SES’ten İç Güvenlik Yasasına Tepki - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:25
Güneş 06:50
Öğle 13:03
İkindi 16:25
Akşam 19:06
Yatsı 20:25
İmsaka son --:--
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
20 Şubat, 2015 15:42 tarihinde yayınlandı
0
0

SES’ten İç Güvenlik Yasasına Tepki

KESK Dönem Sözcüsü Ersin Tetik Meclis Genel Kurulunda görüşülmekte olan İç Güvenlik Yasasına tepki göstererek, bu yasaya karşı olduklarını söyledi
Tetik yaptığı basın açıklamasında; “Bu ülkede şiddet her geçen gün artarak devam etmektedir. Özellikle kadınlara yönelik taciz ve şiddet olayları artarken, bir dükkanın camına kartopu isabet etti diye gazeteci Nuh KÖKLÜ’nün öldürülmesi AKP hükümetlerinin eseri olan toplumsal cinnetin geldiği boyutu açıkça göstermektedir.
Özgecan ASLAN cinayetinin sıradan bir adli vakanın çok ötesinde yıkıcı sonuçları olan toplumsal bir soruna işaret ettiğini biliyoruz. Burada Özgecan ASLAN’ı bir kez daha anıyor ailesine ve tüm topluma sabırlar diliyoruz.
Kamuoyunda İç Güvenlik Yasası olarak bilinen “Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın görüşmelerine emekçilerin, demokrasi güçlerinin ve kamuoyunun yoğun tepkisine rağmen Meclis Genel Kurulunda başlanmıştır.
Özü itibariyle AKP’yi koruma ve kollama yasası olarak hazırlanan tasarı 12 Eylül cunta anayasasından bile geri olmasının yanı sıra uluslararası sözleşmeleri de ayaklar altına almaktadır. Kısa süre önce “Kanun mu hukuk mu derseniz ben hukuktan yanayım” diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ve bilgisiyle hazırlanan tasarı söylediklerinin tam aksine kanun ve polis devleti rejimini ve uygulamalarını kurumsallaştırmaya, yaygınlaştırmaya yöneliktir.
Tasarının temel hak ve özgürlükleri askıya alan içeriğini es geçerek bonzai satışını, molotof kullanımını ve eylemlerde yüzün çeşitli araçlarla gizlenmesini engellemeye yönelikmiş gibi sunmak kocaman bir yalandan ibarettir. Her üç konuda da yasalar mevcut olup yüzlerce çocuk taş ya da molotof attıkları iddiasıyla cezaevlerine atılmış, onlarca yıllık cezalar verilmiştir.
Tasarı çok açık şekilde yükselen toplumsal muhalefete, sendikal örgütlenmelere, hükümet protestolarına ve halkın temel hak ve özgürlükleri için yürüttüğü mücadeleye saldırı amacı gütmektedir. En son Birleşik Metal-İş grevinin toplanmayan Bakanlar Kurulu kararı ile yasaklanması da göstermektedir ki, AKP hükümeti emekçilere, gençlere, kadınlara ve bir bütün olarak toplumsal muhalefete karşı topyekûn bir saldırı içerisindedir.Avukatların soruşturma dosyasına ulaşım hakkı, ‘’gizlilik’’ kararları ile ortadan kaldırılacağından, savunma hakkı ihlalleri yaygınlaşacaktır.
Polise 24-48 saatlik bağımsız gözaltı yetkisi verilmesi yoluyla yargı devre dışı bırakılacağından ve savcıların polis göz altılarıyla ilişkisi kesileceğinden kayıt dışı gözaltılar, kaçırma, yok etme, infaz, işkence uygulamalarının önü açılacaktır. Anayasaya da aykırı olan, yargı kararı olmaksızın idari görevliler tarafından verilecek “önleme araması”, “durdurma ve kimlik sorma” kararı ile her tür keyfiliğin önü açılacak, muhaliflerin her davranışı gözaltı için yeterli görülecektir. “Koruma altına alma” maddesi ile bireyi özgürlüğünden mahrum etme polisin insafına bırakılacaktır. Aynı madde ile OHAL uygulamalarından aşina olduğumuz seyahat özgürlüğü keyfi şekilde kısıtlanabilecektir.
Tasarı ile polisin silah kullanma yetkisi artırıldığından Berkin Elvan, Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz, dün doğum gününü kutladığımız Ahmet Atakan ve 12 yaşındaki Nihat Kazanhan cinayetleri gibi yeni polis cinayetleri yaşanacaktır. Bu şekilde cinayet işleyen polislerin cezalandırılmaları bir yana, haklarında dava bile açılamayacaktır. Açılmış davalarda yargılanan polislere ise af getirilecektir.
Yoğun biber gazı saldırılarında bir korunma aracı olarak ağız ve burunun çeşitli yollarla kapatılması; “yüzün maske ile kapatılması” kabul edilerek ağır cezayla cezalandırılacaktır.
Anayasal bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı “kamu güvenliğini tehdit” adı altında ortadan kaldırılacak, AKP uygulama ve politikalarına muhalefet niteliğindeki toplantı ve gösterilere katılanların tümü tutuklanabilecektir.
Valiler, kaymakamlar sıkıyönetim ve OHAL dönemlerinde olduğu gibi yetkilendirilecek, güçler ayrılığı ilkesi ortadan kalkacak, kendilerini yargıç ve savcılar yerine koyup kararlar alabileceklerdir. Suçun unsurlarını belirleme yetkisi illerde valilere, birden çok ilde ise İçişleri Bakanına verildiğinden AKP’nin herhangi bir uygulamasını protesto etmek suç kapsamına girebilecektir.
Ortada hiçbir suç ya da şüphe olmasa da herkesin telefonu dinlenebilecek, haberleşme özgürlüğü engellenecek, özel hayatın dokunulmazı tarih olacaktır.
İktidarın “vatandaşlara büyük hizmet, ifade almak kolaylaşacak” diye çarpıttığı tasarıdaki bir maddeye daha dikkat çekmek istiyoruz. İddianın aksine tasarı ile polisin ifade alması yaygın bir yetkiye dönüştürülerek denetimden uzak ve avukatsız ifade alma normalleştirilecektir
Öte yandan sosyal medyaya getirilen sınırlamalar arttırıldığından haber alma ve iletişim ağı özgürlüğü daraltılacaktır.
Gözaltı süreleri uzayacak, belli kararların denetimi kamuoyunda hükümetin yönlendirmesi altında olduğuna yönelik yaygın bir kanının olduğu Ağır Ceza Hâkimi tarafından yapılacaktır.
Kamu görevlisine “tehdit” temelli ek korumalar ve cezasızlık alanı yaratılacak, AKP’nin uygulamalarını aklamaya yönelik ısmarlama teftiş raporları hazırlayanlar yasal korumaya alınacaktır.
Bu tasarı ile Hükümet güvenlik güçlerine açıkça “sık la sık “demektedir. Çünkü tasarı ile sakatlanmalara, yaralanmalara ve ölümlere yol açan TOMA’lar tarafından sıkılan basınçlı suların içinde yer alan boya gibi kimyasal madde kullanımına yasal kılıf oluşturulmaktadır.
Halen neredeyse her gün AKP polisinin gaz fişekleriyle, copuyla, silahıyla bir insanımızı yitirdiğimiz bugünleri de geride bırakacak yasa tasarısı birçok yönüyle Anayasaya ve AİHM kararlarına da aykırıdır.
Yasa tasarısı; tüm temel anayasal hak ve özgürlükler mücadelesinin tırpanla biçilmesi amacı taşımaktadır.
Bizler emek ve demokrasi güçleri olarak tasarı geri çekilinceye ve anti demokratik uygulamalara son verilinceye kadar ülkenin dört bir yanında alanlara çıkarak mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
icisleri bakani ciftci genclerimizi suca surukleyen her turlu yapi ile mucadele ediyoruz FRNs3dlM
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Mart, 2026 00:00 tarihinde yayınlandı
0
0

İçişleri Bakanı Çiftçi: “Gençlerimizi suça sürükleyen her türlü yapı ile mücadele ediyoruz”

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Samsun’da katıldığı AK Parti Geleneksel Teşkilat İftar Programı’nda, “Bugün Türkiye’de artık suçla mücadelede yeni bir dönemi konuşuyoruz. Önleyici güvenlik anlayışıyla; gençlerimizi suça sürükleyen her türlü yapı ile mücadele ediyoruz. Sokaklarımızı huzurun, mahallelerimizi güvenin mekânı haline getirmek için gece gündüz çalışıyoruz” dedi.

Bakan Mustafa Çiftçi, bir dizi programa katılmak için geldiği Samsun’da Samsun Büyükşehir Belediyesi Şehit Ömer Halisdemir Toplantı Salonu’nda düzenlenen AK Parti Geleneksel Teşkilat İftar Programı’na katıldı. İftarın ardından açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, “Samsun, Türk milletinin hafızasında ve milli mücadelesinde çok özel ve önemli bir yere sahip şehrimizdir. İstiklal mücadelemizin meşalesinin yakıldığı bu şehir sıradan bir şehir değildir. Bir millete esaret prangalarının vurulmak istendiği, vatanına göz dikildiği yerde Anadolu’yu ayağa kaldıran ses ve kararlı duruş bu şehirden, Samsunlu kardeşlerimin yüreğinden yükselmiştir. İşte tam da o günlerden bugüne Samsun bize şunu öğretmiştir: Bu millet esareti kabul etmez, bu millet diz çökmez, bu millet tarihin omuzlarına yüklediği iddiasından vazgeçmez. Anadolu’yu bize vatan kılan Malazgirt’te Sultan Alparslan’ın, o kutlu müjdeye mazhar olmak için gemileri karadan yürüten Sultan Fatih’in, Kudüs’ü doruklarda bekleyen son Hakan Abdülhamid-i Sani’nin, İstiklal meşalesini yakan Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın ve nice kahramanın inancıyla, ruhuyla yolumuza devam ediyoruz. ’Yeter söz de karar da milletindir’ diyerek Türkiye Yüzyılı’nı başlatan muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde büyük ve güçlü Türkiye’ye ilerliyoruz, Allah’ın izniyle” diye konuştu.

“Gençlerimizi suça sürükleyen her türlü yapı ile mücadele ediyoruz”

Suçla mücadelede yeni bir sisteme geçtiklerinin altını çizen Bakan Mustafa Çiftçi, “İçişleri Bakanlığı olarak en büyük sorumluluğumuz, bu güzel ülkenin huzurunu ve güvenliğini güçlü bir şekilde sağlamaktır. Çünkü biz biliyoruz ki; huzur yoksa kalkınma olmaz, güvenlik yoksa istikrar olmaz. Bu anlayışla Türkiye’nin her köşesinde yeni bir güvenlik vizyonu ile çalışıyoruz. Sadece suçla mücadele eden değil; suçu oluşmadan engelleyen, toplumu koruyan, gençlerimizi geleceğe hazırlayan bir anlayışı hayata geçiriyoruz. Bugün Türkiye’de artık suçla mücadelede yeni bir dönemi konuşuyoruz. Önleyici güvenlik anlayışıyla; gençlerimizi suça sürükleyen her türlü yapı ile mücadele ediyoruz. Sokaklarımızı huzurun, mahallelerimizi güvenin mekânı haline getirmek için gece gündüz çalışıyoruz. Polisimiz, jandarmamız, sahil güvenliğimiz; milletimizin huzuru için fedakârca görev yapıyor. Bu vesileyle görev başındaki tüm güvenlik güçlerimize buradan şükranlarımı gönderiyorum” şeklinde konuştu.

“Kaybedecek zamanımız yok, her geçen gün feryatları arşı titreten mazlumlar bizi bekliyor”

Türkiye’nin çok güçlü bir ülke olduğunun altını çizen Bakan Çiftçi, ayrıca şunları söyledi:

“Türkiye büyük bir ülkedir. Türkiye güçlü bir devlettir. Ama Türkiye’nin en büyük gücü milletidir. Çünkü bu millet mazluma Yunus, zalime Yavuz’dur. Arakan’dan Bosna’ya, Gazze’den Kosova’ya, Halep’ten Buhara’ya varıncaya kadar bu millete dua edilir. Bütün dünya bilir ki bu millet; adaletin, vicdanın, merhametin son kalesidir. Anadolu darülinsandır, darüsselamdır, darülislamdır. Bizim kaybedecek zamanımız yok, her geçen gün feryatları arşı titreten mazlumlar bizi bekliyor. Ayaklar altına alınan insanlık onurunu, ahlakı, fıtratı ihya ve inşa etmek yine bizim vazifemizdir. Türkiye Yüzyılı hedefiyle yolumuza kararlılıkla devam ederken; daha güvenli şehirler, daha huzurlu mahalleler, daha güçlü bir Türkiye için durmadan, yorulmadan çalışacağız. Birliğimizi koruduğumuz, kardeşliğimizi yaşattığımız sürece Allah’ın izniyle bu milletin aşamayacağı hiçbir engel yoktur.”

Toplantıya, AK Parti Samsun milletvekilleri Mehmet Muş, Yusuf Ziya Yılmaz, Çiğdem Karaaslan, Orhan Kırcalı, Ersan Aksu, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, ilçe belediye başkanları, partililer ve davetliler katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin