SOCAR Türkiye’den 15 yılda 18 milyar dolar yatırım
Türkiye'nin en büyük dış yatırımcısı SOCAR Türkiye, faaliyet alanlarının tamamında ülkenin ekonomik kalkınması adına çalışmalarını sürdürüyor. Sağladığı katma değer ve hayatın her alanına dokunan hammadde üretimiyle enerji sektöründe öncü rol üstlenirken, 15 yılda 18 milyar dolarlık da yatırım yaptı.
Türkiye'nin en büyük endüstriyel holdingi SOCAR Türkiye'nin CEO'su Elchin Ibadov ve SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı ve Petkim Genel Müdürü Anar Mammadov, SOCAR Türkiye'nin Aliağa'da yer alan üretim tesislerine yönelik gerçekleştirilen saha gezisine katılan basın mensuplarıyla bir araya gelerek SOCAR Türkiye'nin yatırımlarını, faaliyetlerini ve gelecek planlarını aktardı.
Türkiye'nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı olduklarını belirten SOCAR Türkiye CEO'su Elchin Ibadov, “Tüm dünya için en önemli önceliklerden biri olan enerji alanında faaliyet gösteren bir şirket olarak, yatırımlarımızın stratejik öneminin farkındalığıyla, hem Azerbaycan hem de Türkiye ekonomilerinin güçlenmesi, ülkelerimizin kalkınması ve gelişmesi, halkımızın refahının artması için kesintisiz çalışıyoruz. SOCAR Türkiye ve grup şirketlerinde oluşturulan değer ve hayata geçirilen yatırımların ortak gayesi bu öncelikleri sağlamak ve sürdürülebilir kılmak. Türkiye'de faaliyet göstermeye başladığımız 15 yıllık süre zarfında yaptığımız yaklaşık 18 milyar dolar tutarındaki toplam yatırımımızla, grup şirketlerimizde çalışan 5 bin 300 yetkin insan kaynağımızla Türkiye'nin ekonomisine, sanayisine ve toplumsal kalkınmasına uzun yıllar hizmet etmeye kararlıyız” dedi.
Alanında uzman grup şirketleriyle tüm Türkiye'ye hizmet sunduklarını belirten Ibadov, “Türkiye'nin ilk ve tek entegre petrokimya tesisi Petkim, onunla entegre çalışan STAR Rafineri ve SOCAR Depolama, Ege Bölgesi'nin en büyük konteyner limanı SOCAR Terminal, Petkim'in enerjisinin de bir kısmını karşılayan rüzgar enerji santrali Petkim RES, doğal gaz şirketleri Kayserigaz ve Bursagaz, SOCAR Enerji Ticaret, internet servis sağlayıcı iştirakimiz Millenicom ile Türkiye'de faaliyet gösteriyoruz” diye konuştu.
Türkiye ve Azerbaycan'ın bugüne kadar süregelen başarılı iş birliğinin enerji alanındaki en büyük ve önemli adımlarından birinin TANAP olduğunu belirten Elchin Ibadov, “2018 yılında Azerbaycan ve Türkiye Cumhurbaşkanları tarafından açılışı gerçekleştirilen TANAP, Avrupa ve Türkiye'nin doğal gaz kaynak çeşitliliğini artırmasının yanı sıra Türkiye'nin enerji koridoru olması yolunda bugüne kadar atılan en stratejik adımlardan biri. TANAP tarafından Türkiye için 30 Haziran 2018'den 31 Mart 2023`e kadar 21 milyar metreküpten fazla, Avrupa için 31 Aralık 2021'den 31 Mart 2023`e kadar yaklaşık 22.4 milyar metreküp ticari gaz taşındı” dedi.
Ibadov, STAR Rafineri'nin, Türkiye'nin işlenmiş petrol ürünleri ihtiyacının yaklaşık yüzde 25'ini, Petkim'in de Türkiye'nin petrokimya ürünleri ihtiyacının tek başına yaklaşık yüzde 12'sini karşıladığını, verilen istihdam, sağlanan fayda ile Türkiye'nin ayrılmaz bir bütünü olarak ürettiklerini söyledi.
“Karadeniz gazı Türkiye'ye hayırlı ve uğurlu olsun”
Türkiye'nin bölgenin enerji üssü olma yolunda gerçekleştirdiği Filyos Doğal Gaz İşleme Tesisi ve Karadeniz Gazı Devreye Alma Törenini hatırlatan Elchin Ibadov, “Bu gelişmeyi heyecanla ve gururla izliyoruz. Türkiye'ye hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum” diyerek, “SOCAR Türkiye'nin doğal gaz portföyü Türkiye tüketiminin yüzde 6'sı kadar olup ülkenin en büyük özel sektör gaz portföylerinden biri. Bugüne kadar Türkiye'ye, SOCAR Türkiye olarak yaklaşık 9,3 milyar metreküp, Azerbaycan olarak 98,2 milyar metreküp gaz getirildi. Aynı zamanda elektrik ve doğal gaz toptan satış piyasasında Türkiye'nin en büyük özel sektör oyuncularından biriyiz. 2022 yılında doğal gaz, elektrik toplam ticaret ve satış hacmi 17 terawatt saate ve cirosu da 28 milyar TL'ye ulaştı” şeklinde konuştu.
“Enerji arzı ve güvenliğinde omuz omuza hareket ediyoruz”
Azerbaycan ve Türkiye, enerjinin geleceği için iş birliği yapan en stratejik iki ülke olduğunu belirten Ibadov, “Türkiye'nin enerji üssü olma yolunda ilerlemesini memnuniyetle takip ederken, enerji arzı ve güvenliği noktasında omuz omuza hareket ediyoruz. Karşılıklı güven ve iyi niyet sayesinde bu iş birliğini her geçen gün daha ileri noktaya taşımaya devam edeceğiz” dedi.
Petkim'e 1,6 milyar dolar tutarında yatırım
Türkiye'nin ilk ve tek entegre petrokimya tesisi olan Petkim'in, STAR Rafineri ile olan entegrasyonunun Petkim'in verimliliğini artırdığını kaydeden SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı ve Petkim Genel Müdürü Anar Mammadov ise “Gözbebeğimiz Petkim'e 2008 yılından bu yana dijitalleşme ve inovasyon başta olmak üzere birçok alanda 1,6 milyar dolar tutarında önemli yatırımlar yaptık. Türkiye ekonomisi ve sanayisi için stratejik öneme sahip dev bir üretim gücü olan ve neredeyse bütün sektörlere dokunan Petkim'de, 15 üretim, 6 destekleyici tesisle 58 yılı aşkın deneyim ve bilgi birikimimizle yıllık ortalama 3,6 milyon ton brüt üretim kapasitesiyle 60'a yakın türde petrokimya ürünü üretiyoruz. STAR Rafineri kuruluşundan bu yana kapasite kullanımını yüzde 113 gibi bir seviyeye çekerek Petkim'in hammadde sürekliliğini sağladı ve yerel yakıt ihtiyacını karşıladı. Hammadde sürekliliği ve sinerjilerin etkisi ile SOCAR'ın Türkiye ve dünya pazarlarındaki rekabetçi gücünü maksimize etti” şeklinde konuştu.
Petkim 2022'de net kar rekoru kırdı
Petkim'in 2022 yılı sonunda 6,5 milyar TL ile 58 yıllık tarihinin net kar rekorunu kırdığını belirten Anar Mammadov, “2022 yılı toplamında satışlarımızı 2021 yılına göre yüzde 70 artırarak 49 milyar TL'ye yükseltirken, nakit varlıklarımızı da 13 milyar TL ye çıkardık. 78 ülkeye 899 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bu başarı da Petkim'in güçlü nakit pozisyonu, kredibilitesi ve etkin planlama yöntemleri yetkin insan kaynağı yer alıyor” dedi. (İHA)
MÜJDE, 2026 YILINDA İSTİKRAR VE REFAHA KAVUŞUYOR MUŞUZ !
TBMM de 2026 yılı bütçesinin sunumunda bir müjde verildi. 2026 yılı İstikrar ve refah yılı olacakmış! Refah tüm kesimlere yayılacakmış! Bütçe bu müjde ile sunuldu.
2026 yılı bütçesinde 16 Trilyon 200 milyar lira ( 380 milyar dolar ) gelir hedefleniyormuş. Bu rakamın yüzde 61.69'u yani 10 trilyon lirası vergi gelirlerinden karşılanacak!
Umutlanmamak, mutlu olmamak mümkün değil! 2026 yılı Refah Yılı olacağına göre, demek ki, asgari ücretliler ve emekliler bu büyük gelirden tatminkar bir pay alacaklar. Nedir tatminkar pay? Tok gözlü bir beklentiyle, maaşların, özellikle de asgari ücretin ve emeklilerin maaşlarının açlık sınırının altında kalmaması. Dikkatinizi çekerim yoksulluk sınırı demiyorum. Yoksulluk sınırı 100 bin liraya dayandı. Açlık sınırı şimdilik 30 bin lira. Açlık sınırı altında ücret alan kalmazsa refaha erdik kabul edeceğiz. Hadi bakalım, verebiliyor musunuz? Madem refah yılı; asgari ücretliler ve emekliler buna bile razı. Yeter ki açlık sınırının altında kalmasınlar.
Bütçe yine ; KDV, ÖTV, MTV ve Harçlar gibi dolaylı vergilerle vatandaşın cebinden karşılanacak. Zamlar 2026 yılında da hız kesmeden devam edecek. Akaryakıttan elektriğe, doğalgaza, gıdaya, giyime, herşeye zam gelmeye devam edecek. Emlak vergileri 3 katına çıkacak. Ekim 2025 itibarıyla konut ve işleri kiralarının artış oranı %38,36 olarak belirlendi bile. 20 bin lira kira ödeyen vatandaş bundan sonra 27.627 lira, kirası 30 bin lira olanlar ise 41.508 lira ödeyecek. Açlık ve yoksulluk sınırı rakamları yine her ay yükselmeye devam edecek. İstikrar ve refah dediğin budur işte!
Vergisiz 700 bin liralık arabaya; ÖTV: 564 bin KDV: 254 bin TRT bandrolü: 5.600 Toplam vergi: 824 bin lira Araca ödenen 1.524.000 lira Bunun dünyada örneği var mı? Kendinize bir araba alırken, devlete de ikinci arabayı hediye etmiş oluyorsunuz. Üstüne bir de her depoda %40 vergi, MTV, kasko, sigorta… Bu da ayrı bir refah!
BÜTÇENİN ANA KAYNAĞI HER ZAMANKİ GİBİ YİNE VERGİ GELİRLERİ
Ne alâ değil mi? İşin en kolayı bu! Bunun için ekonomist olmaya, ekonominin başına etiketli isimler getirmeye falan gerek yok! Baktın ki, ekonomi kötü gidiyor. Bütçen açık veriyor, cari açığın, dış ve iç borcun hızla artıyor. Hiç vakit kaybetme artır vergileri. Nasıl olsa ekonominin can simidi vergi. 80 yıldır yapılan hep bu. Bunu yaparken de; en kolay hangi kesimden vergi alınıyorsa yine onlara yüklen. İSTİKRAR DA BÖYLE OLUR!
Vatandaşın üzerindeki vergi yükü nasıl azaltılır?
Vergide adalet nasıl sağlanır? * Yoksulluk nasıl yok edilir?
Ülkede refah nasıl yükselir?
Gelir dağılımında adalet nasıl sağlanır?
İşsizlikle nasıl mücadele edilir? Bunlara kafa yormaya ne gerek var! Vergi icat etmede üzerimize yok. Ne yazık ki, vergi icat etmede gösterilen maharet ülkenin kalıcı refahı için gösterilmiyor. Oysa ki, ülkemiz; insan kaynaklarıyla, verimli topraklarıyla, turizmi ile, yer üstü ve yeraltı kaynaklarıyla müthiş bir potansiyele sahip.
Devletin kamusal hizmetleri yapabilmesi için elbetteki vergiye ihtiyacı var. Buna kimsenin itirazı yok. İtiraz; kantarın ayarının kaçmasına, vatandaşın anasının ağlatılmasına!
Birçok ülke vatandaşlarından vergi alıyor. Verginin tanımı açık ve net. Bunu biliyoruz. Vergi; devletin kişilerden ve kurumlardan kanunla belirlenen şekilde kamusal hizmetlerin yapılabilmesi amacıyla alınan paralardır. Ülkemizde, verginin ağırlığı emekçi kesimin üzerinde. Devletin vergi gelirlerinin 3 te 1'i KDV'den sağlanıyor. Ücretlerinden verdikleri yetmez gibi insanlar ihtiyaçları için yaptıkları her harcamada vergi vermeye devam ediyor. Dünyada bazı ülkelerde gelir vergisi yok. Bahamalar, Bahreyn, BAE ( Birleşik Arap Emirlikleri ) Monako, Cayman Adaları,Katar. Bermuda, Kuveyt. Bu ülkeler ağırlıklı olarak yeraltı zenginlikler ve turizm gelirleri ile finanse edilen ülkelerdir. Örneğin Katar hükümeti petrol ve doğal gazdan bütçe fazlası elde ediyor ve bu da gelir vergisi ihtiyacını ortadan kaldırmaktadır. Aynı durum Umman ve benzeri petrol zengini ülkeler için de geçerlidir. Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri’nin eyaleti olan Nevada’nın doğal kaynakları fazla olmamasına rağmen, eyalet hükümeti turizmden gelir vergisine ihtiyaç kalmayacak kadar gelir elde etmektedir. Bahamalar ve Maldivler gibi gelir vergisi olmayan ülkeler de hükümetlerini aynı şekilde turizm gelirleri ile finanse etmektedirler. Bu ülkelerin arasında bizde olabilirdik. Sadece tarım bile bizi listeye sokmaya yeterdi. Türkiye Uluslararası Vergi Endeksinde 38 ülke arasında 7. sırada. Kamu gelirleri, vergi gelirleri, vergi dışı gelirler ve borçlanma gelirlerinden oluşuyor. Kamu gelirleri içerisinde en önemli gelir kaynağı ise vergi gelirleri. Bir ara araştırmıştım. Türkiye, çalışanların ödediği vergi oranında 38 üyeli OECD içinde 15. sırada. OECD 2021 yılı vergi raporuna göre, çalışanların ödediği ortalama vergi oranında 38 üyeli OECD içinde Türkiye 15. sırada yer alıyordu. Öyle anlaşılıyor ki, üst sıralara çıkmaya kararlıyız.
Ekonomideki temel sorunlara odaklanmaz, uzun vadeli radikal politikalar üretmezsek işimiz çok zor. Üretim ekonomisine dönmediğimiz sürece vergi yükünden kurtulmamız mümkün değil. Ne yazık ki, doğru düzgün bir ekonomi politikamız yok. Vergi gelirlerini artırarak, yine günü ve yılı kurtarmaya çalışıyoruz. Gerçek refah yine başka bahara!
Haa, unutmadan size güzel bir haber vereyim. Tarımda % 12.7 negatif büyümüşüz. Bunu kim mi söylüyor? Onuda siz bulun.