Samsun’da 57 kilo 955 gram kubar esrar ele geçti - Karabük Haber Postası
samsunda 57 kilo 955 gram kubar esrar ele gecti VQQJg88e
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Eylül, 2025 00:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Samsun’da 57 kilo 955 gram kubar esrar ele geçti

Samsun’da jandarma takımları tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 57 kilo 955 gram kubar esrar ile birlikte tarlada ekili 495 kök kenevir bitkisi ele geçirdi.

Edinilen bilgiye nazaran, Samsun’un Salıpazarı ilçesinde jandarma grupları tarafından uyuşturucu ve uyarıcı husus ticaretinin önlenmesine yönelik yapılan araştırma sonucu İ.S. (52) ve D.S. (25) isimli şahısların yasadışı kenevir ekimi yaptıkları ve uyuşturucu unsur bulundurdukları bilgisine ulaştı. Samsun Vilayet Jandarma Komutanlığı ve Salıpazarı İlçe Jandarma Komutanlığı gruplarınca şahısların ikametlerinde ve fındık bahçelerinde yapılan aramada, 57 kilo 955 kilogram kubar esrar,

495 kök kenevir ve skunk bitkisi, 1 adet, ruhsatsız av tüfeği, 1 adet ruhsatsız kurusıkı tabanca, 28 adet av tüfeği kartuşu, 1 adet hassas terazi ve 1 adet el kantarı ele geçirildi.

Gözaltına alınan İ.S. ve D.S. çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak Çarşamba Kapalı Cezaevine gönderildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…