Orta Asya’dan Tokat’a uzanan üç etek geleneği sürdürülüyor - Karabük Haber Postası
orta asyadan tokata uzanan uc etek gelenegi surduruluyor J8sPNYVG
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Aralık, 2025 12:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Orta Asya’dan Tokat’a uzanan üç etek geleneği sürdürülüyor

Tokat’ın Zile ilçesinde yaşayan 64 yaşındaki Fındık Bebek, yaklaşık 40 yıldır Orta Asya’dan gelen ata mirası yöresel kıyafetleri dikerek gelenekleri sürdürüyor.

Yaylakent köyünde dünyaya gelen Fındık Bebek, 20 yaşındayken evlenip iki çocuk sahibi olduktan sonra eşinden boşandı. Hayatının bu döneminde ne yapacağını bilemez haldeyken, ninelerinden miras kalan yöresel kıyafetlere ilgi duymaya başladı. Herhangi bir ustadan eğitim almadan, tamamen kendi merakı ve gözlemleriyle işe başlayan Fındık Bebek, yıllar içerisinde köyün ve çevre bölgelerin aranan isimlerinden biri oldu.

Orta Asya’dan göç eden atalarından kalan kültürün en önemli simgelerinden biri olan ve yörede “3 etek” olarak bilinen kıyafetleri diken Fındık Bebek, bu geleneğin kendileri için kıymetli olduğunu ifade etti. Üç parçadan oluşan kıyafetin üst, fistan ve önlükten meydana geldiğini belirten Bebek, her gelinin sandığında mutlaka bu kıyafetin bulunması gerektiğini söyledi.

“Kıyafetler bizim kutsalımızdır”

Yöresel kıyafetlerin yaşa göre farklılık gösterdiğini dile getiren Fındık Bebek, yaşlıların daha sade ve düz modelleri tercih ettiğini, gençlerin ise süslü ve işlemeli kıyafetler giydiğini aktardı. Geleneklerin eğitim ya da makamla değişmediğini vurgulayan Bebek, “Bizde her gelin, okusa da okumasa da hatta başbakan bile olsa 3 eteğini giyer. Bu bizim töremiz, bizim kıymetlimizdir” dedi.

Yıllardır el emeğiyle diktiği yöresel kıyafetlerle kültürel mirası gelecek nesillere aktarmaya çalışan Fındık Bebek, ata yadigârı geleneklerin yaşatılmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
dea
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
03 Nisan, 2026 11:55 tarihinde yayınlandı
0
0

Değirmenci: “Kardemir’in Bugünkü Parlak Günlerinde Emekçilerin Payı Büyüktür”

HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci, “Ülkemizin ilk ağır sanayi kuruluşlarından ve ülke ekonomimizin can damarlarından olan Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları (KARDEMİR) ile bu güzide fabrikayı bağrında saklayan, besleyen, büyüten Karabük’ün 89 yıllık gurur ve şerefle dolu bir geçmişi geride bırakmasının ve emin adımlarla yüzüncü yılına yürüyüşüne katkı vererek şahitlik etmenin huzurunu, mutluğunu ve gururunu yaşıyoruz.” açıklamasında bulundu.

Genel Başkan Yunus Değirmenci, KARDEMİR’in temellerinin atılması ve Karabük’ün kuruluşunun 89. yılı vesilesiyle yazılı bir açıklama yaptı.
3 Nisan 1937 yılında KARDEMİR’in temellerinin atıldığını ve Karabük’ün kurulduğunu hatırlatan Genel Başkan Değirmenci, “3 Nisan tarihi, sadece bir tarih olmanın çok daha ötesinde, emeğin aslanları ve Sendikamız Özçelik-İş için de çok derin anlamlar taşımaktadır. 3 Nisan’da yerli ağır sanayimizin ayağa kaldırılması için büyük bir adım atıldı. Bugün KARDEMİR’in geldiği gıpta edilesi devasa noktayı göz önüne aldığımızda, emekçiler olarak ortaya koyduğumuz alın terimizin ve emeğimizin ne kadar önemli ve değerli olduğunu anlıyoruz. Bu pencereden baktığımızda KARDEMİR’in bugünkü parlak günlerinde emekçilerin payı inkar edilemez ölçüde büyüktür.” ifadelerini kullandı.

Geride kalan KARDEMİR’in 89 yıllık geçmişinin her karesinde, her köşesinde, her nefesinde, her zor anında, Karabük emekçisinin alın terinin bulunduğunu belirten Değirmenci, “KARDEMİR’i bir asra yakın bir zamandır ayakta tutmak, bu doğrultuda çok büyük işler başarmak, büyük bir inanç ve azmin göstergesidir. Emeğin ve alın terinin savunucu olan bir kuruluşun her bir kademesinde görev almış ve bugün genel başkanı olarak, ülkemizin gözbebeği KARDEMİR’i huzur ve iş barışı içerisinde yüzüncü yılına doğru taşımaktan büyük şeref duyuyoruz. Otomotivden savunma sanayine ve demiryolu rayı ve tekerine kadar birçok ürünü üretip ülkemize kazandıran, ülkemizi yine birçok çelik mamülünde dışa bağımlılıktan kurtaran bir KARDEMİR’in varlığına gıpta ile bakıyoruz.” dedi.

“KARABÜK, KARDEMİR VE ÖZÇELİK-İŞ AYRILMAZ BİR BÜTÜNDÜR”

Karabük’ün ve KARDEMİR’in dününde, bugününde Özçelik-İş’in olduğunu, yarınlarında da olmaya devam edeceğini kaydeden Değirmenci, “Karabük, KARDEMİR ve Özçelik-İş ayrılmaz bir bütündür. Özçelik-İş Sendikası, KARDEMİR’deki iş barışı ve huzurunun, birlik, beraberlik ve kardeşliğin garantisi olmaya devam edecektir. Bu vesileyle KARDEMİR’in ve Karabük’ün 89. Kuruluş yıldönümünü canı gönülden tebrik ediyorum. KARDEMİR’in kuruluşunda emeği olan başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, geçmişte KARDEMİR’in bünyesinde alınterini esirgememiş ve ahirete intikal etmiş olanlara Yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Bugün itibariyle KARDEMİR’de emeğiyle, alın teriyle ailesinin rızkını kazanan emeğin aslanlarına, bugüne kadar KARDEMİR’e bilgi ve birikimleriyle katkı sunmuş olan tüm yetkililere, Karabük halkına, siyasetçilerine, kanaat önderlerine, sivil toplu kuruluşu temsilcilerine, KARDEMİR’in bugünlere gelmesinde güçlü bir irade ortaya koyan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve emeği geçen tüm devlet kademimize şükranlarımı sunuyorum.” diyerek 3 Nisan’ın “Sanayi Günü” yapılması çağrısını bir kez daha yeniledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin