Rize haftasonu şiddetli yağış ile birlikte sel ve heyelana, yüksek bölümlerde ise kar yağışına maruz kalırken, bu akşam da Eylül ayında çığı yaşadı.
Çamlıhemşin ilçesine bağlı Tirovit Yaylası’nda haftasonu yağan kar sonrası meydana gelen çığ büyük tehlikeye yol açtı. Edinilen bilgilere nazaran, yaylaya 50 cm üzerinde kar düşmesi ve bugün havanın açması çığı tetiklerken, büyükbaş hayvan yüklü bir araç yoldan çıkarak uçurum kenarında asılı kaldı. Araçtaki sürücü ve yanındaki yolcular büyük panik yaşarken, olayda talih yapıtı can kaybı olmadı. Çığ nedeniyle 15 kişi ve 6 araç yayla yolunda mahsur kaldı.
Çığın tesiriyle yaylada yollar kapanırken, bölgeye AFAD, AKUT ve jandarma takımları sevk edildi. Takımların, ağır kar ve çığ riski nedeniyle şiddetli kurallarda kurtarma çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi.
40 Yılda Biriktirdiği Türk Boy Damgaları Safranbolu’da Sergiledi
Koleksiyoner emekli öğretmen Mustafa Gezici’nin 40 yılda topladığı Türk boyu damgalarının bazıları Safranbolu’nun UNESCO’ya kabul edilişinin 31. yılı etkinlikleri kapsamında açılan sergide ziyaretçilerle buluştu.
Karabük’ün Safranbolu ilçesinin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabul edilişinin 31. yılı, düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlanmaya başlandı.
Kutlamalar kapsamında, Tarihi Safranbolu Sempozyumu ile başlayan programda günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapıldı.
Etkinlikler çerçevesinde koleksiyoner ve emekli öğretmen Mustafa Gezici (61), 40 yılda topladığı 90 Türk boyu damgasından 39’unu katılımcılarla buluşturdu. "Türk Dilinin Sessiz Tanıkları: Türk Boy Damgaları" adıyla açılan sergide, Türk kültür ve tarihine ışık tutan damgalar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Serginin, Safranbolu’nun kültürel miras kimliğine katkı sağlamasının yanı sıra Türk boylarının tarihsel izlerinin tanıtılmasına da önemli katkı sağlıyor.
Gezici, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Anadolu’da artık son aşamada hayvanlara vurulan damgalardır bunlar. Hayvancılığın artık çiftliklere çevrilmesi, köy hayvancılığının da çok azalması nedeniyle bunlar son 50 yıldır kullanılmaz oldu. Ama tarihin sessiz tanıklarıdır bu hayvan damgaları, Türk boy damgalarıdır" dedi.
Şu ana kadar yaklaşık 90 adet topladıklarını ifade eden Gezici, "Bunlar, Türklerin Anadolu’ya 1071’den daha önce geldiğine dair belgelerdir. Sessiz tanıklarıdır. Yılda yaklaşık 4 tane falan bulabiliyoruz. İşte 40 yıllık bir emektir bu yani. Kastamonu, Yozgat, Kayseri, Erzurum, Elazığ, Erzincan; bu bölgelerden topladık. Moğolistan’dan da gelen var. Bir arkadaş gönderdi; 3–4 tane de oradan var. Karşılaştırma açısından Moğolistan’dan geldi" diye konuştu.
Gezici, "Büyükbaş hayvanların butlarına, küçükbaş hayvanların da kulaklarına vurulurdu. Yani Türkler ilk defa, şunu söyleyelim, hayvanlara kulak küpesinin ilk mucididir. Kime ait olduğu belli oluyor böylece. Ova ova, boy boy bellidir bunlar. Hatta iki kardeş boyun bile damgaları ayrıdır" ifadelerine yer verdi.