Özbekistanlı Fatkhiddinov fakülteyi birincilikle bitirdi - Karabük Haber Postası
ozzb jpg
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
24 Haziran, 2024 13:06 tarihinde yayınlandı
0
0

Özbekistanlı Fatkhiddinov fakülteyi birincilikle bitirdi

Özbekistan’dan eğitim için Türkiye’ye gelerek Karabük Üniversitesini tercih eden Sirojiddin Fatkhiddinov, Safranbolu Turizm Fakültesi’ni birincilikle bitirdi.

Karabük Üniversitesi Safranbolu Turizm Fakültesi’nden 65 öğrenci, 2023-2024 Eğitim-Öğretim Yılında mezuniyet heyecanı yaşadı. Özbekistanlı Sirojiddin Fatkhiddinov, eğitim gördüğü Safranbolu Turizm Fakültesinin birincisi olarak mezun oldu.
Safranbolu Turizm Fakültesini birinci olarak bitiren Fatkhiddinov, Karabük Üniversitesi’nde gösterdiği üstün performans ve azmiyle, uluslararası öğrencilerin üniversiteye kattığı değeri bir kez daha gözler önüne serdi.
Karabük Üniversitesinin sunduğu fırsatları en iyi şekilde değerlendirerek başarılı bir öğrenci profili çizen Fatkhiddinov, Prof. Dr. Sadettin Ökten Konferans Salonunda düzenlenen törende başarı belgesini alarak mezuniyet coşkusunu yaşadı.
Sirojiddin Fatkhiddinov, “Zorlu bir dört sene geçirdim, bunun zorluklarını biraz yaşadım, alışma süreçlerini baştan geçirdim ama hepsine rağmen, bunlara rağmen tüm başarılı öğrencilerinin üstünde başarıyla bitirebilmek çok onur verici, çok güzel bir şey benim için” diyerek duygularını ifade etti.

AW232858 02 jpg
Kendi başarısını doğal bir süreç olarak değerlendiren Fatkhiddinov, “Aslında geldiğimden itibaren birincilik için hiç savaşmadım. Olmam gereken gibi oldum. Yapmam gereken şeyleri yaptım. Derslerde sadece katıldım ve almam gereken notlar aldım ve sonunda birinci oldum. Çok mutluyum” şeklinde konuştu.
Türkiye’deki eğitim süreci boyunca kültürel açıdan zorluk çekmediğini belirten Fatkhiddinov, “Aslında bizim kökenlerimiz aynı olduğu için, hepimiz Türk olduğumuz için, kültür açısından çok da yabancı gelmedi. Ama sonuçta evimden dışarıdayım. Alışma süreçleri biraz zor geçti ama çok mutluyum. Karabük’ü de, Safranbolu’yu da çok seviyorum. Ayrı bir yeri var benim için” dedi. Mezuniyet sonrasında Türkiye ile bağlarını koparmadan hem kendi ülkesine hem de Türkiye’ye faydalı olma hedefini vurgulayan Fatkhiddinov, “Ülkeme her açıdan faydalı olabileceğim noktalarda elimden geleni yapacağım. Onları da mutlu etmek istiyorum. Burada aldığım tecrübeyi, burada aldığım eğitimi orada kullanmak için elimden geleni yapacağım. Mezuniyet törenindeki konuşmamda Türkiye ile bağı koparmadan her iki ülke içinde faydalı olabilmek için çalışacağıma dair söz ettim. Kalpten Türkiye’yi çok sevdiğimi belirtmek istiyorum. Kendi memleketimde ve ilişkilerimde ne kadar faydalı olabilecekse o kadar faydalı olabilmeye çalışıyorum” diye konuştu.
Özbekistan’daki arkadaşlarına Karabük Üniversitesini tercih etmeleri konusunda tavsiyelerde bulunduğunu belirten Fatkhiddinov, “Özbekistan’dan arkadaşlarım Karabük’e gelip buraları çok beğeniyor. Özbekistan’a gittiğim zamanda arkadaşlarıma sürekli tavsiye ediyorum. Karabük Üniversitesinin bana çok faydası dokundu” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay