UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan ve Cittaslow ağına dahil olan Safranbolu ilçesi 9 günlük Ramazan Bayramı tatilinde yaklaşık 500 bin kişiyi ağırladı.
Osmanlı döneminden kalma han, hamam, cami, çeşme, konak ve köprüleriyle açık hava müzesini andıran tarihi ilçe 9 günlük Ramazan Bayramı tatilinin dolu dolu geçirdi.
"Kendini koruyan kent", "Osmanlı'nın parmak izi", "Korumanın başkenti" gibi unvanlarla anılan Safranbolu, Arnavut kaldırımlı sokaklarıyla ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkardı.
Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’nin çalışmalarıyla bu yıl Cittaslow (sakin şehir) ağına dahil olan Safranbolu bu bayramda nüfusunun 10 katı ziyaretçiyi ağırlamayı başardı.
Otellerin yüzde 100 dolduğu ilçede yerli ve yabancı ziyaretçiler Tarihi Çarşı'daki esnafların da yüzünü güldürdü.
Safranbolu Turizm İşletmecileri Derneği (SAFTİD) Başkanı Şebnem Urgancıoğlu, “Biz zaten bayram öncesinde de bir rekor beklediğimizi ifade etmiştik. Kaymakamımızdan da aldığımız rakamlara bakarak işte yaklaşık 120 bin araç girişi konuktan bahsedebiliriz. 110 tur otobüsü. Yine esnaflarımızdan aldığımız bilgiye dayanarak turdan ziyade münferit konuğun yoğun olduğu bir bayram. Dolayısıyla satışların da bu anlamda çok yoğun olduğu bir bayram geçirdik. Tabii ki bunun deniz sezonuna denk gelmemesi biliyorsunuz Nisan ayı yüksek sezon Safranbolu'nun. Ara tatil ve bayram periyodunun dokuz gün birleşmiş olması bu bayramda gerçekten rekor kıran bir Safranbolu yaşamamıza vesile oldu” dedi.
Urgancıoğlu, 9 günlük tatilde yaklaşık 500 bin kişiyi ağırladıklarını belirtti.
Belediye, kaymakamlık ve kuruluşların koordinasyonu ve katkısıyla sorunsuz, keyifli bir dönem geçirdiklerini ifade eden Urgancıoğlu, “Aslında genel olarak ülke çapında beklentilerin, turizm anlamında yüksek olduğu bir sene. Biz de Safranbolu'da bunu paralel olarak yaşayacağımızı öngörüyoruz. Yaz sezonunda oldukça hareketli olacağını düşünüyoruz. Zaten biliyorsunuz civarda Zonguldak'a gelen gurbetçi vatandaşlar geçen yaz da burada önemli bir hareket oluşturmuşlardı” diye konuştu.
“Hedefimiz burada satın alma gücü yüksek konukları ağırlayabilmek” diyen Urgancıoğlu şunları söyledi: “Bu anlamda da kitlenin yavaş yavaş değiştiğini ve çalışmalarımızın meyvelerini topladığımızı görüyoruz. Bayram döneminde esnaflarımızdan öğrendiğimiz ‘Akşam 18.00’de lokantayı kapattım, satacak yemeğim kalmadı. Lokumcular keza öyle, ürün yetiştiremedik’ diyorlar. Yani şuanda çarşıya gitseniz bütün personel ve işletmeler çok yorgun. Çünkü çok güzel, dolu dolu yoğundu. Biz sezondan da iyi beklentiler içindeyiz. Dolayısıyla bundan sonraki periyodun iyi geçeceğine inanıyorum. Yani Aralık ayına kadar yüksek gideceğini artık kışın hareketlendirmeye çalıştığımız için kışın da eski kışlar kadar tenha olmayacağını düşünüyorum.”
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Ereğli Eğitim Fakültesi Kampüsü, Alaplı Meslek Yüksekokulu Kampüsü, Çaycuma Kampüsü ve Devrek Kampüsü, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen program kapsamında "Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İşyeri" ünvanına layık görüldü.
Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İş Yeri (BDFAD) Programı; sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite başta olmak üzere sağlıkla ilgili alanlarda çalışanlarda davranış değişikliği oluşturmayı, sağlığın korunmasını ve geliştirilmesini hedefliyor. Program ile aynı zamanda sağlıklı, güvenli ve üretken bir iş yeri ortamının oluşturulması amaçlanıyor.
Bu kapsamda BEUN’un Ereğli, Alaplı, Çaycuma ve Devrek kampüsleri; Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Başkanlığı Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Birimi tarafından gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda söz konusu ünvanı almaya hak kazandı. Yapılan incelemeler, kampüslerde sağlıklı yaşamı teşvik eden uygulamaların başarıyla hayata geçirildiğini ortaya koydu.
BEUN’un ilgili kampüslerinin söz konusu ünvanı almaları dolayısıyla değerlendirmede bulunan Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün, programın temel amacının çalışanların sağlıklı yaşam alışkanlıklarını güçlendirmek ve iş yerlerinde sağlığı teşvik eden uygulamaları yaygınlaştırmak olduğunu ifade etti.
Uzm. Dr. Gün, açıklamasının sonunda bu programa hassasiyetle yaklaşarak kampüslerde yürütülen çalışmaların titizlikle uygulanmasına destek veren başta BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere emeği geçen tüm yönetici ve personele teşekkür etti. Ünvan almaya hak kazanan kampüsleri tebrik ederek başarılarının devamını diledi.
Rektör Özölçer: "Sağlıklı Yaşam Kültürünü Üniversitemizin Her Alanına Taşıyoruz"
BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede üniversitenin yalnızca akademik başarıya değil, sağlıklı yaşam kültürünün kurumsal bir değer haline getirilmesine de büyük önem verdiğini belirterek şu sözleri ifade etti:
"Üniversiteler yalnızca akademik bilgi sunarak öğrencileri meslek hayatlarına hazırlayan yükseköğretim kurumları değildir. Aynı zamanda sağlıklı, bilinçli ve örnek yaşam alanları inşa etmekle de sorumludur. Kampüslerimizin ‘Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İşyeri’ ünvanına layık görülmesi, benimsediğimiz bu anlayışın somut ve kıymetli bir göstergesidir. Çalışanlarımızın ve öğrencilerimizin beden ve ruh sağlığını önceleyen bir yaklaşımı esas alıyoruz. Sağlıklı beslenmeyi teşvik eden uygulamalarımız, fiziksel aktiviteyi destekleyen imkânlarımız ve farkındalık çalışmalarımızla kampüslerimizi daha nitelikli ve daha bilinçli yaşam alanlarına dönüştürmeyi hedefliyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; sağlıklı bireyler güçlü kurumları, güçlü kurumlar ise güçlü bir toplumu inşa eder. Bu duygu ve düşüncelerle programa verdikleri kıymetli desteklerden dolayı başta Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na ve Sağlık Bakanlığı ailesine şükranlarımı sunuyorum. Sürecin titizlikle yürütülmesinde büyük destek sunan Zonguldak İl Sağlık Müdürümüz Sayın Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün’e, değerli Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerine ve değerlendirme ekibine gönülden teşekkür ediyorum. Ayrıca bu sürece büyük bir hassasiyetle katkı sağlayan kampüslerimizin kıymetli yöneticilerine, akademik ve idari personelimiz ile sevgili öğrencilerimize yürekten teşekkürlerimi iletiyorum. Sağlıklı kampüs uygulamalarımızı daha da geliştirerek yaygınlaştırmaya ve bu alandaki çalışmalarımızı artan bir kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."