Safranbolu Belediyesine bağlı Safranbolu Kültür Eğitim Merkezi ‘’SAKEM’’ yılsonu sergisi kapsamında konser etkinliği düzenledi.
Şan ve Piyano eğitmeni Gülşah Bozkurt, Bağlama Ömer Günday ve Ney eğitmeni Kemal Oğur’un kursiyerlerinin gerçekleştirdiği muhteşem konsere, yoğun programı nedeniyle katılamayan Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer’in eşi Miray Ürkmezer ve Halk Eğitim Müdürü Sezai Öztaş katıldı.
Yılsonu sergi programı dahilinde çeşitli etkinlikler hazırlayan SAKEM bu kez de sanat severlerin kulaklarına hitap etti. Her gün farklı bir branşta canlı performansla ziyaretçilerin beğenisini kazanan etkinlikler yoğun ilgiyle devam ediyor.
Yaklaşık 8 aylık eğitimlerin verildiği, sertifika almaya hak kazanmış çeşitli branşlarda eğitimlerini tamamlayan kursiyerlerin titizlikle hazırlandıkları, yılsonu sergisi birbirinden farklı eserlere ve etkinliklere ev sahipliği yapıyor.
Örgün eğitimin yanı sıra yaygın eğitimin de önemini vurgulayan Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer şu sözlere yer verdi. ‘’Dünya Miras Kenti Safranbolu’da eğitimle ilgili her yaş gurubuna hitap eden yeni projeler geliştiriyoruz. Bunun dışında SAKEM ‘de çeşitli branşlarda eğitimler vererek kursiyerlerimizi meslek edindinmeye teşvik ediyoruz. Üretilen eserlerin yanı sıra ruhun ihtiyaç duyduğu müzik dallarını da ihmal etmiyoruz. Çeşitli enstrümanları çalmayı öğrenen ve şan eğitimi alan kursiyerlerimizin hazırlamış olduğu konser etkinliğine yoğun iş tempom dolayısıyla katılamamış olsam da kurs ziyaretlerim esnasında başarılı işler yaptıkları biliyorum. Emeği geçenlere teşekkür ediyor ve başarılarından dolayı kendilerini kutluyorum.”
Etkinlik kapsamında her gün farklı bir yiyecekle ziyaretçilere düşük ücretle ikram edilen ürünlerin bugünkü ikramı gözleme oldu.
Türkiye’de görülen kuzey ışıkları ilk kez kitaplaştırıldı
Gümüşhane’de Prof. Dr. Nafiz Maden, milattan sonra 333 yılından günümüze Anadolu tarihinde yazılı belgelere yansıyan kuzey ışıklarını 10 yıllık çalışmayla kayıt altına aldı.
Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, Anadolu’da görülen kuzey ışıklarını konu alan ‘Anadolu’da Kuzey Işıklarının Dansı’ kitabını yaklaşık 10 yıllık bir çalışmanın ardından tamamladı. 2016 yılından bu yana yürütülen araştırmalar kapsamında, milattan sonra 333 yılına kadar uzanan kuzey ışıkları gözlemlerine ilişkin tamamen Türkiye’ye özgü ilk kapsamlı veri tabanı oluşturuldu.
Prof. Dr. Maden, Doğu Romalı ve Bizanslı tarihçilerin bu doğa olayını kroniklerinde kayıt altına aldığını belirterek İstanbul başta olmak üzere Urfa ve Adana gibi şehirlerde ilk ve orta çağ dönemlerinde, Gümüşhane’de ise özellikle Cumhuriyet döneminde kuzey ışıklarının gözlemlendiğine dair gazete haberleri ve resmi kayıtların bulunduğunu ifade etti.
"Kayıtlar milattan sonra 333 yılına kadar uzanıyor"
Kitabın tarihsel boyutuna değinen Prof. Dr. Maden, "Türkiye’de kuzey ışıklarının ilk kaydedildiği dönem milattan sonra 333 yılına kadar uzanıyor. Doğu Romalı ve Bizanslı tarihçiler bu olayları kendi kroniklerinde kayıt altına almışlar. Biz de bu kaynaklara ulaşarak İstanbul başta olmak üzere Urfa, Adana gibi şehirlerde ilk çağ ve orta çağ dönemlerinde fecr-i şimali olaylarının gözlemlendiğini görüyoruz. Bu gözlemler çoğunlukla kıyamet, savaş ve büyük felaketlerle ilişkilendirilmiş. Demek ki o dönemlerde kuzey ışıkları, insanların kıyamet inancını tetikleyen bir unsur olarak görülmüş. Fatih Sultan Mehmet’in hayatını anlatan Bizanslı tarihçi Kritovulos’un eserinde de bu konuya dair önemli anekdotlar yer alıyor. Kritovulos, Fatih’in doğumu ve tahta çıkışı sırasında fecr-i şimali olayının görüldüğünü kaydediyor. Ayrıca 1453 yılında İstanbul’un fethinden önce de bu olayın görüldüğüne dair anlatımlar bulunuyor" dedi.
"Kuzey ışıklarını gören askerler yangından şüphelenmiş"
Cumhuriyet dönemine ait önemli verilerin Kandilli Rasathanesi arşivlerinde yer aldığını aktaran Prof. Dr. Maden, "Cumhuriyet dönemine geldiğimizde Kandilli Rasathanesi’nin önemli kayıtlarıyla karşılaşıyoruz. 26 Ocak 1938 tarihinde Avrupa’da geniş çaplı bir fecr-i şimali olayı görülüyor. O dönemde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olan Kandilli Rasathanesi’nin müdürü Fatin Gökmen, bunun olağanüstü bir doğa olayı olduğunu ve Türkiye’de görülmesinin mümkün olmadığını ifade ediyor. Ancak aynı tarihte Kelkit’te bu olayın halk tarafından izlendiğine dair bir haber, 4 Şubat’ta Erzurum merkezli Doğu Gazetesi’nde yayımlanıyor.1940 yılında ise bu olay Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde görülüyor. Kandilli Rasathanesi, Milli Eğitim müdürlüklerine yazı göndererek illerinde böyle bir gözlem olup olmadığını soruyor. Elimizde Şebinkarahisar Kaymakamlığı ile Gümüşhane, Tokat ve Elazığ Milli Eğitim Müdürlüklerine ait resmi yazılar bulunuyor. Özellikle Gümüşhane İl Milli Eğitim Müdürü’nün yazısı dikkat çekici. Yazısında, kuzey kutbunda görülen bu olayın güney kutbunda da görülüp görülmediğini sorguluyor. 1940 yılında Gümüşhane’de görülen fecr-i şimali olayı sadece il merkeziyle sınırlı kalmıyor; Hamsiköy, Torul, Kelkit, Bayburt ve Kale Bucağı gibi birçok noktada da gözlemleniyor. Maçka’da telefon santrallerinin kendiliğinden devre dışı kaldığına dair bilgiler dahi mevcut. Tüm bunlar, 1940 yılındaki olayın oldukça şiddetli bir güneş fırtınasından kaynaklandığını gösteriyor. Zigana Karakolu’nda görevli askerler, gökyüzündeki bu kızıllığı görünce ‘acaba bir yangın mı var?’ düşüncesiyle Torul ve Gümüşhane’yi arıyor. Yapılan incelemeler sonucunda bunun bir fecr-i şimali olayı olduğu anlaşılıyor ve halk bu olağanüstü doğa olayını izliyor" diye konuştu.