blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Kasım, 2024 04:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Prof. Dr. Şeker üniversite öğrencileri ile buluştu

Kastamonu’da üniversite öğrencileri ile bir araya gelen Prof. Dr. Mustafa Şeker, Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerle ilgili bilgiler aktararak, “Devletimizin öncelikli stratejisi caydırıcılıktır, çok çalışıp, çok üretip savuna sanayimizi gülendirmektir” dedi.
Kastamonu’da bulunan İhlas Vakfı’na bağlı Sıla Öğrenci Yurdu’nda her ay düzenlenen konferanslar çerçevesinde Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Şeker, üniversite öğrencileri ile bir araya geldi. “Kurtlar Sofrasında Ortadoğu ve Türkiye’nin Takip Ettiği Stratejiler” başlığında gerçekleştirilen konferansa yurtta kalan öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.
Ortadoğu’da son 3 yıldır yaşanan gelişmelerle ilgili bilgiler aktaran Şeker, “Bugün İsrail’in zulmünü, yaptığı soykırımı görmemek, herhangi bir şekilde destek vermek vicdan sahibi olmamaktır. İsrail Türkiye için büyük bir tehlikedir. Her şeye hazırlıklı olmalıyız. Devletimizin öncelikli stratejisi caydırıcılıktır, çok çalışıp, çok üretip savuna sanayimizi gülendirmektir. Dünya çapında projelerimiz var. Devletimizin yanındayız. Bu siyaset değil, milli meseledir. Bunun için birlik ve beraberlik şarttır” dedi.
Öğrencilere de tavsiyelerde bulunan Şeker, kendisinin de Kastamonu Üniversitesi’nden mezun olduğunu ve öğrenciliği sırasında İhlas Vakfı öğrenci yurdunda kaldığını belirterek, “Merhum Mustafa Necati Ozfatura’nın da dediği gibi 21’inci asır Müslüman Türk asrı olacaktır. Büyük Türkiye gemisinde bizler de yer almak ve bunun için çok çalışmak, çok üretmek, dinimize ve kültürümüze, vatanımıza, tarihimize sahip çıkmak zorundayız” diye konuştu.
Prof. Dr. Mustafa Şeker, konferans sonunda öğrenciler ve davetliler ile hatıra fotoğrafı çektirdi. Konferansa katıldığı için Şeker’e teşekkür eden Yurt Müdürü Enis Köklü, öğrenciler için kültürel ve sosyal faaliyetleri önemsediklerini söyledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Şubat, 2026 16:30 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Zonguldak İl Sağlık Müdürü Gün’den Ramazan ayında beslenme uyarıları

Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün, Ramazan ayının gelmesiyle birlikte uzun saatler süren açlık ve değişen yeme düzenine karşı vatandaşları uyararak sağlıklı beslenme tavsiyelerinde bulundu.
"Sahur öğününü atlamayın"
Günün verimli geçmesi ve kan şekerinin erken saatlerde düşmemesi için sahurun önemine değinen Gün, sahurun günlük beslenmedeki kahvaltının yerini alması gerektiğini ifade etti. Gün, konuya ilişkin şunları söyledi:
"Sahura kalkmamak ya da sahurda sadece su içmek açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine, güne hazırlıksız başlanmasına, gün içinde halsiz ve isteksiz olunmasına neden olacaktır. Bir ay boyunca bu şekilde beslenmek sağlık açısından da risk oluşturacaktır. İftarda ve sahurda kan şekerini birden yükseltmeyen, uzun süre tokluk hissi sağlayan, yavaş sindirilen proteinli ve lifli gıdalar, tam tahıllı ürünler ve süt ürünleri tercih edilmelidir."
"Yemekleri yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin"
İftar sofralarındaki porsiyon kontrolü ve gıdaların hazırlanma aşamaları hakkında bilgi veren Gün, ağır yemeklerden ve hızlı tüketimden kaçınılması gerektiğine dikkat çekti. Orucun açılmasının ardından porsiyonların bölünmesi gerektiğini vurgulayan Gün, şu ifadeleri kullandı:
"Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra aralıklarla her seferinde azar azar küçük porsiyonlar şeklinde beslenin. Oruç açıldıktan 10-15 dakika sonra sağlıklı pişirme yöntemleriyle hazırlanmış et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edebilirsiniz. Özellikle ızgara, haşlama, fırında, buğulama gibi sağlıklı yöntemlerle hazırlanan yemekleri tercih edin. Kavrulmuş, kızartılmış ve tütsülenmiş yemeklerden uzak durun."
"Sıvı tüketimine dikkat"
Ramazan ayında vücudun sıvı ihtiyacının dengeli bir şekilde karşılanmasının hayati önem taşıdığını belirten Gün, günlük su tüketiminin kişinin kilosuna göre hesaplanabileceğini hatırlattı. Su içmek için susamayı beklememek gerektiğini belirten Gün, şunları kaydetti:
"Bir günde tüketilecek toplam sıvı miktarı 2500-3000 mililitredir. Sıvı gereksinmesinin karşılanmasında su başlıca tercih olmalıdır. Su enerji içermez ve en iyi şekilde hidrasyon sağlar. Günlük su gereksinmesi, 35 mililitre ile vücut ağırlığının çarpılması şeklinde hesaplanabilir. Altmış beş yaşından sonra susama hissi azaldığı için bu bireyler susamadan su içmeye özen göstermelidir."
"Kronik hastalar doktorlarına danışmalı"
Sürekli ilaç kullanması gereken veya kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin oruç ibadetlerini yerine getirmeden önce mutlaka tıbbi değerlendirmeden geçmesi gerektiğini ifade eden Gün, şu uyarılarda bulundu:
"Diyabet, kalp, tansiyon, böbrek gibi kronik hastalığı olanların oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerekir. Zira kronik hastalık herkeste aynı derecede seyretmediğinden, kimileri alacakları önlemlerle rahatça oruç tutabilecekken kimileri için ciddi tehlikelere yol açabilir. Kronik tiroid gibi bazı hastalıkları olanlar hekimlerinin kontrolünde, ilaçlarını sahur vaktinde aldıkları takdirde oruç tutabilirler."

Bizi sosyal medyadan takip edin