Protokol BÜ Kutlubey Kampüsünü Beğendi - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
02 Ekim, 2015 07:58 tarihinde yayınlandı
0
0

Protokol BÜ Kutlubey Kampüsünü Beğendi

BARTIN protokolü Bartın Üniversitesi Kutlubey Kampüsünü gezdi. Bartın Valisi Seyfettin Azizoğlu, Bartın Üniversitesi’nde Türkiye’ye örnek bir kampüs oluşturulmakta olduğunu ifade etti.
Bartın Üniversitesi’nde toplantıya katılan Bartın Valisi Seyfettin Azizoğlu, İl Jandarma Komutanı J. Albay Tekin Aktemur, İl Emniyet Müdürü İsa Aydoğdu, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İbrahim Kayış, İl Mili Eğitim Müdürü Yaşar Demir ve Kredi Yurtlar Kurumu İl Müdürü Zafer Çakan, Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan ile birlikte Bartın Üniversitesi Kutlubey Kampüsünü gezdi. Önce kampüs alanı önündeki köprülü kavşak inşaatını ziyaret eden protokol temsilcileri daha sonra büyük kısmı tamamlanan Kutlubey Kampüsüne geçerek yapılan çalışmaları yerinde inceledi.
VALİ AZİZOĞLU: “TÜRKİYE’YE ÖRNEK BİR KAMPÜS YAPILIYOR”
Gerçekleştirilen çalışmalar hakkında konuşan Vali Azizoğlu, yapılan yatırımların önemine vurgu yaparak, “Rektörümüzün davetiyle Bartın Üniversitesinin yeni kampüs alanını gezdik. Yapılan çalışmaları yerinde incelediğimizde gördük ki kampüsümüz doğal güzelliği ve yapılan binaların mimari güzelliği açısından ülkemizde örnek bir kampüs alanı oluyor. Rektör Prof. Dr. Ramazan Kaplan’a ve diğer emeği geçen arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Gerçekten büyük emekler verilerek güzel bir kampüs oluşturulmuş” dedi.
“YENİ KAMPÜS 30 BİN NÜFUSLU BİR UYDU KENT OLUYOR”
Vali Azizoğlu, yeni kampüste düşük maliyetle büyük işler yapıldığını hatırlatarak, projenin tamamlanmasıyla adeta yeni bir şehir kurulacağını kaydetti. Vali Azizoğlu, “Bugün 13 bin öğrencimiz var, bu binalarımız tamamlandıktan sonra bir anda 20 bine yakın bir öğrencimiz olacak. Her şeyin düşünüldüğü sosyal tesislerinden, ibadet alanlarına kadar 30 bin nüfuslu bir uydu kent oluşturuluyor. Bartın Üniversitesinin bu yeni kampüsüyle Bartın’a bir ivme kazandıracağına inanıyorum. Burada yapılanları görmekten dolayı çok mutlu olduk” şeklinde konuştu.
REKTÖR KAPLAN: “ÖNÜMÜZDEKİ AKADEMİK YIL BAZI FAKÜLTELERİMİZ DAHA TAŞINACAK”
Rektör Kaplan ise Kutlubey Kampüsündeki çalışmaların hızlı bir şekilde devam ettiğinin altını çizerek, “Kutlubey Kampüsümüzde Mühendislik Fakültesi 2 bin öğrencimizle öğrenime devam ediyor. İnşası devam eden binalarımızın ise çok az bir işi kaldı. Peyzaj düzenlemesi yapıldıktan sonra Ağdacı Kampüsündeki bazı fakültelerimiz buraya taşınacak. Dolayısıyla kısa zamanda burada Ağdacı Kampüsünden yüzde 60 oranında bir taşınma olacak. Önümüzdeki akademik yıl içerisinde öğrencilerimizin yüzde 70’i burada öğrenim görmüş olacak” ifadelerini kullandı.
“KÖPRÜLÜ KAVŞAK VE SU KANALININ MALİYETİ 40 MİLYON LİRA”
Kutlubey Kampüsü projesinin çok kapsamlı oluşturduğunu aktaran Rektör Kaplan, “Üniversitemizin girişimiyle yeni kampüs alanına ve şehrimize ulaşımı kolaylaştıracak çok önemli adımlar atıldı. Hem şehir dışından hem şehir içinden Kutlubey Kampüsüne ulaşımı kolaylaştıracak bir köprülü kavşak yapılıyor. Bu kavşakla birlikte hem trafik güvenliği sağlanmış olacak hem ulaşım kolaylaşacak hem de estetik bir yapı kazandırılmış olacak. Devlet Su İşlerinin gerçekleştireceği proje ile de dere ıslahı yapılarak Kutlubey Kampüsümüze giden yola paralel bir su kanalı inşa edilecektir. Burası öğrencilerimiz, personelimiz ve hatta şehirden gelen ziyaretçilerimizin güzel vakit geçirebilecekleri bir bölge olacaktır. Bu iki projemizin 40 milyona yakın bir maliyeti var. Yapılan projeler bir bütün olarak bakıldığında hem üniversitemiz hem şehrimiz için çok ciddi bir kazanımdır” dedi.
ÖĞRENCİLERDEN SICAK KARŞILAMA
Oldukça samimi bir havada geçen ziyaretler sırasında Vali Azizoğlu ve Rektör Kaplan’ın öğrencilerle yaptıkları samimi sohbet de dikkatlerden kaçmadı. Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fikret Kocabaş ve Yapı İşleri ve Teknik Dairesi Başkanı Anıl Çam ile birlikte derslikleri, laboratuvarları, yemekhane ve kantinleri dolaşan protokol üyeleri, öğrenciler tarafından ilgiyle karşılandı. Sık sık öğrencilerle sohbet eden Vali Azizoğlu ve Rektör Kaplan’ın sayısal derslik binasında masa tenisi oynamaları ise renkli görüntüler oluşturdu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay