Karabük Üniversitesi, uluslararası öğrenciler arasındaki kültürel etkileşimi ve dayanışmayı arttırmak amacıyla Sudan Kültür Günü etkinliğine ev sahipliği yaptı.
Karabük Sudanlı Öğrenciler Topluluğu tarafından 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen Sudan Kültür Günü, akademisyenler ve öğrencilerin yoğun katılımıyla coşkulu bir atmosferde kutlandı.
Etkinlikte; Sudan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Nader Youssef Altayeb, Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hasan Solmaz ve Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Uluslararası Öğrenci Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Hasan Terzi ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci yer aldı. Program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve iki ülkenin milli marşlarının okunmasıyla başladı. Sudanlı öğrenciler, ülkelerinin kültürel mirasını tanıtmak amacıyla şiirler okudu, geleneksel şarkılar seslendirdi ve Sudan’a özgü öğeler içeren sahne performansları sergiledi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlik, izleyicilerden büyük ilgi gördü.
Programda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Solmaz ve Büyükelçi Nader Youssef, Türkiye ile Sudan arasındaki köklü bağlara vurgu yaparak bu tür kültürel organizasyonların önemine dikkat çekti. Uluslararası Öğrenci Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Hasan Terzi ve Karabük Sudanlı Öğrenciler Temsilcisi Mohamed Morkaz Abdalla Salim ise etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Program, katılımcılara belge takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Dünya için çok karanlık bir dönemin kapıları sonuna kadar açıldı. İki yüzlü emperyal eşkiyanın zayıf gördüğü ülkelere acımasızca nasıl saldırdığını endişe ile izledik. Sırf enerji kaynaklarına çökmek için egemen bir devletin liderini derdest edip dünyanın gözü önünde tutukladılar. Bunu tüm dünyaya izlettiler. İddianame hazır. Yüzbinlerce ABD vatandaşı onun yüzünden yaşamını kaybetmiş! Prki, sizin yüzünüzden yaşamını kaybeden milyonlarca insanın hesabını kim verecek?
Benzerini 2016 yılında Türkiyede de denemişler, fakat başarılı olamamışlardı. İlk fırsatta yeniden deneyeceklerini asla aklımızdan çıkarmayalım. Bunlardan dost olmaz. 70 yıldır bizimle de uğraşıyorlar. Türk milletinin sağduyusu, genlerimizde varolan vatan sevgisi önlerindeki en büyük engel. Sarı eşkiyanın Cumhurbaşkanımıza söylediği övgü dolu sözlerin hiç bir önemi yoktur. Her zamankinden daha fazla birlik olmaya ihtiyacımız var. Her anlamda çok güçlü olursak hiç bir güç bizi yıkamaz.
Felaket tellallığı yapmak istemiyorum, fakat gerçeklerle yüzleşmeliyiz. Kulağımızın üzerine yatarak görmezden gelemeyiz. Güçlü olanın hukuk tanımadığı bir dünyada yaşıyoruz. Ne pahasına olursa olsun ayakta kalmak ve varlığımızı sürdürmek zorundayız.
Sayın Devlet Bahçelinin "15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ eliyle gerçekleştirilen kalkışmada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Marmaris'te bulunurken doğrudan kendisine yönelik sergilenen aşağılık girişimdeki yöntemle bugün Maduro'yu hedef alan yöntem birbirinin aynısıdır. 15 Temmuz 2016'da Türk milletinin iradesiyle netice alamayan Amerika, bugün Venezuela'da benzer bir girişimde bulunmuştur. Konunun bu yönünün yayın ve yorumlarda ele alınması, yöntemdeki benzerliğin kamuoyunun dikkatine sunması daha doğru olacaktır." açıklamasını kıymetli buluyorum. TV yayınlarında Bahçelinin bu uyarısı etkisini gösterdi.
Venezula da bu defa başardılar. Her zaman olduğu gibi yine satın aldıkları hainleri kullandılar. Sırada Küba İran ve diğerleri var. Çin ve Rusya'nın sessiz kalması ABD yi daha da cesaretlendirecektir. Bizimde hainlerimiz var. İçimizdeki hain Fetö artıklarını tam olarak temizleyemedik. Siyasette, iş dünyasında, medyada topyekün bir temizliğin en kısa sürede bitirilmesi gerekiyor.
Trump bizi sık sık ekonomi üzerinden tehdit ediyor. Tehdit bununla kalmıyor. Etrafımızı kuşatmaları, Yunanistanı ve Kıbrıs Rum kesimini silahlandırmaları boşuna değil! Türk milleti 15 Temmuz 2016 da kolay lokma olmadığını en güzel şekilde gösterdi. Bugüne kadar tekrar göze alamamalarının nedeni budur. Bir diğer nedeni de; savunma sanayiinde katettiğimiz mesafedir. Özellikle, 15 Temmuz 2016 yılından sonra savunma sanayiimiz tüm dünyanın dikkatini çekecek şekilde hızla gelişti. Dışa bağımlılıktan büyük oranda kurtulduk. Bunu Hazmedemediklerinin farkındayız.
Bir realite var, tek başımızayız ve çok güçlü olmak zorundayız. Suni gündemlerle ve iç çekişmelerle kaybedecek zamanımız yok. İktidarıyla, muhalefetiyle birlik olma vaktidir.