Okulun dışına atılan Atatürk portresini derneğin duvarına astı
Karabük'ün Safranbolu ilçesinde belediye işçisi tadilatta bulunan okulun dışına atılan Atatürk portesini alarak derneğin duvarına astı.
Safranbolu Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli Hasan Karakuş (47) çöp ve atıkları kamyona yükledikleri sırada tadilatta olan bir okulun önüne bırakılan Atatürk portresini fark etti. Birkaç gündür okulun önünde bekleyen portreyi alan işçi, şoförlük yaptığı aracına koydu. O anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedilirken Karakuş, mesai bitiminin ardından portreyi temizleyerek derneğinin duvarına astı. Görüntüleri izleyen Belediye Başkanı Elif Köse, bir araya geldiği temizlik personeli Karakuş'a duyarlılığından dolayı teşekkür belgesi takdim etti. Başkan Köse, kent merkezine yakın okul inşaatının dış duvarına bırakılan portreyi sorumluluk hissedip koruma altına alan personeline teşekkür ederek, "Bunu çünkü herkes fark etmeyebilir. Herkes önemsemeyebilir. Ben kendisiyle gerçekten gurur duydum. Bizim personelimizin bu duyarlılıkta olması, Atamıza saygı duyması ve o tabloyu densizce yere bırakan, neyi yere bıraktığının bile farkında olmadan bu işi yapan kişi karşısında böyle bir duyarlılık takdire şayandı. Bizde personelimize teşekkür etmek istedik" ifadelerini kullandı. Temizlik işçisi Hasan Karakuş ise yerde bekleyen portreyi görünce vicdanının el vermediği için aldığını ve derneğinin duvarına astığını dile getirdi.
Kaybettiğinde anlarsın özgürlüğün değerini.An gelir yere göğe sığdıramazsın kendini! Düşüncelerin duygularına yenik düşer, uçar gidersin başka diyarlara…
İnsanın gönül sesi bir kez çağıldamaya görsün! Önünde ne engel kalır, ne de sınırlar. O ses ki, duygu yumaklarının armonisi ile zenginleşir, bir bakarsın uçsuz bucaksız ovalarda, bir bakarsın mor renkli dağlarda, bir bakarsın evrenin derinliklerinde bulursun kendini…
İnsanoğlu özgürlüğüne tutkundur, doğasından gelir. Kimi zaman özgürlüklerimize gem vururlar sersemleriz; kimi zamansa özgürlüklerimizin kaybıyla, hayata küseriz…
Doğamızda vardır neticede insanız. Elimizden alındığı anda özgürlüklerimiz; tuzla, buz olur duygularımız. Sıcaklığını arar, onu çok özleriz…
Kaybetmedikçe özgürlüğümüzün bedelini soran olmaz! Kimi zaman soran bulunsa bile verecek bedel kalmaz!
Özgürce yaşamın bedeli nedir diye sorun bakalım değerini unutanlara? Özgürlük uğruna yemin edenlerin; canını, malını feda etmekten kaçınmayanların bu tutkusuna değer biçsinler. İsterlerse bu onların yeminidir, bizi ilgilendirmez desinler!
Edilen her yeminin bir değeri vardır. Ama en değerlisi özgürlük tutkusu ile yoğrulandır. Bağımsızlık en değerli tutkudur. Ne vatan sevgisi, ne de uğruna hayatını feda edenler unutulur?
Vatanım isimli destanın güftesini kahramanlar yazar. Özgürce yaşamak yoksa bu neye yarar? Vatan bellediğimiz topraklarda bir düşünün bakalım özgürlük olmazsa, Tadı olur mu hayatın? İnancına, sevdana, acına, hüznüne, sevincine, kısacası her şeyine tat verendir özgürce yaşam…
Her şeyin olabilir!
Üzerinde yaşadığın topraklar, malın, mülkün, tüm sevdiklerin; her ne varsa hayatına anlam katan… Ama özgürlüğün yoksa neye yarar bunlar? Bir gün gelir de kaybedersen özgürlüğün o tılsımlı gücünü. Düşün bir bak! Hayat seni nasıl karşılar?
Özgürce yaşamak sadece senin hakkın mıdır? Sana mı haktır sanırsın? Çevrende yaşayan diğer canlılara bir bak! Bunu daha iyi anlarsın.
Özgürce yaşam, tüm canlılar için vazgeçilmez olanıdır hayatın. Sadece insanoğlu beyin gücüyle, vicdanıyla yaşar özgürlüklerin hazzını, Diğer canlılar güdüleriyle tadar özgürlük kavramını!
Kelebeklere bir bak! Kozasından çıktığı anda özgürlüğe kanat çırpar.
Ya yavru kuşlar? İlk kanat çırpışıyla tadar, özgürce yaşamı…
Güneşin doğuşunu izle!
Özgürlük pırıltılarıyla aydınlatır dağları, ovaları, ormanları. Kimi zamansa insanoğlundan gelen tüm acımasızlıkları!
Özgürlüğün tanımına en çok yakışan nedir sence?
İnsanca yaşamanın tüm güzellikleri mi? Yaşamına heyecan katan aşkların, sevdiklerin mi? Hayatında elde ettiğin varlıklar, ya da zenginlikler mi?
Nedir sence? Bir düşün!
Vatanı olmayana özgürlük nedir diye sorulur mu? İstiklali olmayan bir millet, vatanında yaşam hakkı bulur mu?
Düşün, bir bak ardına!
Ardımızda kalan yaşanmışlıklara, tarihe kazınan zaferlere, bu vatan için ödenen bedellere…