blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Ekim, 2025 16:45 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Öğrencilere sağlıklı yaşam eğitimi verildi

Zonguldak’ın Devrek İlçesi Eğerci Beldesinde eğitim gören İlkokul öğrencilerine "Sağlıklı Çocuk Sağlıklı Gelecek" programı ismi altında Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sıhhati Hizmetleri Başkanlığı tarafından minik öğrencilere sağlıklı beslenme, fizikî aktivite, hijyen ve 112 Acil ve Ulusal Medikal Kurtarma Eğitimi ( UMKE ) çalışmaları mevzularında geniş kapsamlı olarak eğitimler verilerek, öğrencilere Sıhhat Elçisi Rozeti ve kartları dağıtıldı.
Düzenlenen programa Vilayet Sıhhat Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Lideri Uzm. Dr. Pınar Menderes Turhan, Halk Sıhhati Hizmetleri Lideri Dr. Sevilen Köktürk, Başkan Yardımcısı Ümit Çavuş, Sıhhat Hizmetleri Lider Yardımcısı Aydın Şanlıoğlu ve çok sayıda sıhhat çalışanı katıldı.
Eğerci’de düzenlenen aktiflik alanında "Aile Hekimliği İstasyonu, Ağız ve Diş Sıhhati İstasyonu, Sağlıklı Beslenme İstasyonu, Fizikî Aktivite İstasyonu, Şahsî Hijyen ve Bulaşıcı Hastalıklardan Korunma İstasyonu, 112 Acil Sıhhat Hizmetleri ve UMKE (Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi) Tanıtım İstasyonu ve Klâsik Çocuk Oyunları Alanı" kuruldu.
"Sağlıklı Çocuk Sağlıklı Gelecek" programı yalnızca bir proje değil, Türkiye’nin geleceğini sağlıklı jenerasyonlarla inşa etme vizyonunun kurumsal ve sürdürülebilir bir adımı olarak tanımlanmakta olduğunu belirten Zonguldak Vilayet Sıhhat Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün, düzenlenen programda yapmış olduğu konuşmada şöyle dedi:
"Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’’ Programı kapsamında, öğrencilerin nizamlı sıhhat izlemleri yapılması, okul ortamlarında bulaşıcı hastalıklara karşı esirgeyici tedbirler geliştirilmesi ve okulların "sağlıklı hayat merkezlerine" dönüşmesi hedeflenmektedir. Hazırlanan malzemeler, saha uygulamaları ve sürdürülebilir eğitim içerikleriyle ülkemizin tüm çocuklarının sağlıklı bir geleceğe hazırlanması planlanmaktadır. Onun için toplumun eğitimi ve ferdî gelişim gerekmektedir. O nedenle biz, esirgeyici sıhhatin temeli olan aile hekimliğiyle birlikte Sağlıklı Hayat Merkezlerimizin çok daha fazla kullanılmasını, oradan sıhhat kültürünün oluşturulmasını amaçlıyoruz. Bugün bakıldığında toplumumuzun en büyük üç riski vardır. Bunlar berbat beslenme, berbat alışkanlık ve hareketsizliktir. Bu üç risk maalesef toplumumuzun önüne geçmektedir. Bunu yalnızca sağlıkçılar olarak, sıhhat hizmetleriyle başarma bahtımız yok. Bunu toplumun her kısmından bireylerin eforuyla ve bizlere olan katkılarıyla başarabiliriz."

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
16 Aralık, 2025 10:18 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

EMEKLİYİ ÖLMEDEN MEZARA KOYDULAR !

Anayasamıza göre, Türkiye Cumhuriyeti bir sosyal devlettir. Sosyal devlet; vatandaşların refah durumunu gözeten, halkına asgari bir yaşam düzeyi sağlamakla görevli devlet olarak tanımlanır.

Sosyal devlet, anayasamızın 2. ve 60'ıncı maddelerinde de tanımlanmıştır. Sosyal hukuk devleti güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak gerçek eşitliği yani, sosyal adaleti ve toplumsal dengeyi sağlamakla yükümlü devlet demektir. Ülkelerin sosyal devlet olabilmesi için bazı özelliklerinin bulunması gerekir. Sosyal devlette fırsat eşitliği ön plandadır. Ayrıca sosyal devlette halka eşit gelir dağılımı ve asgari yaşam şartları sunulur.

Peki, halka eşit gelir dağılımı ve asgari yaşam şartlarının sağlanması konusunda ne durumdayız? Ücretlere baktığımızda, eşit gelir dağılımından söz edebilir miyiz? Gelir dağılımı adaletsizliğinde dünya sıralamasında liderliğe oynuyoruz!

Çalışanlarla emekliler arasındaki ücret dengesizliği emekliler aleyhine giderek büyüyor. Emekli maaşları TÜRK-İŞ'in her ay açıkladığı açlık sınırı rakamlarının neredeyse yarısına düştü. Önümüzdeki ay 6 aylık enflasyon rakamlarına göre emekli maaşlarına yapılacak olan zam yüzde 11-12 civarında olacak. Bu durumda, en düşük emekli aylığı 19 bin liraya bile ulaşamayacak. Kasım ayı açlık sınırı rakamı 30 bin lira . Aralık ayında ve devam eden aylarda bu rakam daha da artacak. Emekli maaşlarının açlık sınırı rakamlarının yakalaması mümkün görülmüyor. Aynı durum asgari ücret alanlar için de geçerli. Bu rakamlarla kirasını bile ödeyemeyen milyonlarca insan ne yiyecek ne içecek?

blank

Böyle bir adaletsizlik, böyle bir vicdansızlık olabilir mi? Nerede kaldı sosyal devlet, nerede adalet, hakkaniyet? Emekli de bu ülkenin vatandaşı. Emekliler lütuf beklemiyor. Çalışırken ödedikleri primlerin karşılığını hakkıyla almak istiyorlar.
Sosyal Güvenlik Sistemi çökmüştür. Prim ödeme gün sayısının, ödenen primin rakamsal miktarının hiç bir önemi kalmadı. 3600 gün prim ödeyenle 9000 gün prim ödeyen arasında bir fark kalmadı. Sistem oynana oynana bu duruma geldi.
Hakkaniyet, adalet yerle yeksan oldu.
2016 yılında asgari ücretten % 66 daha fazla maaş alan bir emekli buğün asgari ücretin yüzde 24 altına düştü.
Bu tablo böyle devam ederse, emekli kuru ekmeğe bile muhtaç kalacak.
Tuzu kurular! ükeyi yöneten muhteremler! Hiç mi vicdanınız sızlamıyor.? Nasıl uyku uyuyorsunuz?

Çocuk okutan, kirada oturan emekliler var. Bu insanlar açlık sınırının yarısına düşmüş maaşlarla ayakta kalabilir mi? Yazının başlığı bazılarına abartılı gelmiş olabilir. Fakat acı gerçek budur. EMEKLİ ÖLMEDEN MEZARA KONMUŞTUR!

Tablonun ressamı gelmiş geçmiş tüm hükümetlerdir! Son 23 yılda ise, bu tablo tamamlandı, verniklendi ve çerçevelendi. Oy uğruna izlenen popülist icraatlar, istihdam yaratamayan, üretmek yerine ithal etmeyi öncelikleyen politikalar, israf ve şatafat ülkeyi bu duruma getirmiştir.

Mutlu azınlığa en kalbi duygularımla…

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.