blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Temmuz, 2025 20:45 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Samsun’da yatırımlar 100 milyarı aştı: 432 projeyle kalkınma hamlesi sürüyor

Samsun’da 2025 yılı prestijiyle yürütülen kamu yatırımlarının toplam meblağı 102 milyar 751 milyon TL’yi buldu. Samsun Valisi Orhan Tavlı başkanlığında düzenlenen 3. İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda ulaşımdan sıhhate, endüstriden eğitime kadar birçok alanda yürütülen projeler ele alındı.
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’nda (OKA) gerçekleştirilen İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’na kaymakamlar, belediye liderleri, üniversite temsilcileri ve kamu kurumlarının yöneticileri katıldı. Toplantıda verilen bilgilere nazaran, Samsun genelinde kamu kurumları ve belediyeler tarafından yürütülen 432 projeden 84’ü tamamlandı, 258’i ise devam ediyor.

Kapsamlı toplantı ve projelerin genel durumu
Toplantıda sunulan bilgilere nazaran:
Toplam 432 proje bulunmakta olup, bunların 320’si yatırımcı kurum ve kuruluşlarca, 112’si ise belediyelerce yürütülüyor. Projelerin genel toplam meblağı 102 milyar 751 milyon TL. Devir sonu prestijiyle 84 proje tamamlanırken, 258 proje yıllara sari olarak devam ediyor.

Ulaşım ve altyapı yatırımlarında büyük atılım
Samsun’un kalkınmasında kritik rol oynayan ulaşım ve altyapı yatırımları sürat kesmeden sürüyor. Başta Batı Etraf Yolu, Yeşilkent Kavşağı, Samsun Şehir Hastanesi Yolu, Çarşamba-Ayvacık Yolu, Ladik-Taşova Yolu, Havza-Vezirköprü Yolu, Samsun-Bafra Ortası ve Samsun Etraf Yolu Tamiri olmak üzere, toplam proje bedeli 27 milyar TL’yi aşan ulaşım yatırımları devam ediyor.
Altyapı projeleri de kentin geleceğine istikamet verecek stratejik yatırımlar ortasında yer alıyor. Salıpazarı Barajı, Mert Irmağı Islahı, 19 Mayıs Barajı Sulaması, Çarşamba Ovası Sulaması projeleri, Bafra Ovası Sulaması 2. Kısım İkmali ve Terme Çayı Islahı üzere projelerin toplam meblağı yaklaşık 51 milyar TL’ye yaklaşmakta.

Eğitim, sıhhat ve endüstride yatırımlar devam ediyor
Eğitim kalitesini artırmak emeliyle yaklaşık 33 projeyle yatırımlara kesintisiz devam eden Samsun, sıhhat altyapısını da güçlendiriyor. 7,5 milyar TL proje bedeline sahip Samsun Şehir Hastanesi başta olmak üzere, Tekkeköy, Alaçam/Yakakent, Atakum, Ayvacık Devlet Hastaneleri üzere projelerle sıhhat hizmetleri altyapısının geliştirilmesi hedefleniyor.
Tarımsal üretimde muvaffakiyet grafiğini üst taşımak için çağdaş tarım uygulamaları yaygınlaştırılıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 255 milyon TL kredi ve hibe dayanağıyla kurulan Samsun Bafra Sera Organize Tarım Bölgesi üretime başladı. Bu çağdaş tesisin iktisada yıllık 1,5 milyar TL katkı sunması ve yaklaşık 1.500 bireye istihdam sağlaması bekleniyor.

OSB’ler ve stratejik sanayi yatırımları
Samsun, esaslı ve güçlü sanayi altyapısıyla öne çıkıyor. Vilayette bulunan 11 adet OSB, kentin sanayi alanındaki en büyük gücünü oluşturuyor. Mevcut OSB’lerin altyapısı güçlendirilirken, yeni OSB’ler kurma çalışmaları da sürüyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın muştusunu verdiği Yakakent Su Eserleri Sürece İhtisas OSB sayesinde su eserlerinde yenilikçi üretim ve dış pazarlara erişim kabiliyeti artırılacak.
260 hektarlık alana sahip Samsun Yeni OSB’de yatırımcılara kesintisiz altyapı hizmetleri sunulurken, yer tahsisi yapılan firmaların inşaatları süratle yükseliyor. Bu OSB’de otomotiv ve savunma sanayi üzere stratejik kesimler için de özel alanlar ayrılmış durumda. Ayrıyeten, OSB’lerde OKA ve TSE iş birliğinde Yeşil OSB’ler için eğitim programları düzenlenecek.

Savunma sanayi yatırımları
Savunma sanayi alanında ise Makine ve Kimya Sanayisi A.Ş. (MKE), 2 milyar TL’lik yatırımla hayata geçireceği Samsun Üretim Yerleşkesi ile kenti değerli bir savunma endüstrisi merkezine dönüştürecek.
Samsun’un lojistik altyapısı da güçleniyor. Havza OSB’yi Samsun Limanı’na demir yolu ile bağlayacak 682 milyon liralık çizginin imal projesinin Lojistik Uyum İcra Kurulu’nda kabul edilmesi, kentin lojistik kıymetini artıracak.

Yerel Kalkınma Atağı Teşvik Programı
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan "Yerel Kalkınma Atağı Teşvik Programı" da Samsun’da uygulamaya alındı. OKA tarafından yürütülecek bu program çerçevesinde Samsun’da silah ve silah kesimleri üretimi, akıllı filtre sistemleri üretimi, metal ve kauçuktan ticari araç aksam ve kesimleri üretim tesisi ve tıbbi aygıt üretimi stratejik bölümler olarak belirlendi. Bu alanlardaki yatırımlara KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, 240 milyon TL’ye kadar faiz/kâr hissesi dayanağı, yüzde 60 kurumlar vergisi indirimi ve 8 yıl SGK patron payı dayanağı üzere çeşitli teşvikler sağlanacak.
Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı (CMDP) kapsamında OKA tarafından Samsun için hazırlanan 10 yıllık gelişim senaryosu, orta-yüksek teknoloji sanayi, mavi iktisat ve lojistik altyapı olmak üzere üç ana alana odaklanıyor. Samsun Lojistik Merkezi’nin (SLC) hizmet kapasitesini artırmak ve demir yolu entegrasyonunu sağlamak hedefiyle imzalanan 65 milyon TL bütçeli yeni proje ile SLC’ye 5.000 m’lik dökme yük depoları ve konveyör bant sistemi kurulacak. SLC’nin 2025 yılı içerisinde tamamlanacak demir yolu irtibatıyla stratejik pozisyonu daha da pekişecek.

Çevre şuuru ve toplumsal yaşam
İl Mahalli Etraf Kurulu’nun 2025 yılı ’Çevre’ temalı kararları doğrultusunda, Valilik, Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeler, kamu kurumları, üniversiteler, OSB’ler, ticaret ve sanayi odaları, STK’lar ve muhtarlıkların paydaş olduğu 13 etraf projesi başarılı bir formda sürdürülüyor.
Aile Yılı kapsamında 2025 yılı boyunca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda aile yapısının korunması ve güçlendirilmesi hedefiyle eğitimler, huzurevi ziyaretleri, seyahatler ve atölye çalışmaları üzere çok sayıda aktiflik düzenleniyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde Samsun’da ikinci defa düzenlenen Kültür Yolu Şenliği, 300’e yakın sanatçı ve 426 aktiflikle kentin tarihi ve kültürel kıymetlerini tanıttı. 39 farklı noktada yaklaşık 400 bin konuğun katıldığı şenlik, Samsun’da adeta bir kültür sanat şöleni yaşattı.

Afet tedbirleri ve güvenlik uyarıları
Yeşil Vatanın korunması hedefiyle 19 Haziran 2025 tarihli Genel Buyruk kapsamında ormanlarda ateş yakılmaması, atıkların toplanması, anız yakılmaması ve izmarit atılmaması üzere tedbirler konusunda vatandaşların hassas olması gerektiği vurgulandı.
İlde yaşanabilecek boğulma hadiselerine karşı 29 Nisan 2024 tarihli Genel Buyruk kapsamında alınan tedbirlere uyulması, belirlenen yüzme alanlarının kullanılması, cankurtaran bulunan kıyıların tercih edilmesi ve çeken akıntı konusunda dikkatli olunması değer arz ediyor.
Yoğun yağış sebebiyle yaşanabilecek sel ve su baskınlarına karşı tüm kurumlarla birlikte gerekli önlemlerin alındığı ve alınmaya devam edileceği belirtildi. Vatandaşların ihtarlara dikkat etmesi istenirken, aksiliklere karşı Samsun Afet Müdahale Planı çerçevesinde yerinde ve vaktinde müdahale edileceği tabir edildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Aralık, 2025 16:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Yapay zekanın bilinçsiz kullanımı güvenlik, dezenformasyon ve mahremiyet risklerini artırıyor

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Semih Çakır, yapay zekanın sunduğu kolaylıkların yanında güvenlik, dezenformasyon ve mahremiyet risklerine dikkat çekerek dijital okuryazarlığın önemine vurgu yaptı.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Semih Çakır, yapay zekanın günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirterek, bu teknolojinin bilinçsiz kullanımının çeşitli riskleri de beraberinde getirdiğini söyledi. Yapay zekanın sanıldığı gibi yeni bir kavram olmadığını dile getiren Çakır, son dönemde artan kullanım alanlarıyla birlikte güvenlik ve mahremiyet konularının daha fazla gündeme geldiğini ifade etti.

"Yapay zeka hayatımızın bir çok alanında var"
Yapay zekanın uzun süredir hayatın içinde olduğunu anlatan Çakır, bu teknolojinin temel olarak veriler üzerinden karar verme sürecini yürüttüğünü belirterek, "Aslında yapay zeka çok iyi bir kavram gibi görünse de hayatımızda uzun bir süren beri aslında bulunmaktaydı. Son zamanlarda oldukça popüler hale geldi ve her alanda kullanılır hal almakta. Şimdi yapay zeka deyince şunu söyleyebiliriz. Yapay zeka bilgisayarların insanlardan öğrendikleri verilerle karar verme sürecidir. Bugün baktığın zaman telefonlarımızda, bankalarda, hastanelerde ve birçok alanda kullanılmakta" dedi.

"Hayatımızın içine bu kadar girmiş bir teknoloji güvenlik risklerini de beraberinde getirmektedir"
Yapay zekanın düşünme ve sorgulama yeteneğine sahip olmadığını vurgulayan Çakır, yanlış verilerle eğitilen sistemlerin ciddi sorunlara yol açabileceğini söyledi. Çakır, "Hayatımızın tabii ki bu kadar içine girmiş olan bir teknoloji ve hayatımıza getirdikleri kolaylıklar küçümsenemez bir gerçek ve her anda şu an yapay zeka kullanıyoruz. Ve gündemdeki aslında diğer bir soru da şu olabilir, güvenlik. Yani güvenlik riskleri nelerdir? Çünkü hayatımızın içine bu kadar girmiş bir teknoloji her anda var olması güvenlik listenin de beraberinde getirmektedir. Yapay zeka düşünmez. Sorgulamaz. Sadece girdi olarak verilen verilerle sonuç üretir" ifadelerini kullandı.

"Yanlış veri üzerinden eğitim gerçekleşirse zararlı sonuçlar doğurabilir"
Yanlış veri ve dezenformasyonun yayılmasında yapay zekanın etkisine değinen Çakır, dijital okuryazarlığın bu noktada kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi. Çakır, "Bu kapsamda siz ne kadar yanlış bir veri verirseniz ve bu yanlış veri üzerinden eğitim gerçekleşirse o zaman kullanıcıya yanlış yönlendirmeler hatta zararlı sonuçlar doğurabilir. Yapay zekanın bu noktada okuryazarlığı çok önemli bir husus. Çünkü çok hızlı bir giriş yapmış oldu hayatımıza" şeklinde konuştu.

"Kullanıcılar bilinçli yada bilinçsiz mahremiyet teşkil edecek verilerini verebiliyor"
Yapay zekanın gerçekçi ama doğru olmayan içerikler üretebildiğine dikkat çeken Çakır, bu durumun dolandırıcılık ve mahremiyet ihlallerini artırdığını belirtti. Çakır, "Şimdi yapay zeka bir lafa çok gerçekçi. Ama tamamen yanlış haberler, görüntüler hatta ve hatta bu görüntülerle beraber sesleri de üretebilir hale geldi. Aynı zamanda yanlış bilgin yanında suç oranında da artış var. Yani dolandırıcılık faaliyetleri. Dolandırıcılık faaliyetlerinde işte birinin sesini veya görüntüsünü alıp bu görüntü, Deep Fake dediğimiz buradaki görüntü ve içerikleri kişinin yani bunu kullanan kişinin vermiş olduğu direktifler doğrultusunda üreterek insanlar kandırılabilip suça hatta suça yönlendirmede gerçekleştirebiliyor. Diğer bir husus da bu noktada mahremiyet. Yani kişiye ait, kişiye özel olan demek olan mahrumiyet kavramında kişisel verilerimizde izinsiz analiz edilebiliyor. Bunu bilinçli veya bilinçsiz şekilde kullanıcılarımız ne yazık ki mahremiyet teşkil edecek, sıkıntı oluşturabilecek alanlarda verilerini kişiler verebiliyor" şeklinde konuştu.

"Manavdan iyi ürün için tavsiyede bile bulunabiliyor"
Yapay zekanın tamamen tehlikeli olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Çakır, sağlık ve eğitim alanlarındaki olumlu uygulamalara dikkat çekti. Çakır, "Her gördüğünüz, duyduğunuz her şeye güvenmeyin. Tamamen tehlikeli diyemeyiz yapay zekaya. Neden? Çünkü iyi örnekleri yok mu? Çok iyi örnekleri var. Bunu nerede görüyoruz? Sağlıkta görüyoruz. Yani sağlıkta erken teşhis. Aynı zamanda eğitimde görüyoruz. Eğitimde çok güzel uygulamalar başladı. Kişiye özel öğrenme modelleri, yine yapay zeka tabanlı sistemlerle algoritmalar kullanılarak gerçekleştirmeye başladı. Yine engellilerle ilgili büyük kolaylıklar, sosyal hayatta yaşantımızda birtakım kolaylıklar yapay zeka ile gerçekleştirebiliyoruz. Hatta işte en büyük sıkıntımız bir manava gittiğiniz zaman işte bir meyve alacaksınız karpuz diyelim bunun bir görüntüsünü çekip sizin adınıza oradaki en iyi ürünü seçip size bir tavsiyede bulunabiliyor" ifadelerini kullandı.

BEUN’de yapay zeka farkındalık etkinlikleri düzenleniyor
Üniversite bünyesinde yapay zeka ve dijital güvenlik konusunda çalışmalar yürüttüklerini aktaran Çakır, farkındalık eğitimlerinin sürdüğünü belirtti. Çakır, "Üniversite olarak neler yapıyoruz? Üniversite, biz bünyesinde Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama Araştırma Merkezi olarak birçok etkinliğe imza atıyoruz. Başta Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer önderliğinde üniversitemizde birçok farkındalık eğitimleri, seminerler, ulusal kongreler düzenledik ve olabildiğince de sadece üniversite öğrencilerimize yönelik değil hem personellerimize hem de halkımıza yönelik programlarla bu farkındalığı, yapay zeka ve teknoloji kullanımı, özellikle dijital alandaki kullanımla ilgili halkımızı bilinçlendirme faaliyetlerine devam ediyoruz" dedi.
Çakır, yapay zekanın kontrolsüz kullanımından kaçınılması gerektiğini vurgulayarak, özellikle gençlerin her işi yapay zekaya bırakma alışkanlığından vazgeçmesinin önemine dikkat çekti. Çakır, "Buradaki sorun aslında teknoloji ve yapay zeka değil, yine bunun kontrolsüz kullanımı. Okuryazarlık çok önemli bir kavram. Ve şu an görülüyor ki gençlerde de üniversitede biraz tabii ki öğretim üyesiyiz biz derslere giriyoruz. Derse girdiğimiz zaman şunu görüyoruz. Her şeyi yapay zekaya bırakma durumu var. Bu anlayıştan bir defa vazgeçmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin