Karabük Postası tarafından
15 Ekim, 2016 14:43 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 4dk
Yorum: 0

Şahin’den Bazı  FETÖ’cülere “İmam” Denilmesine İtiraz

AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin; “İmamlık bizim inancımızda çok saygın bir meslektir. Ben eski imamım. Ama bu terör örgütünün imamı değilim”   TBMM eski Başkanı ve AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, Şahin, 100’üncü Yıl Kültür Merkezi’nde düzenlenen partisinin genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısına katıldı. Şahin burada yaptığı konuşmada; bazı FETÖ'cülere söylenen “imam” kelimesine itirazı olduğunu belirterek, “İmamlık bizim inancımızda çok saygın bir meslektir. Ben eski imamım. Ama bu terör örgütünün imamı değilim” dedi. Partililere hitaben konuşan Şahin, milletçe, devletçe ve hükümetçe yürütmekte oldukları 2 tane önemli görevlerinin olduğunu ifade ederek, “Bunlardan biri darbeci terör örgütü mensuplarının bütününü tespit edip yargıya teslim etmek ve yapmış oldukları eylemin cezasını kat ve kat çekmelerini temin etmektir. İkinci görevimiz ise bölgemizde yeni haritaların çizilmesine izin vermemek ve ülkemizin güvenliğini ne pahasına olursa olsun korumaktır” dedi. KİMİN KİM OLDUĞUNU BİLEMİYORSUNUZ” Darbe girişiminin üzerinden 3 ay geçtiğini hala gözaltı, tutuklamalar ve açığa almaların devam ediyor diye düşünenlerin olabileceğine de dikkat çeken Şahin, “Aslında bunda şaşılaşacak bir şey yok. Çünkü karşımızda son derece sinsi, bukalemun, takiyeci, yalancı ve dünyanın şu ana kadar görmediği çapta bir terör örgütü var. Yalanı o kadar rahat söylüyorlar ki kendilerini gizlemeyi o kadar rahat beceriyorlar ki. Tabii ki böylesine bir örgütle mücadele etmek kolay değil, zaman alıyor. Karşımızda normal bir terör örgütü yok. Siz karşınızda Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup bir general var sanıyorsunuz, oysa karşınızda Pensilvanya’ya bağlı bir general var. Karşınızda FETÖ Terör örgütüne bağlı Savcı, polis memuru, bir iş adamı, sivil toplum örgütü var. Böylesine bir örgütle normal şartlarda mücadele edebilir misiniz? Bu normal şartlarda mücadele etmek için tabii ki olağanüstü yöntemlere başvurmak zorundasınız. 3 ay geçti hala tutuklamalar gözaltına açığa almaların sorununun ortaya çıkan açık cevabı ise By Lock. Kendi aralarında öyle bir haberleşme sistemi kurmuşlar ki. Sadece bu örgüte mensup olanların yararlanabildiği başkalarının yararlanması mümkün olmadığı bir haberleşme sistemi kurmuşlar. İstihbarat teşkilatımızın elde ettiği verilere göre 215 bin By Lock sistemi kullanıcısı var. Şu ana kadar 170 bin civarında ki tespit edildi. Dün Konya’da By Lock kullanan yargı mensuplarının tespitiyle görevli bir savcı, en hızlı By Lock’culardan çıktı ve şu anda gözaltında. Kimin kim olduğunu bilemiyorsunuz” ifadesinde bulundu. "Ben de eski imamım, ama bu terör örgütünün imamı değilim” Şahin, FETÖ'nün bazı üyelerine söylenen ‘imam’ kelimesine itirazı olduğunu da kaydederek, “İmamlık bizim inancımızda çok saygın bir meslektir. Ben eski imamım. Ama bu terör örgütünün imamı değilim. Ben imam hatip mezunuyum ve resmi olarak kendi köyümde 1,5 yıl imamlık yaptım. Arkasında namaz kıldığımız, kendisine uyduğumuz imamlarımız var. Bu FETÖ'nün bir takım ara elemanlarına imam tabir edilmesini doğru bulmuyorum. Bunlara başka bir isim vermek lazım. İmamlarımızın ismini niye hainlerle birlikte analım? Bunlar terör mensuplarıdır. Örgütün ara elemanlarıdır. Olsa olsa böyledir” dedi. "KURUNUN YANINDA YAŞTA YANSIN İSTEMİYORUZ” FETÖ soruşturması kapsamında mağdur olanların mağduriyetinin mutlaka giderileceğini de anlatan Şahin, şunları söyledi: “Önümüzde bir tepsi var ve içerisindeki taşları ayıklayacağız. Taşlar siyahsa kolay işimiz. Ama bu öyle bir örgüt ki pirincin içerisindeki beyaz taş. Hangisi pirinç tanesi hangisi beyaz taş ilk bakışta göremiyorsunuz. O nedenle taş diye aldığınız bazen pirinç tanesi çıkabilir. Bunu iyice inceledikten sonra farkına varıyorsunuz. O nedenle bir takım yanlışlıklar, hatalar olabilir. Karşınızda görünen kendisini her şeyiyle belli etmiş bir örgüt yok ki. Karşınızda bir pehlivan durmuyor ki girişesiniz, sırtını yere getiresiniz. Belli değil ne olduğu. En yakınınız bile olabilir. Ben 2 gündür buralardayım. Geliyorlar işte açığa alınmış veya memuriyetten atılmış hemşehriler, yakınlarım var. Ne yapabilirim ben? Hak etmişsin kardeşim. Bile bile bu örgütün sendikasına kayıt olmuşsun. Darbe girişimi başarılı olsaydı belki şimdi sende bizim ensemizde boza pişirecektin, çakallar gibi ortada dolaşacaktın. Kimi kandırıyorsun sen?. Biz beyaz taş diye ayırmışızdır, pirinç tanesi olabilir. Bunu daha sonraki incelemelerimizde göreceğiz. Onların mağduriyetini mutlaka gideririz. Kurunun yanında yaşta yansın istemiyoruz. Bunun vebali var. Adaletli davranmak zorundayız. Ama bu sayı çok az. En masum olduğunu söyleyenleri bile bir incelediğinizde bu yapının bir yerinde bulunduğunu görüyorsunuz kardeşim. Şimdi süklüm püklüm geliyorlar. Bu darbe girişimi başarılı olsaydı onlar bizim ensemizde boza pişirirlerdi bilesiniz. O nedenle her kes hak ettiğini görecektir” “FETÖ LİDERİNİN KILIÇDAROĞLU’NA TEŞEKKÜR MEKTUBU ÇIKARSA HİÇ ŞAŞIRMAYIN” Darbe girişimi gecesinden sonra tüm siyasi partilerin genel başkanlarının, parti mensuplarının darbeye karşı tavırlarını ortaya koyduklarını, demokrasi toplantılarına meydanlarda katılarak tepkilerini ortaya koyduklarını ifade eden Şahin konuşmasını şu sözlerle devam etti: “Ancak sanki böyle bir darbe girişimi olmamış gibi, 15 Temmuz’u adeta unutturmak istercesine bir mağduriyet edebiyatı verilmeye başlandı. Sanki bir takım gözaltına, görevden almalar hatta tamamı haksızmış gibi bir söylem geliştirmeye çalışıyor bazıları. Bunun da bayraktarlığını maalesef CHP ve onun Genel Başkanı sayın Kılıçdaroğlu yapıyor. Bir milyon mağdur var diyor. Aslında bu şu demek; Bu darbe girişimi sebebiyle tespit edilen FETÖ'ye mensup olanların aileleriyle birlikte 1 milyon olacağını tahmin ediyor. Sayın Kılıçdaroğlu bunların oylarına talip. İlk seçimde bunların oylarını nasıl alırım diye bir politika takip ediyor. Darbe girişiminde bulunanlardan, bu örgüte mensup olanlardan hesap sorulmasını falan unuttu, unutturmaya çalışıyor Kılıçdaroğlu. İşte bu mağduriyet edebiyatı ile bunların nasıl oyunu ilk seçimde alabilirim diye bir politika ediyor. Bu son derece yanlış bir politikadır. Kendisine hiçbir hayrı olmayacaktır. Önümüzdeki günlerde Amerika’da Washington Post ve New York Times Gazetelerinde FETÖ liderinin sayın Kılıçdaroğlu’na teşekkür mektubu çıkarsa hiç şaşırmayın. Çünkü sadece FETÖ'ye yarıyor bu mağduriyet edebiyatı. Onları memnun ediyor”. Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
04 Şubat, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 03.02.2026 12:20
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TARİHİ TAŞ BİNAYA KARŞILIK 63 DÖNÜM ARSA

Safranbolu Devlet Hastanesi’nin arkasında bulunan Karabük Üniversitesi’ne ait Tarihi Taş Bina’nın Sağlık Bakanlığı’na devri için resmi süreç başladı. Devir karşılığında kampüs alanı içerisindeki 63 dönümlük arsanın üniversiteye verilmesi planlanıyor.

Safranbolu Devlet Hastanesi’nin arka bölümünde yer alan ve Karabük Üniversitesi mülkiyetinde bulunan Tarihi Taş Bina’nın Sağlık Bakanlığı’na devredilmesine yönelik çalışmaların başladığı öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, söz konusu devirle ilgili resmi yazışmalar başlatıldı.

Yapılması planlanan devir kapsamında, Sağlık Bakanlığı’na ait ve Karabük Üniversitesi kampüs alanı içerisinde bulunan 63 dönümlük arsanın üniversiteye devredileceği ifade edildi. Bu takasın, hem üniversitenin kampüs alanındaki arsa ihtiyacını karşılaması hem de Safranbolu Devlet Hastanesi’nin hizmet alanını genişletmesi açısından önemli olduğu belirtiliyor.

KAPGEM İÇİN YENİ BİNA ARANIYOR

Öte yandan, üniversiteye ait Tarihi Taş Bina’da faaliyetlerini sürdüren Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi Koordinatörlüğü (KAPGEM) için de yeni bir bina tahsis edilmesi gündemde. KAPGEM’in yürüttüğü eğitim ve araştırma faaliyetlerinin aksamaması adına uygun bir binanın tahsis edilmesi için çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

REKTÖR KIRIŞIK: “HER İKİ TARAF İÇİN DE FAYDALI”

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, konuyla ilgili olarak gazetemize yaptığı açıklamada, Sağlık Bakanlığı ile üniversite arasında Tarihi Taş Bina’nın devrine ilişkin görüşmelerin sürdüğünü söyledi. Bu süreçte AK Parti Karabük Milletvekillerinin önemli katkılarının bulunduğunu etti.

Devrin her iki kurum açısından da olumlu sonuçlar doğuracağını vurgulayan Rektör Kırışık,
“Bu devir hem Safranbolu Devlet Hastanesi hem de Karabük Üniversitesi için faydalı olacaktır. Kampüs alanı içerisinde uzun süredir arsa ihtiyacımız bulunuyordu. Sağlık Bakanlığı’na ait 63 dönümlük arsanın üniversitemize devredilmesiyle bu ihtiyacımız karşılanmış olacak” dedi.

Karabük İl sağlık Müdürü Op. Dr. İsmail kara da Gazetemize verdiği bilgide taş bina ile arsa takasını doğrularken, yazışmaların başladığını gerekli talimatların verilmesinin beklendiğini ifade etti. Takasın Safranbolu Devlet Hastanesi için önemine değinen Müdür Kara, devrin gerçekleşmesi ile birlikte Safranbolu Devlet Hastanesinin çalışma alanının genişleyeceğini ve önemli ölçüde bir rahatlama olacağını söyledi. Yetkililer, sürecin resmi prosedürlerin tamamlanmasının ardından netlik kazanacağını belirtirken, söz konusu anlaşmadan her iki tarafında kazançlı çıkacağı ifade edildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin