Karabük Postası tarafından
29 Ağustos, 2015 14:54 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Safranbolu Evleri Zamana ve Afetlere Meydan Okuyor

Safranbolu ilçesinde bulunan Osmanlı mimarisinin ve 100 yıl önceki Türk yaşantısını çok iyi yansıtan tarihi konaklar yüzyıllardır ayakta. Temeli kayaya ulaşıncaya kadar kazılan Safranbolu evleri, birbirinden bağımsız yapılan bölümleri ve 'çatkı' denilen sistemle inşa edilme özellikleri sayesinde yüzyıllardır her türlü doğal afete karşı ayakta kalıyor. 18 ve 19. yüzyıl ile 20. yüzyıl başlarında inşa edilen bu konaklar sağlam bir mimari ile kuruldu. Tarihi konaklarda binlerce yılın verdiği deneyimler ve bilgilerle oluşan ustalığın kullanıldığını anlatan Araştırmacı Gazeteci Yazar Aytekin Kuş, şu bilgileri paylaştı: "Tarihi mimari korumada önemli bir yer alan Safranbolu'nun tarihi konaklar akıllı yaşamın ipuçlarını gösteren bir kanıttır. Zemin kat taştan, coğrafi yapıya uygun hale getirildikten sonra, diğer katlar ahşap şekilde yapılmıştır. Dikme, dökme, çatkı gibi ayrıntılarla hem depremlere hem de diğer olumsuz koşullara karşı yüzyıllardır ayakta kalmıştır. Ülkemizde birçok deprem olmuş, ancak bu tür yapılar hep ayakta kalmıştır. Çünkü, bu evlerde çatkı sistemi çok iyi düşünülmüş. Safranbolu konakları gibi geleneksel Türk evleri, en yüksek şiddetteki depreme bile dayanır. Depremin çok şiddetli olduğu bazı ülkeler, çelik kullanarak bizim evlerimizdeki çatkı sistemini binalarında uyguluyorlar." YANGINLARA KARŞI YANGIN DUVARI Aytekin Kuş, bazı evlerde ise yangına karşı yangın duvarları oluşturulduğunu belirterek, "Mescit sokağında bulunan bir evin özelliği ise sadece depremlere karşı ayakta durmasını sağlamasının yanı sıra temelden çatıya kadar bir taş duvarın olması. Bu taş duvar, birlikte yaşamanın sosyal projesine bir örnek. Üst kısımlarda meydana gelebilecek bir yangın olayına karşılık evin bir kısmını kurtarır, eğer alt kısımdan bir yangın meydana gelirse mahalledeki evlerin daha az zarar görmesini sağlamak için yapılmıştır. Bu tür evleri Safranbolu’nun bazı tarihi evlerinde görebiliriz." diye konuştu. ÇATKI SİSTEMİ DEPREME KARŞI GÜVENCE Reha Günay'ın “Türk Ev Geleneği ve Safranbolu Evleri” kitabında belirtildiği gibiSafranbolu evlerinin temeli genellikle bir kayaya rastlanıncaya kadar kazılmış, taş duvarlar ise balık kılçığı yöntemiyle yapılmış. Taş duvarların arasında 'sar' denilen ahşap hatlar yerleştirilen konaklarda, ahşap kısmında köşelerde yanlamalar, duvarlarda ise 70 santimetre aralığında dikmeler kullanılmış. Ahşap çatkı sistemi, hem yatay kuvvetlere karşı dayanıklı olması hem de hafifliği nedeniyle daha güvenilir olmasından dolayı tercih edilmiş. MEYİLLİ ARAZİDEKİ EVLERDE ŞAKÜL Öte yandan düz toprakların tarım arazisi olarak kullanılmasını sağlamak için Safranboluda bazı evler ise meyilli arazi üzerine yapılmış. Meyilli arazi üzerine yapılan bazı şakül sistemi yapılmış. Safranbolu'nun 1. derecede deprem bölgesinde olması nedeniyle ev sahibi tarafından evin odasına 2 adet eksantrik dikey şakül yaptırılmış. Bu şaküller normal zamanda çok rahat dönüyor. Ama evin temelinde veya evde herhangi kayma, oynama olduğu zaman şaküller dönmüyor. Böylece ev sahibi tehlikeyi önceden haber almış oluyor. Bu sistemin Fatih Sultan Mehmet zamanında camilerde kullanıldığı biliniyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 12:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

’Sahte avukat’ dolandırıcılığı davasında sanığa 5 ay hapis cezası

Kastamonu’da bir vatandaşın kendisini avukat olarak tanıtan kişilerce dolandırılmasıyla ilgili yargılanan şahıs, 5 ay hapis cezası ile 20 bin TL adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 2025 yılında Kastamonu’da il merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ahmet D., kendisini avukat olarak tanıtan ve ‘icradan takipli dosyanız var’ diyen şahıs tarafından 8 bin 20 TL dolandırıldı. Bir süre sonra dolandırıldığını anlayan Ahmet D., karakola giderek şikayette bulundu. Şikayet üzerine S.Ş. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde ‘dolandırıcılık’ suçundan dava açıldı.
Tutuksuz yargılanan sanık S.Ş. yaptığı savunmada, "Asıl suçlu M.D.’dir. Tüm paraları o aldı. Ben kendisini tanımam. M.D., kendisini bana Hakan olarak tanıttı. M.D. hakkında şikayette bulundum ama yurtdışında yaşadığı için işlem yapılmadı. Ben de bunun üzerine mağdurun 8 bin 20 TL olan zararını yaklaşık 1 ay önce ödedim. Dekontunu da mahkemenize gönderdim. Ben bu dolandırıcılık olayında hesabımın bu işlerde kullanılacağını bilmiyordum. Bu şekilde mağdur olan, dolandırılan başkaları da var. Şu anda sigortalı bir işe girdim. Diğer mağdurların zararlarını da gidermeye çalışacağım. Ben de bu olayda mağdurum, bir cahillik yaptık, onun cezasını çekiyoruz. Beraatımı talep ederim" dedi.
Mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan S.Ş.’yi ‘dolandırıcılık’ suçundan 5 ay hapis ve 20 bin TL adli para cezasına çarptırdı. Sanık S.Ş.’nin cezası, 5 yıl denetimli serbestliği tabi tutulmak üzere ertelendi.

Bizi sosyal medyadan takip edin