Safranbolu Emek’te Hanım Evi ve Dikim Evi Açılacak
Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse Emek Mahallesi’nde faaliyetlerini sürdüren SAKEM kurslarını ziyaret etti. Kurslara tek tek konuk olarak eğitim gören kadınlarla sohbet eden Başkan Köse ziyaretlerinin ardından Safranbolu Belediyesi tarafından kadınlar için oluşturulacak yeni sosyal alanların ve istihdam sahalarının Emek Mahallesi’nde yer alacağını söyledi.
Başkan Köse; Emek SAKEM içerisinde yer alan ve acezeler için yemek üretimi yapan mutfağın inşaatı devam eden hayır çarşısının tamamlanmasının ardından bu noktaya taşınacağını belirtti. Mevcut mutfak alanının ise hanım evi konseptinde bir alana dönüştürüleceğini tüm kadınların uğrak noktası haline gelecek bir sosyal alan oluşturacaklarını ifade eden Başkan Köse, 31 Mart yerel seçimlerinin ardından şu an tasarım aşamasında olan, SAKEM bünyesinde dikiş kursu almış olan kadınların yer alacağı, Safranbolu Belediyesi personelinin kıyafet ihtiyacını karşılayacak ve kadınlara istihdam sağlayacak dikim evi projesinin hayata geçeceğini söyledi.
Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse söz konusu projeler hakkında yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Emek’teki SAKEM kursumuz bizim en çok ilgi gören ve yoğun olan kurslarımızdan bir tanesi. Bu arada SAKEM kurslarımız aynı hızla devam ediyor farklı alanlarda. Bulunduğumuz alanda sadece kurslar değil bizim acezelere yemek yaptığımız bir mutfağımız da var. Bu alandaki mutfağı yeni yaptığımız hayır çarşısına taşıyarak mevcut mutfak alanını da ilk açtığımız hanım evi gibi kadınlarımızın kurs öncesi sonrası ya da kurs devam ederken çay, kahve içebilecekleri bir alana dönüştüreceğiz. Tabi bu sadece kursa gelen kadınların değil bu bölgedeki tüm kadınlarımıza hizmet edecek bir alan olacak. Bunun sürprizini verdim ve kadınlarımız da çok memnun oldu. Ayrıca istekleri, şikayetleri noktasında sohbet ettik. Eksiklerini her zaman tamamlamaya çalışıyoruz. Çok yoğun devam eden dikiş kursumuz var. Dikiş kursundaki kadınlarımıza da bir sonraki dönem Safranbolu Belediyesi’nin personel kıyafet ihtiyacını giderecek dikim evi projemiz var. Bu dikim evi sayesinde dikiş kursu alan kadınlarımıza da istihdam sağlamış olacağız.’’ (Ramazan Öztürk)
21 Şubat, 2026 08:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 20.02.2026 15:10
Bu Yazıyı Paylaş
veya linki kopyala
Okuma Süresi: 2dk
Yorum:0
ÇOCUĞUNUZUN SESSİZ ÇIĞLIĞINI DUYUN!
Her geçen gün artan akran zorbalığı vakaları toplumda ciddi endişe yaratıyor. Çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan bu sorun, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyerek ağır sonuçlara yol açabiliyor.
Son yıllarda akran zorbalığının ulaştığı boyut, toplumda ciddi endişe yaratıyor. Pek çok çocuk ve gencin fiziksel ve psikolojik olarak etkilendiği bu sorun, bazı vakalarda şiddetin en ağır biçimlerine kadar uzanıyor. Neredeyse her gün çocukların bıçaklandığı ya da hayatını kaybettiği olayların gündeme gelmesi, akran zorbalığının ne denli acil bir mesele olduğunu gözler önüne seriyor.
Türkiye genelinde olduğu gibi Karabük’te de benzer olayların artış göstermesi, hem eğitim camiasında hem de aileler arasında kaygıyı artırıyor.
Okullarda ve dijital platformlarda giderek yaygınlaşan akran zorbalığı, artık belirli bir nedene bağlı olmaksızın çocukların ve gençlerin yaşamını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, günümüzde yaşanan zorbalık vakalarının önemli bir kısmında net bir sebep bulunmadığına dikkat çekiyor. Dış görünüş, sessiz bir kişilik yapısı, akademik başarı ya da başarısızlık gibi herhangi bir özellik, zorbalık için yeterli gerekçe olarak görülebiliyor.
Eğitimciler, sosyal medyanın etkisiyle zorbalığın biçim değiştirdiğini vurguluyor. Fiziksel ve sözlü zorbalığın yanı sıra dışlama, alay etme, küçük düşürücü paylaşımlar ve mesajlaşma yoluyla yapılan siber zorbalık vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Bu durum, mağdur öğrencilerin akademik başarısını düşürürken; kaygı bozukluğu, özgüven kaybı ve sosyal içe kapanma gibi psikolojik sorunlara da yol açıyor.
Zorbalığa maruz kalan birçok çocuk, neden hedef alındığını anlayamazken zamanla suçu kendinde aramaya başlıyor. Uzmanlar, bu süreçte ailelerin ve öğretmenlerin çocukları yakından gözlemlemesinin ve erken müdahalenin büyük önem taşıdığını belirtiyor.
Milli Eğitim camiasında ise akran zorbalığına yönelik farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiği ifade ediliyor. Okullarda rehberlik servislerinin daha aktif rol üstlenmesi, yalnızca mağdur öğrencilerin değil, zorbalık yapan çocukların da desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre, zorbalık davranışlarının altında yatan nedenler ele alınmadan kalıcı bir çözüm sağlanması mümkün değil.
Yetkililer, akran zorbalığıyla mücadelenin erken yaşta empati eğitimi, açık iletişim ve güvenli okul ortamlarının oluşturulmasıyla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor. Zorbalığın bireysel olduğu kadar toplumsal bir sorun olduğuna işaret edilirken, yaşanan olayların zaman zaman şiddet ve ölümle sonuçlanmasının tehlikenin boyutunu açıkça ortaya koyduğu belirtiliyor.