Ordu’da yumurta üretimi, verilen destekler ile zarardan kara dönüştü: İlin ekonomisine yıllık 500 milyon lira gelir - Karabük Haber Postası
orduda yumurta uretimi verilen destekler ile zarardan kara donustu ilin ekonomisine yillik 500 milyon cvIkinVG
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Aralık, 2025 20:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Ordu’da yumurta üretimi, verilen destekler ile zarardan kara dönüştü: İlin ekonomisine yıllık 500 milyon lira gelir

Ordu Yumurta Üreticileri Birliği Başkanı Celal Sezgi, Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan destekler ile ilde yumurta üretiminin arttığını belirterek, “2014’ten 2019’a kadar 75 yumurta işletmesinden 65’i batmıştı. Başkan Güler gelince ayakta kaldık ve bugün 85 işletme bulunuyor. Aylık 35 milyon, yıllık 500 milyon lira gelir sağlanıyor. Yılda 50 milyona yakın yumurta üretiyoruz. Hedefimiz 100 milyon adet yumurta üretmek” dedi.

Geçen yıllarda yıllık 5 milyon civarında yumurta üretiminin yapıldığı Ordu’da, Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere verdiği desteklerle bu sayı 50 milyona yaklaştı. Sektörde yaşanan gelişmeler hakkında açıklamalarda bulunan Ordu Yumurta Üreticileri Birliği Başkanı Celal Sezgi, sektörün ayağa kalkmasındaki en önemli etkenin Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler olduğunu söyledi.

“Destekler sektörü ayağa kaldırdı”

Sezgi, yapılan destekler ile sektörün zarardan kurtulduğunu belirterek, “Yumurta tavukçuluğu işine 2014 yılında başladık. O dönem pazar konusunda ciddi sıkıntılar yaşadık, organik yumurta sertifikamız yoktu ve üreticiler olarak büyük zararlar ettik. Bu süreçte kurulan işletmelerin çoğu kapandı. 2019 yılına gelindiğinde Ordu’da yumurta sektörü neredeyse tamamen bitmişti. Başkanımızın göreve gelmesiyle birlikte bize çok önemli destekler verildi. Yaklaşık 30 bin yarka dağıtımı yapıldı, yüzde 80 hibeli yem desteği sağlandı. Bu destekler sayesinde üretici yavaş yavaş toparlandı, geçmişte yaptığı zararları telafi etmeye başladı. Aynı zamanda yeni işletmeler kuruldu ve sektör yeniden büyümeye geçti” diye konuştu.

“Ordu yumurtası ihracata açıldı”

Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in pazarlama konusunda da önemli adımlar attığını ifade eden Sezgi, Ordu yumurtalarının zincir market raflarında yer alarak Türkiye’nin dört bir yanına ulaştığını söyledi. Sezgi, “Destekler ile Birleşik Arap Emirlikleri’ne ciddi sayıda ürün gönderdik. Şu anda iç piyasadaki ihtiyaca yetişmeye çalışıyoruz, talebi ancak karşılayabildiğimiz için ihracata ürün gönderemez olduk. Bundan sonra da projelerle daha da büyüyerek ihracatımızı da yapmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

“Hedef 100 milyon adet yumurta üretmek”

Büyükşehir Belediyesi’nin hali hazırda yapımına devam ettiği yatırımların sektöre daha çok katkısı olacağını aktaran ve hedeflerinin yıllık 100 milyon yumurta üretimi olduğuna dikkat çeken Sezgi, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Gelecekte de Büyükşehir Belediyemizin bu sektöre 50 milyonluk yatırımı olacak. Fatsa ilçemizde 45 binlik yarka üretim tesisi, günlük 25 bin yumurta üretim ve 70 günde bir 15 ton et kapasiteli bir kombine tesisi inşa ediliyor. Sektör bölgede hedefine ulaşmak için koşarcasına ilerliyor. Yıllık 45 milyon olan üretimimizi en kısa sürede 100 milyona çıkarmayı hedefliyoruz.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay