Karabük Postası tarafından
05 Aralık, 2016 08:29 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Psikologlardan ailelere ‘Çocuklarınıza mahremiyet ve cinsel eğitim verin’ uyarısı

ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi Ereğli Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü 4. Sınıfı öğrencileri tarafından düzenlenen konferansa katılan Psikolog Hülya Usta ailelerin çocuklarına mahremiyet ve cinsel eğitim vererek cinsel saldırılardan koruyabileceklerini ifade etti. Psikolog Savaş Kurt ise cinsel saldırıda bulunan kişilerin büyük çoğunluğunun pedofili hastası olmadığını söyledi. Kdz. Ereğli eğitim Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü 4. Sınıfı öğrencileri tarafından Topluma Hizmet Uygulamaları Dersi kapsamında Kdz. Ereğli Belediyesi tesislerinde “Çocuklara cinsel eğitim vermenin önemi, çocukların cinsel saldırılardan korunması, çocukların pedofili hastalarından korunması” konulu konferans düzenledi. Konferansa konuşmacı olarak Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi’nde görevli Psikolog Savaş Kurt ve Kdz. Ereğli toplum Sağlığı Merkezi’nde görevli Hülya Usta katıldı. Çocuklara cinsel eğitim vermenin önemi Kdz. Ereğli eğitim Fakültesi öğrencileri ile ailelerin katıldığı konferansta konuşan Kdz. Ereğli toplum Sağlığı Merkezi’nde görevli Hülya Usta ailelerin çocuklarına mahremiyet ve cinsel eğitim vererek cinsel saldırılardan koruyabileceklerini ifade etti. Pedofilinin en az 16 yaşından büyük ve kendisinden en az 5 yaş küçük küçük çocuğa cinsel münasebette bulunan kişiler olduğunu dile getiren Psikolog Usta “Dışarıdan baktığımızda bir kişinin pedofili olup olmadığını anlayamayız. Pedofili olan kişiler genelde bunu gizli olarak devam ettiriyorlar. Ancak vaka gazetelerde ve TV’lerde yayınlanıp ortaya çıktığında biz duyuyoruz. Çocuklarımızı korumanın en iyi yöntemi uygun yaş ve dönemlerde onlara mahremiyet ve cinsel eğitim vermek. Cinsel eğitim çocuklara doğduğu andan itibaren verilmeye başlanıyor. Çünkü çocuğun ismiyle, kıyafetleri ile olsun bir kimlik oluşumu başlıyor. 2 yaşından itibaren tuvalet eğitimi cinsellik eğitiminde önem kazanıyor. 2 yaşından sonrada bazı bilgilerin çocuğa yavaş yavaş verilmesi gerekiyor. Üzerinin giyinik olması, banyoda tek başına yıkanması yada özel bölgelerinin kapalı olması gerektiği, iyi dokunuş ve kötü dokunuşlar neler? Özel bölgeler nereler? Buralara dokunmak doğru mu, yanlış mı? Ne zaman kimler dokunabilir? Bunları öğretmek gerekiyor. Özel bölgelerine istemedikleri bir dokunma olduğunda bunu çocuklar tehlike olarak anlayabilirler” dedi. “Her cinsel tacizde bulunan pedofili değildir” Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi’nde görevli Psikolog Savaş Kurt ise konuşmasında her cinsel saldırıda bulunan kişinin pedofili hastası olmadığını, cinsel saldırıda bulunan kişilerin cezalardan kurtulmak için pedofili hastası olduğunu söylediklerinin görüldüğünü anlattı. Çocuklara cinsel saldırıda bulunan kişilerin çocuğunun pedofili olmadığının altını çizen Psikolog Kurt, cinsel saldırıya uğrayan bireylerin nasıl anlaşılacağını açıkladı. Psikolog Kurt konuşmasında şu sözlere yer verdi; “Cinsel tacize uğramış çocuklarda bazı belirtiler vardır. Bir kere cinselliğe yönelik erken yaş döneminde ilgisi uyanmıştır. İrkilmeleri, birden uyanmaları, kötü rüyalar görmeleri, korkmaları, sıçramaları gibi durumlar olabilir. İçine kapanma ve toplumdan uzaklaşma gibi belirtilerle karşılaşabiliriz. Çoğu zaman bu belirtileri bir işaret olarak kabul edip böyle bir sorun var mı, yok mu? Bunu öğrenmemiz gerekiyor. Öncelikle cesaretlendirmemiz gerekiyor. Çünkü çocuklar bu tür konuların aileye söylenmemesi gereken şeyler olduğunu düşünüyorlar. Hatta intihar vakaları gerçekleşebiliyor, çocuk kendisine zarar vermeye çalışabiliyor henüz 13-14 yaşlarındayken. Kendisine zarar verme davranışlarının altında başka ruhsal sorunlar olabileceği gibi cinsel taciz sorunlarının da olabileceğini düşünmemiz gerekiyor. Her cinsel tacizde bulunan kişi pedofili hastası diyemeyiz. Bazen cinsel tacizde bulunan kişiler pedofili hastalığının ardına sığınmaya çalışabilirler fakat cinsel taciz bir şiddet eğiliminin sonucu olarak ortaya çıkmış olabilir. Pedofili bir hastalıktır. Rehabilite edilmesi, tedavi edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Fakat cinsel tacizde bulunan kişilerin büyük bir çoğunluğu da pedofili hastalığını yaşamayan, taşımayan kişilerdir.” Konferansa katılanlara cinsel tacizden korunma ve cinsel eğitimle ilgili kısa filmler izletilirken, ailelerin merak ettiği sorulara da yanıt verildi. Konferans sorulara yanıt verilmesi ve öğrencilerle fotoğraf çekilmesinin ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Şubat, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Yusuf Ziya Alim: “2025 yılında 160 bin ton da kuru çay olarak üretim yapıldı”

ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, geçtiğimiz 2025 yılında 160 bin ton kuru çay olarak üretim yapıldığını belirterek "Yıl sonunda 31 Aralık itibariyle 31 bin 750 ton kuru çay satışı oldu" dedi.
Rize Aktif Gazeteciler Derneği’nde basın ile biraya gelen Çay İşletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, 2025 yılı yaş çay sezonunu değerlendirdi. Son 20 yılın 2’inci kez en fazla çayını aldıklarını kaydeden Alim "Geçtiğimiz yıl aslında güzel bir yıl geçirdik. Son 20 yılın 2. en büyük çayını almış olduk. 2022 yılında 860 bin ton yaş çay almıştık, 2025 yılında da 823 bin ton yaş çay aldık. 160 bin ton da kuru çay olarak üretim yapıldı. Yıl sonunda, 31 Aralık itibariyle 31 bin 750 ton kuru çay satışı oldu. 105 bin ton stok ile 2026 yılına girdik. Bir ay içerisinde de 10 bin ton civarında kuru çay satışımız oldu. İnşallah Mayıs ayı başlangıcında 50 bin ton seviyelerine stoklarımızı düşürmüş olacağız. 2026 yılında da inşallah aynı heves ve heyecanla güzel bir şekilde kampanyaya giriyor olacağız. Hazırlıklarımız devam ediyor. Didi satışımız 31 Aralık itibariyle 153 milyon litre oldu. Bugün itibariyle bile Didi’de 20-30 milyon litre satış yapılmış durumda. İnşallah bu seneki hedefimiz daha da yukarıya çıkarmak" ifadelerini kullandı.
2026 yaş çay sezonu için hazırlıkların sürdürdüğünü dile getiren Genel Müdür Alim, bu yıl yağan karın çayın kalitesi açısından çok önemli olduğuna da vurgu yaparak "Yeni dönem için kampanyanın hazırlıkları başladı. İnşallah bu yıl sağlıklı bir şekilde kampanyamızı açıp üretimimizi yapacağız. Sonuçta bilimsel olan bir veriler var. Kar toprağa yağdığı zaman toprağın havalanmasını sağlar. Bu bizim söylemimiz değil. Veya karın yağmasından kendimize çıkaracağımız bir pay olayı yok. Çayın kalitesinin, sağlıklı olmasının, toprağın havalanıyor olmasının herkes tarafından çok açık net bir şekilde ne anlama geldiği bilinir. O anlamda da bu yıl birkaç kez kar yağdı, inşallah bir kere daha yağacaktır. Bununla beraber çayın hem kalitesi, hem verimi daha da iyi olacaktır" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin