Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Ağustos, 2024 00:30 tarihinde yayınlandı
0

Pazarda 180, kendin toplarsan 80 lira

Bolu’nun Mudurnu ilçesinde artan işçi maliyetleri sebebiyle 4 dönüm arazisinde kampanya başlatan ziraat mühendisi, pazarda kilogramı 180 lira olan bamyayı kendisi toplayan vatandaşlara 80 liradan satıyor.

Ziraat mühendisi Muhterem Özsoy Çilata, artan işçi maliyetleri sebebiyle 4 dönümlük tarlasına ektiği bamyalar tarlada kalmasın diye kampanya başlattı. Çilata, pazarda kilogramı 180 lira olan bamyayı kendi toplayan vatandaşlara 80 liradan satıyor. Günler öncesinden “Kendin topla, ucuza al” kampanyasını duyuran Çilata’nın tarlasına vatandaşlar sabah saatlerinde geldi. Kilolarca ürün toplayan vatandaşlar, bamyayı neredeyse maliyet fiyatına satın aldı. Kampanyanın yararlı olduğunu ifade eden vatandaşlar, mutlu olduklarını dile getirdi.

“Güzel bir uygulama”

Ankara’dan gelen Fulya Kırımoğlu, “Bamya çok şifalı ve kışlık bir sebze. Ben de gelerek toplamak istedim. Muhterem Hanım, 4 dönüm yere ektiği bamyaları toplama zahmetinin külfetinden kurtulmak için öyle bir kampanya başlatmış. Herkes topladığı kadar alıp, yarı fiyatına bamya sahibi oluyor. Güzel bir uygulama” dedi.

“180 lira olan bamyayı 80 liradan satıyor”

Mudurnu’dan annesiyle birlikte bamya toplamaya gelen İbrahim Arıkan, “Muhterem ablamın güzel bir kampanyası oldu. Bamya toplaması zordur, emek istiyor. Onun için kampanya yapmış. 180 lira olan bamyayı 80 liradan satıyor. Herkes topladığı kadar alıyor. Emeklerine sağlık” diye konuştu.

“İşçi maliyetleri çok yüksek”

Kampanyayı başlatan ziraat mühendisi Muhterem Özsoy Çilata, “İşçi maliyetleri çok yüksek. Bamyanın satış fiyatı maliyetleri dahi çıkaramadığı için ben de kendin topla kampanyası başlattım. Vatandaşları sosyal medyadan yaptığım duyurularla davet ettim. Herkes görmüş geldiler, topluyorlar” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin