blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Ocak, 2026 20:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Sanayi sitesindeki cinayette iki kardeşe 16 yıl ve 23 yıl hapis cezası

Kastamonu’da kaporta tamiri ve araç boyama sebebiyle çıkan kavgada kaporta ustasının öldürülmesiyle ilgili davada yargılanan kardeşlerden birine 16 yıl, diğerine 23 yıl hapis cezası verildi.
13 Temmuz 2024 tarihinde Kastamonu Eski Sanayi Sitesi 6. Sokak’ta meydana gelen olayda, sanayi sitesinde kaporta ustası olarak çalışan İbrahim Aslan ile Ümit B. ve kardeşi Fatih B. arasında kaporta tamiri ve araç boyaması sebebiyle tartışma çıktı. İbrahim Aslan, silahlı kavgada kurşunların isabet etmesi sonucu olay yerinde hayatını kaybetti. Olayla ilgili aynı aileden Yaşar B., Ümit B., Fatih B., Kazım B. ve Sevinç B. gözaltına alındı. Ümit B. ve Fatih B. tutuklanırken, Yaşar B., Sevinç B. ve Kazım B. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayın ardından sanıklar hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’kasten öldürme’ suçundan dava açıldı. Davanın görülen karar duruşmasında sanıklar, İbrahim Aslan’ın ailesi ve taraf avukatları hazır bulundu. İbrahim Aslan’ın eşi ve oğlu, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
Aslan ailesinin avukatı, mütalaayı kabul etmediklerini belirterek, "Beraatları istenilen sanıkların cezalandırılmasını talep ederiz. İlk hareket ağır küfürler eden Fatih ile başlamıştır. Tahrik olarak savunma yaptıkları hiçbir husus tanık ifadeleriyle örtüşmemektedir. İştirak halinde hareket ederek hepsi bu olaya müdahil olmuşlardır. Sanıklar, araçta tüfek olduğunu bilerek hareket etmişlerdir, birlikte kaçmışlardır. Bu yüzden iştirak halinde öldürme suçundan hepsinin sorumlu tutulmasını talep ederiz" dedi.

"Üzerime kayıp ikinci bir silah suçu yıkılmaya çalışılıyor"
Savunma yapan tutuklu sanık Ümit B. ise, "Bilirkişi raporunda üç el ateş edildiği yazıyor ama ben bir el ateş ettim. Olay anında üzerindeki gömlekte atış artığı çıktı. Ben üç el ateş etmedim, kayıp olan silah için evim ve iş yerim arandı ama kayıp silah bulunamadı. Ben bu konuya anlam veremedim. Üzerime atılan cinayet dosyasının harici bir de silah suçlaması atılmak isteniyor. Ben bunları kabul etmiyorum. Ağabeyim, maktulün elinden düşürdüğüm silahı dükkandan alıp arabaya koymuştur. Silahın şarjörü de dükkanda kalmıştı. Bu kurşunlardan parmak izi çıkmıyor mu? Benim üzerime kayıp ikinci bir silah suçu yıkılmaya çalışılıyor. Ben yoldan geçerken maktule ateş etmiş değilim. Karşımda uzi diye tabir edilen silah görünce ben de korktum, bir el ateş ettim. Böyle bir olay olmasından ötürü gerçekten istemedim, üzgünüm. Maktulü öldürmek ya da yaralamak istesem maktulü etkisiz hale getirerek amacıma ulaşırdım" diye konuştu.

"Bilirkişi raporunun düzeltilip dosyanın karara bağlanmasını istiyorum"
Tutuklu sanık Fatih B. de, "Bilirkişinin yaptığı adaletsizliğin, hukuksuzluğun düzeltilmeden bu dosyanın da karara bağlanmasını istemiyorum. Ben hakkımı sonuna kadar savunmak istiyorum. Burada üzerime yıkılmak istenen bir silah var. Bunu kabul etmiyorum. 2 seneden beridir suçsuz bir şekilde yatıyorum. Bilirkişi raporu düzeltilmeden karar verilmesin. Benim ismim nasıl yazıldıysa diğer şahısların isminin de rapora yazılmasını istiyorum. Tutanakta diğer şahısların da isminin rapora eklenip, bilirkişi raporunun düzeltilip bu dosyanın bu şekilde karara bağlanmasını istiyorum. Bu olayın bir tarafında yokum" şeklinde konuştu.
Sevinç B. ise beraatıını talep ederek, oğullarının üzerine suç atıldığını, silahların maktule ait olduğunu söyledi. Yaşar B. ile Kazım B. de mütalaa doğrultusunda beraatlarını talep etti.
Mahkeme heyeti, Ümit B.’yi haksız tahrik indirimi uygulayarak 18 yıl, ’ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan 5 yıl hapis ve 60 bin TL adli para cezasına çarptırdı. Fatih B. ise haksiz tahrik hükümleri uygulanarak 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yaşar B., Sevinç B. ve Kazım B.’nin beraatlarına karar verildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.