blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Ekim, 2024 08:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 5dk
Yorum: 0

Narkotik polisinden annelere uyarı: “Çocuklarınız bu kelimeleri söylüyorsa kulak kabartın”

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü’nde düzenlenen toplantıda annelere ’En İyi Narkotik Polisi Anne’ projesi ile ilgili eğitim verildi. Eğitimde yapılan sunumlarda anneler, narkotik madde kullanımının psikolojik belirtileri ve sokak dili hakkında bilgilendirilerek, "Metin amca, düğme, Lamborghini, gogo, kova, ot, üçlü, beşli, ateş, buz, eks, taş’ gibi isimler kullanan çocuklara dikkat etmeliyiz" uyarısı yapıldı.
"En İyi Narkotik Polisi Anne" projesi kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü konferans salonunda protokol üyelerinin ve annelerin katılımıyla bir eğitim düzenlendi. Eğitimde emniyetin narkotik, siber suçlar, aile içi ve kadına karşı şiddet ile asayiş birimlerinde görevli personeller sunum yaptı. Toplantı ilk olarak saygı duruşundan bulunulması ve İstiklal Marşı okunmasıyla başladı.

"Narkotik suçlarla mücadele, anne-baba sorumluluğuyla yapılması gereken bir mücadele"
Akabinde konuşan İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, "Suçla mücadelede iletişim kanallarının sonuna kadar açık olması, toplumun her "kesimini bu konuyla ilgili farkındalık oluşturacak şekilde harekete geçirmek bizim en öncelikli görevlerimizden bir tanesidir. Dünyadaki en büyük sevgi anne sevgisidir. İletişim anne ile başlar. En iyi narkotik polisi anne, en iyi öğretmen anne, en iyi arkadaş anne çünkü anne bir insan için sığınacak bir limandır. İlimizin her noktasında vatandaşımıza ulaşarak dilimiz döndüğünce bu noktada farkındalık oluşturulmasıyla ilgili elimizden geleni yapıyoruz. Bir çocuk dünyaya geldiği andan itibaren il temas kurduğu kişi annesidir. En iyi gözlemci annedir. Gün içerisinde küresel dünyanın verdiği etkiyle iletişim kanalları, etkileşim, sosyal çevre, okul içi, okul dışı iletişimler eskiye nazaran çeşitlendi ve arttı. Dışardan gelen etkileyici unsurların çeşitliliği de artınca bu noktada bizim biraz daha dikkat etmemiz gerekiyor. Narkotik suçlarla mücadele bütün meslek gruplarının da ötesinde anne-baba sorumluluğuyla yapılması gereken bir mücadeledir" diye konuştu.

Madde kullanımının psikolojik belirtileri
İlk olarak narkotik ile ilgili sunum yapan Emniyet Amiri Yunus Emre Bodur, "Madde kullanımının psikolojik belirtileri arasında hemen hemen psikolojik sorunlarla benzerlik göstermektedir. Madde kullanımının sosyal belirtilerine baktığımızda aile ilişkilerinden uzaklaşma, argo konuşmaya yönelme, aşırı para harcama, evden değerli eşyaların kaybolması, kişinin kendine güven kaybı, kontrol kaybı, kişinin mevcut arkadaş çevresinin değiştirmesi gibi sosyal belirtiler ortaya çıkabilir. Esrar (kenevir) maddesi dünyanın tüm coğrafyalarında üretilebile bir bitkidir. Fiziksel ve psikolojik bağımlılık yapma düzeyi çok yüksektir. Odunsu bir kokusu vardır. Genellikle basit sigara, nargile düzeneği ile yakarak dumanı tüketilir. Esrar maddesinin aynı zaman skunk diye tabir edilen bir türü de vardır. Kenevirin hibritlenmesi sonucu ortaya çıkan bileşendir. Özellikle annelerimizin dikkat etmesi gereken bu maddelerini kullanan kişilerin kullandığı sokak jargonudur. İlimizde esrar maddesi ile ilgili sokakta kullanılan isimler genel itibarıyla ’ot, toz, kubar, dalga, gogo, kova, üçlü veya beşli’ gibi isimlerle adlandırılabiliyor. Bu isimleri çocuklarınızdan duyduğumuzda kesinlikle kulak kabartmalıyız. Bonzai maddesi ise esrar maddesine benzemesi amacıyla laboratuvar ortamında üretilen esrarla benzer etkileri gösteren aslında sıvı bir madde ama spreyle sigara kağıdına sarılarak, basit nargile düzenekleriyle tüketilen bir maddedir. Etkileri esrar maddesine göre kat ve kat daha fazladır. Halk arasında bonzai olarak bilinmese asıl adı sentetik kannobioniddir. Sokak jargonun genellikle ’bonzai, bonz, Jamaika, K2’ gibi isimleriyle adlandırılıyor. Eroin maddesi, haşhaş kapsüllerinin çizilmesi sonucu ortaya çıkan sıvının farklı kimyasal işlere tabi tutulması sonucu sonrası oluşur. Genel itibarıyla iğne ile kullanılabildiği yönünde bir algı olsa da soluyarak tüketimi mümkündür. Halk arasında ’beyaz’ olarak bilinmesine rağmen rengi daha çok krem veya kahverengi tonlarındadır. Kokain maddesi, bağımlılık yapma gücü en yüksek uyarıcılardan bir tanesidir. İnsanda hareketlilik oluşturuyor ancak bu hareketlilik uyuşturucu maddenin etkisi geçtikten sonra durgunluk oluşturuyor. Aşırı doz nedeniyle ölümlere neden olması yüksektir. İlimizde genel olarak sokakta ’beyaz, taş, çizik, elmas, kristal’ gibi isimlerle adlandırılıyor. Metamfetamin maddesi, son yıllarda küresel boyutta ve ülkemiz açısından tehlike oluşturan maddeler açından ilk sıralarda geliyor. Bağımlılık yapma gücü çok yüksektir. Sağlık etkilerinde ise düzensiz ve hızlı artan kalp atışı, solunum problemleri, fiziksel aktivitede artış gibi etkiler meydana getiriyor. Metamfetaminden sonra kişiler madde kullanmaya devam ettikçe uykusuz ve çok hareketli şekilde bulunabiliyor. Madde etkisi geçtikten sonra kişi 3 gün kadar uyuyabiliyor. Bu konuya annelerimiz dikkat etmesi gerekiyor. İlimizde sokakta sıklıkla kullanılan isimleri ’ateş, buz, ıce, taş’ şeklindedir. Özellikle ilimizde en çok kullanılan ‘Metin amca’ ismine dikkat etmemiz gerekiyor. Ecstasy ise kimyasal bir uyuşturucudur. Sağlık üzerinde çene kitlenmesi ve ağızda kuruluk sıkça görülüyor. Sokakta ecstasy maddesi ’eks, düğme, hap’ şeklinde isimlendiriliyor. Bu tür hayatın olağan akışına aykırı söylemelere ‘bana düğme lazım’ veya ‘bana Lamborghini lazım’ diyen çocuklara dikkat etmeliyiz" şeklinde konuştu.

Kırmızı ve beyaz reçeteli ilaçlar
Bodur, kırmızı veya beyaz reçeteli yazılan antidepresan ilaçları ilgili, "Narkotik madde olmamakla birlikte, narkotik madde etkisi olan suiistimal durumunda veya doktorun önerdiği dozajtan fazla kullanılması durumunda narkotik madde etkisinde olan ilaçlardan bahsetmek istiyorum. Madde kullanan kişilerin özellikle madde bulamaması durumunda yoksunluk belirtilerinin azaltılması için tercih ediliyor. Diğer yasa dışı uyuşturucuların aksine temini çok daha kolay olduğu için tercih ediliyor. Reçetesiz veya kontrolsüz kullanımı bağımlılığa yol açıyor. Reçetesiz satımı ise adli bir sorumluluk doğuruyor. Genellikle kendi ilaç ve marka isimleriyle adlandırılmasına karşın ilimizde sıklıkla ’liliy’ veya ’kırmızı-beyaz, Samsunspor forması’ şeklinde isimlendiriliyor" ifadelerini kullandı.

"En son çare kadının kimliği değişiyor"
Aile içi ve kadına yönelik şiddetle ilgili sunum yapan Komiser Atakan Karataş, “Kadına kendisini değersiz hissettirmek de bir şiddet yöntemidir. Kadının özgürlüğünün kısıtlanması da bir şiddet yöntemidir. Şiddet ortamında büyüyen çocukların gelecekte nasıl bir psikoloji de olacağını tahmin edebiliyorsunuz. Komşunuz, iş arkadaşınız şiddete uğrayabilir ama bunun farkında olmayabilir. Çünkü bizde toplum baskısı var. İnsanlar şiddeti anlatmaya korkuyorlar. Devletimiz kadınlarımızı sonuna kadar arkasındadır. Kadın sığınma evlerimiz var. Maddi yardımlarımız var. Bizim açılan aile içi bürolarımız var. Oraya giderek bir ifade verdiğiniz takdirde bir risk formu çıkacak. Bir tedbir kararı uygulama gereği duyulursa uygulanacak. En çok kullandığımız tedbir kararı uzaklaştırma kararı ve konuttan uzaklaştırmadır. Bunlarla başlıyoruz. Daha sonra bu yetersiz kalırsa elektronik kelepçe tedbiri var. Bir mesafe belirliyoruz. Bu genelde 800 ile 1 kilometre civarı oluyor. Elektronik kelepçe konusunda da bir çözüm sağlayamazsak en son noktamız kimlik değişimidir. İlimizde bunun örnekleri de var. Kadın bambaşka bir hayata başlıyor. Geçmişle ilgili bağlantıları koparak hayata tutunmaya çalışıyor" açıklamasında bulundu.

"Bir şeyi yasaklayarak bunun önüne geçemeyiz"
Siber Suçlarla Mücadele Müdürlüğünde görevli Polis Memuru Kübra İren, “En çok şikâyet aldığımız, en çok gündemde olan konuların başında ’siber zorbalık’ dediğimiz veya ’akran zorbalığı’ dediğimiz kişilerin verilerinin yayıldığı, sizlerin de aşina olduğu discord, panel, oyunlar gibi alanlar var. Bu alanlarda çok farlı şeyler var. Çocuklar sosyal medyadan bağımlılığa sürükleniyorlar. Süreyi ayarlamamak gibi bir bağımlılık. Çocuklarda fiziksel problemler, duruş bozuklukları, sağlık problemleri, psikolojik problemlere sebep olabiliyor. Bazı konular var ki bunların dönüşü yok. Bu da online istismardır. Bizler veliler olarak internetten alışveriş yapmayı, bankacılığı, kripto parayı biliyoruz. Biraz da oyunları bilmemiz lazım. İlkokulda Roblox, Minecraft, ortaokula geçiyoruz Pub G, lol, liseye geçiyoruz CS GO, valorant gibi oyunlar var. Bunların hepsi dijital oyunlar. Oynamayın demiyoruz. Bir şeyi yasaklayarak bunun önüne geçemeyiz. Oynayacaklar ama burada kendilerini korumayı bilecekler. Bu da sizin sayenizde olacak" değerlendirmesinde bulundu.

"Dijital telsiz sistemi ile yapmış olduğumuz 20 milyon dolarlık bir proje hayata geçiyor"
Son olarak konuşan Samsun Valisi Orhan Tavlı ise şunları söyledi:
“Bizler sokaktaki zehir tacirlerine, sokaktaki kötülere ister sokakta olsun ister sanal ortamda olsun en ufak adım attırmamak üzere topyekun mücadele ediyoruz. Devletimizin bütün kurumları, sivil toplum örgütleri bu mücadelede hep bizimle beraberdir. Samsun İl Emniyet Müdürlüğümüzün yapmış olduğu bu çalışmalarda saygı değer Cumhurbaşkanımızın himayelerinde, İçişleri Bakanlığımızın desteğiyle ve tüm kabinedeki bakanlarımızın vermiş olduğu destekle birlikte Samsun’da özellikle araç gereç bakımından yaklaşık 200’e yakın emniyet, jandarma ve sahil güvenliğimizin kullandığı araçları yeniledik. Sahada daha çok var olmak için, çocuklarımızı, kadınlarımızı ve kötülerin zarar verdiği herkesi korumak için arkadaşlarımızı el birliği ile çalışıyorlar. Kamera sistemlerimin riskli alanlarında kurulması, ışıklandırma sistemleri ile için Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığımıza, ilçe belediye başkanlığımıza teşekkür ediyorum. Araç gereç ekipmanın yanı sıra dijital telsiz sistemi ile yapmış olduğumuz 20 milyon dolarlık bir proje hayata geçiyor Samsun Emniyet Müdürlüğümüzce kullanılan ana karargahın dışında suç ve suçlularla mücadelede, gerek sahadaki fiziksel mekanların iyileştirilmesi gerekse suçlularla mücadele eden kolluk personelimizin kullandığı ekipmanların daha da geliştirilmesiyle ilgili müthiş projeler hayata geçiyor. Kolluk birimlerimiz ne kadar mücadele ederlerse etsinler bizim ve sizlerin onlara verdiğiniz destek çok önemli. ’Cennet anaların ayakları altındadır’ diyen bir inancın mensubu olarak kadına karşı yapılan hiçbir şiddeti, Türk adaleti karşılıksız bırakmayacak. Bırakmamaktadır. Her türlü şiddete karşı ses oluyoruz. Bizlere sevgi yakışır."
Toplantı Vali Tavlı’nın konuşmasının ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.