Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Mayıs, 2024 08:36 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Samsun’da uyuşturucu ticaretinden 11 kişi tutuklandı

Samsun’da narkotik polisi tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 12 kişiden 11’i çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, 1 kişi de mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Edinilen bilgiye göre, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu ile mücadele kapsamında çalışma yapan Samsun Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, Samsun’a uyuşturucu sevkiyatı yapılacağı bilgisini aldı ve takip başlattı. Yapılan teknik ve fiziki takip sonucu İlkadım ilçesi Derecik Mahallesi Samsun girişinde durdurulan otomobilde narkotik dedektör köpeği Sam ile yapılan aramada araca zulalanmış paket paket uyuşturucu ele geçirildi. Sam’ın aracın arka bagaj kapağı içine tepki vermesi üzerine narkotik polisi zulaları patlattı ve uyuşturucuları ele geçirdi. Narkotik polisi, Derecik Mahallesi ile Karadeniz Mahallesi’nde bulunan 4 ayrı adrese operasyon düzenledi. Söz konusu operasyonda uyuşturucu madde ticareti yapan şahısların araç, ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda toplamda 677 gram metamfetamin, 198 gram sentetik kannabinoid (Bonzai), 192 adet ecstasy, 37.20 gram kokain, 70 adet sentetik ecza, 2 adet ruhsatsız tabanca, 2 adet hassas terazi ve uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 25 bin TL para, 2.15 gram kenevir tohumu ve 9 adet tabanca fişeği ele geçirildi. Olayla ilgili 12 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Bugün Samsun Adliyesine sevk edilen 12 kişiden 11’i çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Samsun T Tipi Kapalı Cezaevine gönderilirken, 1 kişi ise mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.