Tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olan ve milletimizin hürriyet ve bağımsızlık fikrinin ölmez bir abidesi olarak tarihteki yerini alan 30 Ağustos Zafer Bayramının 94. Yıldönümünde "Şehitlere Saygı Yürüyüşü” ve “Mehmetçikle El Ele Mitingi" düzenlendi. Atatürk Anıtı önünde ellerinde Türk bayraklarıyla toplanan binlerce vatandaş, belediye bandosu eşliğinde "Ne mutlu Türküm diyene" sloganlarıyla kent meydanına kadar yürüdü. Karabük Valisi Mehmet Aktaş, AK Parti Karabük milletvekilleri Mehmet Ali Şahin ve Burhanettin Uysal, Garnizon Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Cihan Ulukaya, Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Fatih Ağca, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, İl Emniyet Müdürü Serhat Tezsever, kurum amirleri, askeri erkan, akademisyenler, Sağlık, Orman ve İl Emniyet Müdürlüğü personeli ile KARDEMİR işçilerinin de katıldığı yürüyüşe çok sayıda Off-Road araçları eşlik etti. Yaklaşık 2 kilometrelik yürüyüşün ardından kent meydanında halka hitap eden Vali Mehmet Aktaş “Birinci Dünya Harbi sonunda o zaman ki devletimiz olan Osmanlı İmparatorluğu savaşın kaybedenler tarafında kalınca o zamanın emperyalist güçleri var gücüyle üstümüze yüklendiler ve kutsal Anadolu topraklarımızı büyük oranda işgal ettiler. Gerçekten millet olarak zor anlar yaşıyorduk. Bu emperyalistler ve içerideki işbirlikçileri bizi bu Anadolu topraklarından söküp atacaklarını, Türk milletini yok edeceklerini zannediyorlardı. Ama bu millet Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde tekrar bir araya geldi, kenetlendi ve dünyanın hiçbir yerinde yaşanmamış Kurtuluş Savaşı destanını yazdı. Vatanına, toprağına, bayrağına ne pahasına olursa olsun sahip çıkacağını tüm dünyaya bir daha gösterdi. Bu Kurtuluş Savaşı Destanı yazılırken önemli kavşaklardan en önemlisi 1922’de ki Başkomutanlık Meydan Muharebesi. Bu zafer ile destanımız taçlandırıldı ve Türkiye Cumhuriyeti olarak yolumuza devam ettik. Günümüzde de bu emperyalist güçler ve içimizdeki işbirlikçileri bizi bölmek ve parçalamak için bizleri kardeş kavgasına tutuşturmak için birçok hain senaryoyu peş peşe sahneye koyuyorlar. Önce 15 Temmuz darbesi ile karşılaştık, bu milletin helal paraları ile alınmış silahları, bu milletin ordusunun içine sızmış hainler devlete yönlendirdiler ve millete savaş açtılar. Ama o gün Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde akşamdan, sabaha bu hain darbe girişimini bertaraf ettik ve bu hainleri bozguna uğrattık. Ama bununla yetinmediler peş peşe bütün oyunlarını sergilediler. Yaklaşık kırk yıldır mücadele ettiğimiz PKK terörünü azdırdılar, DEAŞ’ı üzerimize gönderdiler ve irili, ufaklı bütün terör örgütleriyle yine saldırmaya başladılar. Ama bu aziz milletimiz, kahraman ordumuz ve emniyet güçlerimiz Allah’ın izniyle 15 Temmuz’da Fetoculara uğrattıkları hezimeti bu hain terör örgütlerine de uğratacaklar ve inşallah ülkemiz dimdik yoluna devam edecektir. 30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle hem Kurtuluş Savaşında mücadele etmiş, şehit düşmüş, atalarımıza, kahramanlarımıza başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, yine 15 Temmuz darbe girişiminde şehit düşen vatandaşlarımıza, kardeşlerimize ve ayrıca terörle mücadeledeki şehitlerimize minnet ve şükran duygularımızı ifade etmek için bir araya geldik. Ayrıca yurt içinde ve yurt dışında terörle mücadele eden silahlı kuvvetlerimizin ve emniyet güçlerimizin arkasında dimdik durduğumuzu ifade etmek için bir araya geldik. Gerçekten Karabük halkı her hâl ve şartta vatanına, milletine ve bayrağına sahip çıkacağını 15 Temmuz’dan beri gösteriyor, bugün de en gür bir şekilde bunu ifade ediyor. Bütün Karabük halkına teşekkür ediyorum” dedi. AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin de yaptığı konuşmada; ihtilaf devletlerinin 94 yıl önce imzaladıkları Sevr Antlaşması'nı büyük bir zaferle yırtarak kabul etmediklerini, Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyeti kurarak bu anlaşmayı yırttıklarını ancak bazı ülkelerin bunu hala yırtmadığını ve çekmecelerinde muhafaza ettiklerini söyledi. “PKK terör örgütü bize niye saldırıyor? Pensilvanya’dan yönetilen FETÖ, 15 Temmuz’da neden darbe girişiminde bulundu? Bu IŞİD, DAEŞ denen örgüt bize niye saldırıyor biliyor musunuz?” diyen Şahin, “Onlar taşerondur. Onlar Sevr’i yeniden hortlatmak isteyenlerin taşeronudur. 94 yıl önce kendi orduları ile geldiler bize diz çöktüremediler. Şimdi taşeronları ile o terör örgütleri ile geldiler, bize diz çöktüreceklerini zannediyorlar. Başaramayacaklar. 94 yıl önce de başaramadılar, şimdi de başaramayacaklar” diye konuştu. “TÜRK SİLAH KUVVETLERİ’NİN UNSURLARI SURİYE’DE KALICI DEĞİLDİR” Suriye’nin toprak bütünlüğü çerçevesinde terörle mücadele etmek için sınır ötesinde operasyon başlatıldığını kaydeden Şahin, “Çünkü, bu terör örgütleri oradan sürekli olarak sınır köylerimize bomba atıyorlar, füze fırlatıyorlar. Dolayısıyla BM’nin şartları ve yazılı metinleri gereği sınırlarımızı korumak bizim görevimiz. Türk Silah Kuvvetleri’nin unsurları Suriye’de kalıcı değildir. Teröre haddini bildirmek için, terör örgütlerine yaptıkları mezalimin, yanlışın hesabını sormak için oradalar. Bir şehidimiz oldu, inşallah arkası gelmez. Oradaki görevimizi tamamlar ve Silahlı Kuvvetlerimiz kazasız belasız ülkemize geri döner. 780 bin kilometre vatan toprağını korumak ve bir tek çakıl taşının kimseye verilmemesi konusunda milletçe güvenlik güçlerimizle inançlıyız, kararlıyız. Geleceğe güvenle bakalım. Sevr’i bize yeniden dayatmak isteyenler var. Geçmişte başaramadılar, şimdi de başaramadılar” dedi. “TERCİHTE BULUNACAKSINIZ, YA SİYASET YA SİLAH” Milletvekili Şahin, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizim üzüntümüz, bizim içimizden çıkan insanları kandırarak, onların kafalarını ve gönüllerini infial ederek bize karşı onları kullanıyorlar. Ne diyelim, biran önce akılları başlarına gelsin. Hangi milletin, hangi ülkenin bölünmesi için bir eylem içerisinde olduklarını fark etsinler. Onların fark edecekleri yok, işte siyasi uzantılarının eş başkanlarından bir tanesi TSK Menbiç’e girmesin diyor, içeride hadiseler olur. Siz nasıl bir milletvekilisiniz. Senin oy aldığın insanların yaşadığı köyler, kasabalar, oradan atılan füzelerle bombalarla zarara uğruyor. Onları susturmak için Silahlı Kuvvetler oralara giriyor, sen onların yanında yer alıyorsun. İstanbul Yenikapı’da şehitleri anma ve demokrasiye sahip çıkma mitingi yapıldı. 3 siyasi parti lideri Cumhurbaşkanımızın daveti ile oradaydı. Dediler ki parlamentoda başka bir parti daha var HDP, onun genel başkanı niye orada yok. Oradaki 3 siyasi parti ve onların genel başkanları sırtlarını millete dayamış partilerdi. Sırtlarını terör örgütüne dayamış olanların orada tabii ki yeri olamayacaktır. Sizde terör örgütlerine sırtlarınızı dayamış olduğunuz o görüntüden vazgeçin. Tercihte bulunacaksınız, ya siyaset ya silah. Hem siyaset, hem silah olmaz. Böyle olursan Yenikapı’ya da davet edilmezsin, hiçbir yerde hükmün olmaz. O bakımdan bütün bu yaşananlardan herkes gerekli sonuçları çıkarmalıdır.” Mitingde Milletvekili Uysal ve Bakan Yardımcısı Ceylan da birer konuşma yaptı.
