blank
Aylin Sarıoğlu tarafından
20 Kasım, 2025 15:51 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

OFLAZ: “HEDEFİMİZ, MUTLU BİR KARDEMİR”

Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları (KARDEMİR) Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Ali Oflaz, basın mensuplarıyla bir araya gelerek şirketin hedeflerini ve önceliklerini anlattı. Oflaz, "Yatırımcının, emekçinin, bu şehrin insanının mutlu olduğu bir Kardemir görmek tek hayalimiz" dedi.

Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları (KARDEMİR) Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Ali Oflaz, Karabük ve Zonguldak'tan gazetecilerle Karabük Mühendisler Kulübü'nde düzenlenen kahvaltılı toplantıda bir araya geldi. Toplantıda hem tanışma fırsatı bulan Oflaz hem de şirketin gelecek vizyonuna ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"BASIN EMEKÇİLERİNE AYRICA SAYGI DUYUYORUM"

Kardemir'in şehir için taşıdığı değere vurgu yapan Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Ali  Oflaz, "2020 yılında Kardemir üyeliğimi Karabük’teki yerel gazetelerden öğrenmiştim. Bu nedenle basın emekçilerine ayrıca saygı duyuyorum" ifadelerini kullandı. Oflaz, şehrin Kardemir'le ilgili vizyon ve beklentilerinin kendileri için birincil öncelik olduğunu belirterek, "Yatırımcının, emekçinin, bu şehrin insanının mutlu olduğu bir Kardemir görmek tek hayalimiz. Bunun için sıkı çalışacağız" dedi.

ÜRETİM VE İHRACATTA GÜÇLÜ KONUM

Kardemir'i hem üretim hem de ihracatta güçlü bir konuma taşımayı hedeflediklerini ifade eden Oflaz, üniversite, belediye, mülki idare ve sendikalarla iş birliği içinde çalışacaklarını açıkladı. Bu iş birlikleriyle hem sanayide hem de insan kaynağında daha dirençli bir yapı oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.

ÇEVRE VE SOSYAL YATIRIMLARA ÖNEM

Çevre politikalarının da şirketin öncelikleri arasında yer aldığını belirten Başkan Oflaz, atık su arıtma tesisi yatırımını hayata geçireceklerini duyurdu. Oflaz, "Yaşadığımız şehre duvar değil, kapı açan yatırımlar yapmak istiyoruz. Kültür merkezi ve müze gibi sosyal alanları da zaman içinde Karabük’e kazandırmayı planlıyoruz" diye konuştu.

TREN TEKER SETİNDE İHRACAT HEDEFİ

Stratejik ürünlerden tren tekeri seti üretiminde ihracatı hızla artırmayı ve bu alanda söz sahibi olmayı hedeflediklerini aktaran Başkan Oflaz, bu konudaki kararlılıklarını vurguladı.

"MUTLU BİR KARDEMİR İÇİN ZAM"

Şirket çalışanlarına yapılan ücret zammına da değinen Oflaz, "İşçilerimize yüzde 80, beyaz yakalı çalışanlarımıza yüzde 54 zam yaptık. Amacımız mutlu bir Kardemir oluşturmak. Bir işçinin sabah servise güler yüzle binmesi bizim için çok değerli" açıklamasını yaptı.

İSTİHDAMDA BÖLGE ÖNCELİĞİ

İstihdam politikaları hakkında da bilgi veren Oflaz, işe alımlarda mülakat ve kura yöntemlerinin kullanıldığını, her iki yöntemin de artı ve eksileri bulunduğunu söyledi. Oflaz, "İstihdamda hedefimiz, Kardemir’e en iyi katkıyı sağlayacak kişileri bünyemize katmak. Batı Karadeniz Bölgesi bizim için öncelikli olacak" ifadelerini kullandı. Soru-cevap bölümünün ardından sona eren toplantı, basın mensuplarıyla çekilen hatıra fotoğrafı ile son buldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.