Öz, "Hedeflerimizi birlikte başaracağız"  - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:23
Güneş 06:48
Öğle 13:02
İkindi 16:25
Akşam 19:07
Yatsı 20:27
İmsaka son --:--
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
02 Nisan, 2018 14:05 tarihinde yayınlandı
0
0

Öz, “Hedeflerimizi birlikte başaracağız” 

Kardemir’in  kuruluşunun  81. Yıldönümü nedeniyle bir kutlama mesajı yayımlayan Kardemir A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Öz,  Hedeflerinin, 2019 yılı sonunda Kardemir’i 3,5 milyon ton üretim seviyesine çıkararak, dünya ölçeğinde bir üretime kavuşturmak olduğunu söyledi

Kardemir A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Öz, Kardemir’in 81. kuruluş yıldönümü dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı. KARDEMİR’in 2019 yılı sonunda 3.5 tom üretim seviyesini hedeflediğin ifade eden Öz “Bazen bir resim, küçük bir fotoğraf karesi veya veciz bir söz, onlarca sayfa yazıyla anlatamayacağınız bir konuyu ifade etmek için yeterli olur. 3 Nisan için bir mesaj istenildiğinde aklıma gelen ilk şey, 3 Nisan 1937 tarihinde, bugünkü fabrika alanına asılmış olan ‘Her Yeni Endüstri Eseri, Muhitine, Refah ve Medeniyet ve Bütün Memlekete Haz ve Kuvvet Vermektedir’ afişi oldu” diyerek açıklamasında şöyle dedi.
“Bir üretim tesisinin, kurulduğu yer ve ülke için önemi ve anlamı, sanırım bundan daha güzel ifade edilemezdi. 81 yıl önce, sadece 13 hanelik bir yerleşim yeri olan Karabük Köyü’nün eteklerinde temeli atılan demir çelik fabrikaları ile bugün ülkemizin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alan KARDEMİR’i ve 13 hanelik Karabük Köyü ile bugün ülkemizin 78.inci İli olan 244 bin nüfuslu Karabük kentini bir arada düşünecek olursak, Karabük Demir Çelik Fabrikalarının muhitine sağladığı refah ve medeniyet, ülkesine verdiği haz ve kuvvet sanırım daha iyi anlaşılabilecektir. Demir ve Çelik, 81 yıl önce bu kentte doğdu, bu kentte büyüdü ve gelişti. Kendisi büyüyüp gelişirken, beraberinde hayat bulduğu Karabük’ü de büyütüp geliştirdi. Peki, sadece Karabük’ü mü? Bu sorunun cevabını bulmak için şimdi bir başka fotoğraf karesine bakalım. İlk Türk Demiri. 10 Eylül 1939 tarihinde Karabük’te üretildi. Dünya toplam çelik üretimi bu tarihte 140 Milyon ton iken Türkiye, 1939 yılının geride kalan 2,5 aylık döneminde Karabük Demir Çelik Fabrikalarında üretebildiği 13 bin ton ile dünya çelik üreticileri arasında bile sayılmıyordu. Karabük’te doğan demir ve çelik, ülkemizin endüstriyel gelişimine ve sanayileşmesine öylesine büyük katkılar sağladı ki, bugün Türkiye, 37,5 Milyon ton çelik üretimiyle dünyanın en büyük 8. üreticisi haline geldi. Eğer bugün Türkiye, dünyanın en büyük üreticileri arasında ise şüphesiz ki, 1937’den bu yana bir ana gibi, çeliği doğuran, büyütüp geliştiren Karabük Demir Çelik Fabrikalarının bunda büyük payı vardır. Bu vesileyle, ülkemizin dört bir yanından gelerek Karabük Demir Çelik Fabrikalarının kurulmasına ve bugüne kadar yaşatılmasına emek ve alın terleriyle katkı veren herkese minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Atalarından aldığı bayrağı daha ileriye taşımak için halen alın teri döken tüm çalışanlarımızı da içtenlikle selamlıyorum. Her doğum günü, aynı zamanda bir muhasebe zamanıdır da. Geride kalan yılların muhasebesini yaparken, edindiğimiz bilgi birikim ve tecrübelerle geleceği de doğru planlanmamız gerekiyor. Çünkü yaşamın her alanında hızlı bir değişime şahitlik ediyoruz. Adına globalleşme ya da küreselleşme denilen olgu, dünya ülkeleri arasındaki ticari sınırları kaldırmış durumda. Artık tüm ülkeler ve sektörler, küresel gelişmelere göre kendisine yeni bir yol haritası belirliyor. Önemli fırsatlar ile birlikte içerisinde ciddi riskleri de barındıran bu hızlı değişime ayak uydurmak ve riskleri bertaraf ederek, küreselleşmenin getirdiği fırsatlarından daha çok yararlanmak için başarılı bir stratejik yönetim sergilemek zorundayız. Hepinizin bildiği gibi Kardemir’in bugünlere gelmesi kolay olmamıştır. Ekonomik ve teknolojik ömrünü tamamladığı gerekçesi ile 1994 yılında kapatılmasına karar verilen bu tesisler, özelleştirildiği 1995 yılından sonra 2000’li yılların başında adeta ikinci kez kapanmanın eşiğine gelmiştir. Özellikle 2002 yılından sonra yaptığı yatırımlarla yeniden ayağa kalkan Kardemir, 81. yılına artık yeni umutlarla, yeni hedeflerle girmektedir. Hedefimiz, 2019 yılı sonunda Kardemir’i 3,5 milyon ton üretim seviyesine çıkararak, dünya ölçeğinde bir üretime kavuşturmaktır. Hedefimiz, katma değeri yüksek stratejik ürünlerle ürün çeşitliliğini artırmak, böylelikle hem ülkemizin dış ticaret açığının kapatılmasına katkıda bulunurken, hem de rekabet gücümüzü geliştirmektir. Hedefimiz, tüm üretim proseslerinde maliyetlerimizi azaltırken, ürün ve hizmet kalitemizle birlikte verimliliklerimizi artırmaktır. Hedefimiz, tüm çevre yatırımlarımızı tamamlayarak, daha çevreci bir Kardemir olurken, çalışanlarımızın, tedarikçilerimizin, müşterilerimizin, hissedarlarımızın, Karabük’lülerin ve ülkemizin refah ve mutluluğuna katkı sağlayacak sürdürülebilir bir başarıyı yakalamaktır. Bunu Kardemir sevdamız, Karabük sevdamız, ülke sevdamız ve birbirimize olan inancımızla, birlik içerisinde, ele ele vererek başaracağız. Tüm Karabük’lülerin ve mesai arkadaşlarımın 81. kuruluş yıldönümlerini kutluyor, Kardemir ve Karabük’ün gelişimine 81 yıldır emek ve katkı verenlere bir kez daha minnet ve şükranlarımı sunuyor, aramızdan ayrılanları rahmetle anıyorum.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude canakkale cephesi ve 18 mart bogaz zaferi anlatildi 92iZd18D
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Mart, 2026 00:52 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Çanakkale Cephesi ve 18 Mart Boğaz Zaferi anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen etkinlikte Çanakkale cephesinin açılmasından 18 Mart Çanakkale Zaferi’ne uzanan süreç askerî ve stratejik boyutlarıyla ele alındı.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünde bir etkinlik düzenlendi. “Çanakkale Cephesinin Açılması ve 18 Mart Boğaz Zaferi” başlıklı konferansta Çanakkale Savaşları’nın tarihi, arka planı ve sonuçları kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Çevrim içi gerçekleştirilen etkinliğin moderatörlüğünü İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Yenal Ünal yaparken konuşmacı olarak ise Arş. Gör. Buğra Terzi yer aldı.

Etkinliğin açılışında konuşan Prof. Dr. Ünal, Çanakkale Savaşları’nın anlamını, önemini ve tarihi derinliğini çok yönlü biçimde ele alarak geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bilinç köprüsü kurmayı amaçladıklarını ifade etti.

Arş. Gör. Terzi ise sunumunda destansı mücadelenin stratejik, askerî ve tarihî boyutlarını anlattı. Çanakkale cephesinin jeopolitik önemine dikkat çeken Terzi, Osmanlı Devleti’nin özellikle Balkan Savaşları sonrasında yaşadığı güç kaybının müttefik arayışını hızlandırdığını belirtti. Bu süreçte Enver Paşa öncülüğünde gerçekleştirilen reformlar ve Almanya ile kurulan yakın ilişkilerin belirleyici olduğundan bahsetti.

Çanakkale Savaşı’nın deniz ve kara harekâtlarının birlikte yürütüldüğü çok yönlü bir cephe olduğuna değinen Terzi, İtilaf Devletleri’nin ilk olarak Çanakkale Boğazı’nı geçme girişimlerinde bulunduğunu ancak deniz harekâtında başarısız olunması üzerine kara savaşlarına yöneldiklerini aktardı. Sunumda ayrıca savaşın dönüm noktaları hakkında bilgi verilirken özellikle Nusret mayın gemisinin 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasında kritik rol oynadığı ifade edildi.

Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin