Murzioğlu: "Şirketler siyasi tartışmaların dışında tutulmalı" - Karabük Haber Postası
murzioglu sirketler siyasi tartismalarin disinda tutulmali J292Q5Yg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Nisan, 2025 16:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Murzioğlu: “Şirketler siyasi tartışmaların dışında tutulmalı”

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Lideri Salih Zeki Murzioğlu, ’ekonomik boykot’ davetlerine ait yaptığı açıklamada şirketlerin siyasi tartışmaların dışında tutulması gerektiğini belirterek, “Bu durumun hiç kimseye bir yararı olmadığı üzere iktisada de ziyan verecektir. Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır” dedi.

Samsun TSO Yönetim Kurulu Lideri Salih Zeki Murzioğlu, boykot davetlerine ait yazılı bir açıklamada bulundu. İktisada yönelik boykot davetlerinin her kim tarafından ya da hangi kesim tarafından yapılırsa yapılsın gerçek bulmadıklarını belirten Lider Salih Zeki Murzioğlu, “Ekonomi, bir milletin ortak emeğidir. Bu emeği sekteye uğratmaya yönelik her hareket, sadece firmalarımıza değil, sanayicimize, tüccarlarımıza, esnaflarımıza ve tüm vatandaşlarımıza ziyan verecektir. Ayrıyeten bu tip davetler toplumda kutuplaşmalara da yol açmaktadır” diye konuştu.

“Biz tartışmadan değil, uzlaşıdan yanayız”

Yaptığı açıklamada hassaslık davetinde bulunan Murzioğlu, “Ülkemizde ticari hayatı sekteye uğratacak, üretim hayatında olumsuz sonuçlar doğuracak davetler konusunda dikkatli ve hassas olunmalıdır. Siyasetçiler süreçleri yönetirken ister muhalefette ister iktidarda olsun hür piyasayı olumsuz etkileyecek hiçbir yaklaşımı yanlışsız bulmuyoruz. İş dünyasının dinamikleri farklıdır. Üretimle, yatırımla, ihracatla, istihdam sağlayarak ülkenin gücüne güç katan şirketlerimiz günlük siyasi tartışmaların bir modülü haline dönüştürülmemelidir. Bu olaylarda hiçbir dahli ve hatası olmayan şirketlerimize boykot davetinde bulunmak, bu kırılgan devirde ülkemize ziyan getirmekten ve istikrarı sekteye uğratmaktan öbür bir işe yaramayacaktır. Biz birleşmeden, uzlaşmadan yanayız. Tartışmaların değil, uzlaşının yanındayız. Hiçbir tartışmanın bir modülü olmak istemeyiz. Bu durumun hiç kimseye bir yararı olmadığı üzere iktisada de ziyan verecektir. Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır” tabirlerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay