Karabük Postası tarafından
07 Nisan, 2023 15:19 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Safranbolu Esnafı, Bayram Tatilinde Turizm Hareketliliği Bekliyor

UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan ve evleriyle dünyaca ünlü Karabük'ün Safranbolu ilçesinde esnaf, okulların ara tatili ile birlikte 9 güne çıkan Ramazan Bayramı'nda yoğun bir turizm hareketliliği bekliyor. Arnavut kaldırımlı sokakları, Osmanlı döneminden kalma han, hamam, cami, çeşme, köprü ve konaklarıyla açık hava müzesini andıran Safranbolu, Ramazan Bayramı'nda misafirlerini zamanda yolculuğa çıkaracak. Osmanlı'nın şehir hayatı ve kültürünü yansıtması dolayısıyla "Osmanlı'nın parmak izi", "Korumanın başkenti", "Kendini koruyan kent" gibi unvanlarla anılan tarihi ilçede, okulların da bayram öncesi ara tatile girecek olmasıyla otellerde yoğun talepler oluştu. Bir otelde işletme müdürü olarak görev yapan Mutlu Çiğdem, İhlas Haber Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, yoğun bir talep olduğunu söyledi. Safranbolu'nun en yoğun talep gördüğü dönemlerin Nisan ve Mayıs ayları olduğunu ifade eden Çiğdem, "Rezervasyonlar yapılmaya başlandı, umudumuz bu bayramda Safranbolu yoğun bir kalabalık olacak diye bekliyoruz. Şuanda yüzde 100 doldu diyemeyiz, fakat talepler çok güzel. 3 günlük tatillerde Safranbolu Ankara ve İstanbul'a yakın mesafede olduğundan tatillerde tercih edilen bir yer" dedi. Hafta sonu Batı Karadeniz bölgesine grup yapan acentelerin de talepleri olduğunu aktaran Çiğdem, "Onların da satışları devam ediyor. Otelciler olarak beklentimiz bayramda dolu geçireceğiz. Kısa süreli tatillerde, özelikle ilk bahar ve son baharda Safranbolu tercih edilen bir bölge. Sadece Safranbolu olarak da değil, gelirken Abant'a uğranabilir, Abant, Safranbolu, Amasra üçlü bir sac ayağı. Yeni programımıza eklenen Pınarbaşı Horma Kanyonu, Yenice ormanlarımız var. gelen insanlar gerçekten etkileniyorlar, çok farklı ve turizmimize renk kattı" diye konuştu. Tarihi Çarşı'da tarihi konakların kapı kilitleri yapan çilingir Hüseyin Özdemir de Ramazan Bayramı'nın yoğun geçmesini beklediklerini ifade etti. Özdemir, ramazan ayında diğer aylara göre daha iyi iş yaptıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Gönül arzu eder ki, sokakların hiçbir yerinde boş yer kalmasın her kes şahane bayram yapsın. Havalar güzel olursa beklentimi iyi yönde, güzel olur. Safranbolu'yu bilenler tekrar geliyor. Duymayan da varsa gelsin ecdat yadigarını izlesin, seyretsin ve gerçekten samimi ziyaret neredeymiş onun farkına varsın. Sokakların kabalık olması, bizim için o kadar güzel olur. Alışverişimiz daha şahane olur. Alışveriş o gün için olmasa bile 'Ben Safranbolu'ya gittim ama orada görmüştüm şunlar da vardı' veya vatandaş bunları gördüğünde o zaman lazım değil, ama bir süre sonra lazım olduğunda gelip buradan alma şansına sahip. Yeter ki burada görsünler." (İHA)
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
28 Ocak, 2026 14:13 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Doğdu: “Sağlıkta Şiddete En Ağır Cezalar Verilmelidir”

Türk Sağlık-Sen Karabük Şube Başkanı Sağdık Doğdu, sağlıkta şiddetin giderek vahşete dönüştüğünü belirterek, faillerin en ağır şekilde cezalandırılması çağrısında bulundu.

Son dönemde şiddet vakalarının rutin hale geldiğine dikkat çeken Doğdu, bu durumun sorunun ne denli ciddi boyutlara ulaştığını açıkça gösterdiğini ifade etti. Safranbolu Devlet Hastanesi’nde son 10 gün içerisinde biri Acil Servis’te, diğeri polikliniklerde olmak üzere iki ayrı şiddet olayı yaşandığını aktaran Doğdu, sağlık çalışanlarının darp edilmeye çalışıldığını söyledi.

Yaşanan olaylardan etkilenen sağlık çalışanlarına geçmiş olsun dileklerini ileten Doğdu, saldırganların bir an önce en ağır cezalara çarptırılması gerektiğini vurguladı. Şiddet uygulayanlara gösterilen her türlü toleransın, sağlıkta şiddeti daha da artırdığını belirten Doğdu, “Vicdanını kaybetmiş, insanlıktan nasibini almamış kişilere karşı asla taviz verilmemelidir” dedi.

Türk Sağlık-Sen olarak sorumlu sendikacılık anlayışıyla hareket ettiklerini kaydeden Doğdu, sağlıkta şiddetin önlenmesi için çözüm önerilerini ısrarla dile getirmeye devam edeceklerini söyledi. Bu kapsamda sağlık kurum ve kuruluşlarının “sıfır toleranslı alan” ilan edilmesi önerilerinin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Doğdu, sağlık kurumlarında işlenen suçların ertelenememesi ve para cezasına çevrilememesi, doğrudan hapis cezası ile cezalandırılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca istisnasız tutuklu yargılama uygulanması ve şiddet uygulayanlara acil haller dışında kamu sağlık hizmetinin belirli bir süre ücretli verilmesi gibi önlemlerin de acilen devreye sokulması çağrısında bulundu.

Şiddetin önlenmesinin yolunun kararlı uygulamalardan geçtiğini dile getiren Doğdu, “Hiç kimseyi ayırt etmeden bu çirkinliği yapanlara hak ettikleri ceza verilmelidir. Aksi takdirde sağlıkta şiddetin önlenmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Kınamakla, unutmakla ya da yaşananları münferit olaylar gibi görmenin çözüm olmadığını vurgulayan Doğdu, sağlık çalışanlarının hastaları hayata tutundurmaya çalışırken kendi hayatları için endişe duymalarının kabul edilemez olduğunu söyledi. Sağlık çalışanlarının artık bu şiddet sarmalına tahammül edecek gücünün kalmadığını belirten Doğdu, kesin çözüm için en kısa sürede somut adımlar atılması ve en ağır cezaların uygulanması gerektiğini bir kez daha yineledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin