karabuk
İmsak 06:03
Güneş 07:28
Öğle 13:08
İkindi 16:08
Akşam 18:38
Yatsı 19:58
İmsaka kalan son --:--
Namaz Vakitleri
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Ağustos, 2024 04:30 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Saldırıya uğrayan savcının eşi: “Dehşete düşürücü bir olaydı”

Ordu’nun Aybastı ilçesinde ailesi ile birlikte saldırıya uğrayan Cumhuriyet Savcısı Mücahit Şamil Koca’nın eşi Dilara Koca, “Bize sürekli agresif tavırlar ile yaklaştılar, böyle bir olayın yaşanması, annemin ve bebeğimin yere düşmesi bizi çok kötü etkiledi. Dehşete düşürücü bir olaydı” dedi.
Ünye Cumhuriyet Başsavcılığında görevli Cumhuriyet Savcısı Mücahit Şamil Koca, ailesi ile birlikte gittiği Aybastı ilçesi Perşembe Yaylası’nda çıkan tartışmada saldırıya uğradı. Olayda Cumhuriyet Savcısı Mücahit Şamil Koca, sağ kulağına yumruk darbesi alırken, kayınvalidesi ve kucağında olan 9,5 aylık bebeği yere düşerek yaralandı.
Savcının eşi Dilara Koca, yaşadıkları olayı İhlas Haber Ajansı’na (İHA) telefon bağlantısı ile anlattı.

“Yaşananlar bizi çok kaygılandırdı”
Dilara Koca, “Yaşanan olayın dehşeti zaten bizi çok kaygılandırdı ve bebeğin orada olması ve yere düşmesi zaten bizi çok etkiledi. Olayın gerçek yüzünü zaten doğru haberler yayıldıktan sonra çok şükür herkes biliyor. Böyle bir olayın yaşanmasına çok üzüldük” diye konuştu.

“İş yerine ilk gittiğimiz andan itibaren agresif tavırlar vardı”
İlk gittikleri andan itibaren iş yeri sahipleri ve çalışanlarının kendilerine agresif tavırlar ile yaklaştıklarını belirten Dilara Koca, “Biz içeriye normal bir şekilde girdiğimizde, karnımız da çok fazla aç olmadığından, sipariş vermeden ve masaya oturmadan önce yemeğin ne kadar sürede çıkabileceğini sorduk. İlk önce bir kişi 20 dakika, ardından sahibi olduğunu düşündüğüm kişi ‘yok 30 dakika’ dedi. Üst katta oturma yerleri vardı ancak ‘temizlik var’ diyerek çıkmamıza müsaade etmediler. O esnada üst kattan başka birileri de iniyordu. Bu olayda bize ‘yer yokmuş da biz olay çıkartmışız’ gibi bir algı oluşturuldu. Soy isimlerine (Güleç) hiç yakışmayacak güleçlik ile değil de asık bir suratla ‘üst kat temizleniyor, yuvarlak masaya geçebilirsiniz’ dediler. Biz masaya geçmeye yeltendiğimiz esnada bize siparişin uzayacağını söyleyince hiçbir şey söylemeden, tepki göstermeden vazgeçerek dışarıya çıktık” ifadelerini kullandı.

“Tavsiye üzerine gitmiştik”
Dışarıya çıktıktan çok kısa bir süre sonra içeriye geri geldiklerini ancak bu sefer de siparişin hazırlanma süresinin 1 saat olarak kendilerine iletildiğini aktaran Koca, “Zaten tepki vererek çıksak içeriye geri dönemeyiz. Birkaç metre uzaklaştıktan sonra yine farklı bir yerde de siparişin uzun sürebileceğini, bize de burayı tavsiye ettikleri için, aklımızda da kalmasını istemediğimiz için Güleç Izgara Salonu’nda yemek istedik ve normal bir şekilde içeriye geri girdik, zaten ilk başta tartışmış olsak kendimiz de girmek istemeyiz. İçeriye girince onların bize ilk başta yönlendirdikleri masaya geçtik ve oradan gelen bir beyefendi bize sipariş verip vermediğimizi sordu. Vermediğimizi söyleyince ‘1 saat sürer’ dedi. Zaten o esnada birkaç adım atıp geri geldik, masa boş, masada da kimse yoktu” şeklinde konuştu.

“Bize, ‘neden sürekli dükkana giriyorsunuz?’ dediler, bütün olaylar 10 dakika içerisinde gerçekleşti”
Izgara salonuna ilk girdikleri andan ve saldırının olduğu zamana kadar geçen sürenin yaklaşık 10 dakika sürdüğüne dikkat çeken Dilara Koca, “Öyle anlatıldığı gibi yarım saat 40 dakika sürmedi. Bazı medya kuruluşlarına ‘savcı sipariş verdi, yarım saat süre verildi, geri geldiğinde yemek yenemediği için, yer kalmadığı için sinirlendi’ gibi olaylar konuşuldu ancak bu tür olaylar hiç olmadı. İçeriden ilk çıkışımız ile geri gelişimiz arasında 2 dakika yoktur, zaten bütün olay 10 dakika içerisinde oluyor. Biz zaten sipariş bile vermedik ki bekleyelim. Sonrasında bize siparişin 1 saat süreceğini söyleyince neden sürekli farklı süre söylendiğini sorduk. O esnada kasada çalışan olduğunu düşündüğüm bir kişi bize ‘niye sürekli dükkana girip çıkıyorsunuz?’ dedi, eşim de ‘biz müşteriyiz neden girmeyelim ki?’ dedi. Sonrasında eşim iş yerinin sahibi ile görüşmek istedi. Bu esnada derdini anlatmaya çalıştı. Kendisinin Cumhuriyet savcısı olduğunu ve jandarma ekiplerinin tavsiyesi üzerine, güzel bir yer olarak söylendiği için burayı tavsiye ettiğimizi söyledi. Jandarmanın önerisinin aslında onları mutlu etmesi bile gerekirdi. Sonrasında eşime ‘sen neden kimliğini söylüyorsun ki şimdi?’ dedi. Sonrasına beyaz tişörtlü birisi, eşim iş yeri sahibi ile konuşurken agresif tavırlar sergiledi, sonrasında biz normal bir şekilde dışarıya çıktık, görüntülerde de mevcut” açıklamalarında bulundu.

“İlk başta saldırıyı anlamadım, annem ve bebeğimin yere düştüğünü sonradan fark ettim, dehşete düşürücü bir olaydı”
Cumhuriyet Savcısı Mücahit Şamil Koca’nın eşi Dilara Koca, son olarak yaşananları şu şekilde anlattı:
“Biz dışarıya çıktıktan sonra turuncu önlüklü bir kişi olayın ne olduğunu sordu, eşim de geri döndü ve o şahsa derdini anlatmaya çalıştı. O esnada bize soru sorun şahıs içeride değildi, bizim olayımıza vakıf da değildi ama o kadar çok sinirlendi ki aslında kendisi ile muhatap da olmadık. O da bize kükremeye başladı, o esnada içeriden koşarak yanımıza geldi, sonrasında birisi eşime vurdu. İlk başta ne olduğunu da anlamadım, sadece bırakıp gitmek istedik. Sonrasında o kalabalıkta arbedede ile birlikte annem ve kucağındaki bebeğim yere düşmüşler. O esnada fark edemedik, gördüğüm şey annemin ve kızımın yerde yatıyor oluşuydu. Onları hemen kaldırdım ve bir anda ‘bebeğimi düşürdünüz’ diye bağırdım. Dehşete düşürücü bir olaydı, sonrasında oradan ayrıldık. Şahıslar o kadar agresifti ki, jandarma ekipleri geldiğinde dahi halen agresif tavırları devam ediyordu. Sanırım kendilerinde ‘müşteri gelse de olur, gelmese de olur’ düşüncesi vardı. Annem, babam, bebeğim, yeğenim ve biz çok kötü bir durum yaşadık.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Şubat, 2026 20:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

BEUN’da sağlıklı yaşam kültürü yaygınlaşıyor

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Ereğli Eğitim Fakültesi Kampüsü, Alaplı Meslek Yüksekokulu Kampüsü, Çaycuma Kampüsü ve Devrek Kampüsü, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen program kapsamında "Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İşyeri" ünvanına layık görüldü.
Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İş Yeri (BDFAD) Programı; sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite başta olmak üzere sağlıkla ilgili alanlarda çalışanlarda davranış değişikliği oluşturmayı, sağlığın korunmasını ve geliştirilmesini hedefliyor. Program ile aynı zamanda sağlıklı, güvenli ve üretken bir iş yeri ortamının oluşturulması amaçlanıyor.
Bu kapsamda BEUN’un Ereğli, Alaplı, Çaycuma ve Devrek kampüsleri; Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Başkanlığı Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Birimi tarafından gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda söz konusu ünvanı almaya hak kazandı. Yapılan incelemeler, kampüslerde sağlıklı yaşamı teşvik eden uygulamaların başarıyla hayata geçirildiğini ortaya koydu.
BEUN’un ilgili kampüslerinin söz konusu ünvanı almaları dolayısıyla değerlendirmede bulunan Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün, programın temel amacının çalışanların sağlıklı yaşam alışkanlıklarını güçlendirmek ve iş yerlerinde sağlığı teşvik eden uygulamaları yaygınlaştırmak olduğunu ifade etti.
Uzm. Dr. Gün, açıklamasının sonunda bu programa hassasiyetle yaklaşarak kampüslerde yürütülen çalışmaların titizlikle uygulanmasına destek veren başta BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere emeği geçen tüm yönetici ve personele teşekkür etti. Ünvan almaya hak kazanan kampüsleri tebrik ederek başarılarının devamını diledi.
Rektör Özölçer: "Sağlıklı Yaşam Kültürünü Üniversitemizin Her Alanına Taşıyoruz"
BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede üniversitenin yalnızca akademik başarıya değil, sağlıklı yaşam kültürünün kurumsal bir değer haline getirilmesine de büyük önem verdiğini belirterek şu sözleri ifade etti:
"Üniversiteler yalnızca akademik bilgi sunarak öğrencileri meslek hayatlarına hazırlayan yükseköğretim kurumları değildir. Aynı zamanda sağlıklı, bilinçli ve örnek yaşam alanları inşa etmekle de sorumludur. Kampüslerimizin ‘Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İşyeri’ ünvanına layık görülmesi, benimsediğimiz bu anlayışın somut ve kıymetli bir göstergesidir. Çalışanlarımızın ve öğrencilerimizin beden ve ruh sağlığını önceleyen bir yaklaşımı esas alıyoruz. Sağlıklı beslenmeyi teşvik eden uygulamalarımız, fiziksel aktiviteyi destekleyen imkânlarımız ve farkındalık çalışmalarımızla kampüslerimizi daha nitelikli ve daha bilinçli yaşam alanlarına dönüştürmeyi hedefliyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; sağlıklı bireyler güçlü kurumları, güçlü kurumlar ise güçlü bir toplumu inşa eder. Bu duygu ve düşüncelerle programa verdikleri kıymetli desteklerden dolayı başta Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na ve Sağlık Bakanlığı ailesine şükranlarımı sunuyorum. Sürecin titizlikle yürütülmesinde büyük destek sunan Zonguldak İl Sağlık Müdürümüz Sayın Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün’e, değerli Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerine ve değerlendirme ekibine gönülden teşekkür ediyorum. Ayrıca bu sürece büyük bir hassasiyetle katkı sağlayan kampüslerimizin kıymetli yöneticilerine, akademik ve idari personelimiz ile sevgili öğrencilerimize yürekten teşekkürlerimi iletiyorum. Sağlıklı kampüs uygulamalarımızı daha da geliştirerek yaygınlaştırmaya ve bu alandaki çalışmalarımızı artan bir kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."

Bizi sosyal medyadan takip edin