enjeksiyonsuz iyileşme süreci olması için sömestr tatili, sünnet için en uygun zamanlardan biridir” dedi.
Sünnete zaman açısından seçmeli bir cerrahi işlem gözüyle bakıldığında, çocuğun geçirmek zorunda olduğu kaygı veren ve canının acımasına yol açacak bir işlemin onun en az sıkıntı çekeceği ve hatırlamayacağı bir yaşta yapılmasının önemli olduğunu söyleyen Liv Hospital Samsun Çocuk Cerrahisi Uzm. Opr. Dr. Ayşe Bahar Edirne, dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulundu.

"İşlemi uzman bir hekim yapmalı"
Anne ve babaların zaman zaman sünnet işlemiyle ilgili panik olduğunu vurgulayan Opr. Dr. Edirne, “Sünnet çok kısa süren, zor olmayan bir cerrahi işlemdir. Fakat işlem sonrasında riskli bir durumla karşılaşılmaması için aynı zamanda alanında uzman bir hekim tarafından yapılması gereken hassas bir operasyondur. Çocuklarımızın sağlıkla hızlı ve enjeksiyonsuz iyileşme süreci olması için ise sömestr tatili sünnet için en uygun zamanlardan biridir" diye konuştu.

"Ameliyathane ortamında çocuk cerrahları tarafından yapılmalı"
Opr. Dr. Ayşe Bahar Edirne sünnetin bir cerrahi işlem olduğu için anestezi uzmanının olduğu, antisepisis bakımından güvenli olduğu ameliyathane ortamında altın standart olarak çocuk cerrahları tarafından yapılması gerektiğine dikkat çekerek, “En doğru anestezi yöntemi cerrahın alışık olduğudur. Fakat 1 yaşından önce bölgesel (lokal) anestezi ile daha büyük yaşlarda sedasyon (maske ile anestezi) hasta konforu ve işlem güvenliği açısından tercihimizdir. Sünnet günübirlik bir işlemdir. Sünnetten sonra 2 saat çocuğumuzu gözlem altında tutup taburcu etmekteyiz. 3 gün antibiyotikli krem ve ağrı kesici şurup takviyesi yaparak bu süreci sıkıntısız bir şekilde atlatmış oluruz“ şeklinde konuştu.

“En uygun dönemler 6 ay-3 yaş arası ve 5-7 yaş arası”
3-5 yaş arası cinsel kimliğin oluştuğu dönemde sünneti önermediklerinin altını çizen Opr. Dr. Ayşe Bahar Edirne, “Yenidoğan (İlk 30 gün) sünnetinin hayata tutunmaya çalışan bir bebeğe zaruriyet yoksa gereksiz yük oluşturacağını düşünüyoruz. En uygun dönem 6 ay-3 yaş ve 5-7 yaş aralığıdır. Sünnet; penis ucu temizliğinin sürekliliğinin sağlamak yanında, uzun dönemde cinsel ilişkiyle bulaşan hastalıklardan korunmak konusunda faydalıdır” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.