Milli takıma seçilen bedensel engelli basketbolcu Avrupa Şampiyonası’nda ter dökecek
Karabük Demirkartal Gençlik ve Spor Kulübü’nün 18 yaşındaki oyuncusu Bilal Mert Taşoğlu, 22 Yaş Altı Tekerlekli Sandalye Erkek Milli Basketbol Takımı ile Avrupa şampiyonluğu hedefliyor.
Tekerlekli Sandalye Süper Ligi’nde Karabük Demirkartal GSK forması giyen Bilal Mert Taşoğlu 19-30 Haziran tarihlerinde İspanya’da düzenlenecek U22 Avrupa Şampiyonası’nda 22 Yaş Altı Tekerlekli Sandalye Erkek Milli Basketbol Takımı’nın 12 kişilik milli takım kadrosunda yer aldı.
Küçük yaşlardan beri Galatasaray taraftarı olduğunu ve futbolcu olma hayali olduğunu söyleyen Bilal Mert Taşoğlu o zamanlar Kardemir Karabükspor Bedensel Engelli Basketbol Takımı forması giyen Cemal Kurt’un tavsiyesi ile basketbola yöneldiğini söyledi. Yaklaşık 10 yıldır basketbol oynayan Taşoğlu bu süreç boyunca başta ailesi olmak üzere destek olan herkese teşekkür etti.
Kardemir Karabükspor’da basketbola başladığını belirten Taşoğlu, “4-5 sene Karabükspor’daydım. Sonra bir ayrılık oldu. Maalesef kulüp kapandı. Karabük Demirkartal GSK kuruldu. Orada da 3.Lig ve 2.Lig’i namağlup bitirerek 1.Lig’e yükseldik. Orada bir sene aksilik olsa da ikinci senemizde Süper Lig’e yükseldik. İnşallah orada da şampiyonluk istiyoruz. Taraftarlarımız sağ olsun. Ağabeylerim hepsi çok yardımları oldu bana. Hepsinin emeği var bende” dedi.
“Avrupa Şampiyonası’nda şampiyon olup kupayı getirmek istiyoruz”
Taşoğlu daha önce 23 Yaş Altı Tekerlekli Sandalye Erkek Milli Basketbol Takımı’nda oynadığını vurgulayarak, “Dünya şampiyonasında oynadık. Tayland’da yapıldı o da. Maalesef iyi geçmedi. Maalesef diyorum aslında iyi bir şey ama o kadar finale gidip finalde kaybetmek bizi üzdü. Dünya ikincisi olduk. Japonya’ya 5 sayı farkla kaybettik. İnşallah bu sene Avrupa Şampiyonası’nda şampiyon olup kupayı getirmek istiyoruz. 14-19 Haziran arasında Ankara’da bir kamp gerçekleştirilecek. 19 Haziran’da İspanya’ya uçacağız. 19-30 Haziran arasında da turnuvamız gerçekleşecek” şeklinde konuştu.
Milli takıma davet alması ile ilgili olarak Taşoğlu, “Anlatılmaz bir duygu. Gerçekten çok mutluyum. Ülkemi temsil etmek Küçükken diyordum ya futbolcu olacağım diye. Futbolcu olarak milli takımı hayal ediyorum da basketbolda hayal etmiyorum milli takımı. Önümde böyle bir imkan var. Ailemi, Karabük’ü, ülkemi gururlandırmak için sabırsızlıkla bekliyorum. İlerde A Milli Takım’da oynama hayalim var tabi ki. 2028 yılında Los Angeles’ta düzenlenecek olimpiyat oyunları var. Orayı çok istiyorum. Onun için de çok çalışacağım. Elimden gelen her şeyi yapacağım” ifadelerini kullandı.
UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer Safranbolu'da son zamanlarda artan Tarihi Konak yangınları yaşanan tehlikenin boyutunu ortaya koyarken, 150 yıllık bir konağın daha yanması yürekleri sızlattı.
Karabük’ün Safranbolu ilçesinde alevlere teslim olan yaklaşık 150 yıllık tarihi konaktan geriye kalan harabe, gün ağarmasıyla birlikte görüntülendi.
İzzetpaşa Mahallesi Akseki Sokak’ta Pınar Ç.’ye ait olduğu belirtilen konakta henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Ahşap yapının kısa sürede tutuşmasıyla büyüyen alevler tüm yapıyı sardı. İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını uzun süre süren müdahalenin ardından kontrol altına alabildi.
Sabaha karşı tamamen söndürülen yangının ardından tarihi konağın büyük bölümünün çöktüğü, taş ve ahşap bölümlerin ağır hasar aldığı belirlendi. Konaktan geriye kalan harabe, görüntülenerek kayıt altına alındı.
Yangının, 24 Kasım’da açılması planlanan Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin bulunduğu bölgeye yakın bir noktada çıkması nedeniyle çevrede kısa süreli paniğe neden olduğu bildirildi. Yangının çıkış nedenine ilişkin başlatılan inceleme sürüyor.
YANGIN EN BÜYÜK TEHDİT
UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve Osmanlı-Türk şehir kültürünü günümüze taşıyan Safranbolu’da, yangınlar tarihi doku için en büyük tehditler arasında yer alıyor. Kentteki tarihi konakların çoğunda ahşap iskelet sistemi, dar sokak yapısı, eski elektrik tesisatları ve temizlenmeyen bacalar yangın riskini artırıyor.
Safranbolu’da son yıllarda meydana gelen bazı tarihi konak yangınları şöyle:
1998 - Bağlarbaşı'nda tarihi konak yangını: Ahşap yapıda elektrik kontağından çıktığı değerlendirilen yangında yapı tamamen kullanılamaz hale geldi.
2002 - Cinci Han bölgesinde çatı yangını: Baca kaynaklı olduğu belirlenen yangında konak ağır hasar aldı.
2007- Kara Üzüm Sokak’ta tarihi konak yangını: Yapıdakilerin tahliyesiyle can kaybı yaşanmadı.
2013 - Kıranköy’de iki katlı ahşap konak yangını: Ahşap yapı tamamen yandı, bitişik yapılarda maddi hasar oluştu.
2017 - Gümüş Mahallesi’nde restorasyon sürecindeki konak yangını: Elektrik tesisatından çıktığı belirlenen yangında tavan ve çatı bölümü çöktü.
2021 - 120 yıllık konak yangını: İtfaiyenin uzun uğraşı sonucu söndürülen yangında yapı tamamen kullanılamaz hale geldi.
2023 - Çarşı bölgesinde konak yangını: Baca yangınının çatıya sıçramasıyla tarihi konak kısmen zarar gördü.
2024 - Yörük Köyü'nde bulunan üç katlı tarihi Sağır Şakir Konağı henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangında kül oldu.
2025 –150 yıllık konakta yangın: İsmetpaşa Mahallesi’nde çıkan yangında konağın kullanılamaz hale geldiği bildirildi.
Bu yangınlarda en yaygın nedenlerin baca çekiş problemleri, eski elektrik tesisatları, çatı katı birikintileri ve ihmal kaynaklı alevlenmeler olduğu rapor ediliyor.
“ÇATI VE BACALAR EN BÜYÜK RİSK”
Safranbolu üzerine yapılan teknik araştırmalarda, konak yangınlarının büyük bölümünün çatı katı ve bacalarda başladığına dikkat çekiliyor. Ahşap karkas yapıların yüksek yanıcılığı, dar sokaklar sebebiyle itfaiye araçlarının bazı bölgelere sınırlı erişebilmesi riski artırıyor.
Uzmanlara göre:Bacaların düzenli temizlenmemesi, elektrik tesisatlarının eski olması, yangın algılama sistemlerinin bulunmaması, yangın yönetmeliğine uygunluk denetimlerinin yetersiz kalması gibi sebepler tarihi konaklarda yangın riskini artırıyor.
EKONOMİK YETERSİZLİKLER RESTORASYONU GECİKTİRİYOR
Yangın sonrası hasar gören birçok konak, yüksek maliyetler nedeniyle uzun süre onarılamıyor. Restorasyon projelerinin uzmanlık gerektiren yapısı, malzeme maliyetleri ve bürokratik süreçler, yapıların atıl bırakılmasına yol açıyor. Bazı konakların ise tamamen yıkılarak yok olduğu biliniyor.
TARİHİ KONAKLAR SİGORTALANABİLİYOR MU?
Tarihi yapıların sigortalanmasında zorluk bulunsa da bunun mümkün olduğu belirtiliyor. Tarihi yapıların maddi-manevi değerlerinin ölçülmesindeki güçlük sigorta şirketleri için sorun oluştururken, “mutabakatlı değer poliçeleri” çözüm olarak öneriliyor.
Sigortalanabilmesi için yapının elektrik tesisatının yenilenmiş olması, yangın algılama ve uyarı sistemlerinin bulunması, su deposu sistemine sahip olması, yangın yönetmeliğine uygunluğunun belgelenmesi gerekiyor.
YANGIN YÖNETMELİĞİNDE ARANAN BAŞLICA ŞARTLAR
"Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik" uyarınca bir yapının kullanım izni alabilmesi için şu kriterlerin:yapı malzemelerinin yangın yönetmeliklerine uygunluğu, acil çıkış ve tahliye yolları, yangın merdivenleri ve güvenlik holleri, elektrik ve aydınlatma sistemlerinin uygunluğu, yangın algılama ve uyarı sistemleri, duman dedektörleri, yangın söndürme cihazları ve söndürme sistemleri, yönlendirme levhaları ve acil çıkış aydınlatmaları yer alması isteniyor.
ÖNLEM ALINMASI ŞART
Tarihi konaklarda yangın riskini azaltmak için düzenli baca temizliği, elektrik tesisatı kontrolleri ve ahşap yapıların koruyucu malzemelerle güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Konaklara duman algılama sistemleri, otomatik uyarı sensörleri ve mümkün olan yerlerde sprinkler (yangın söndürme) sistemi kurulması, alevlerin erken fark edilmesini sağlayarak kayıpları en aza indiriyor. Ayrıca sokak dokusunun dar olduğu Safranbolu’da, itfaiyenin hızlı erişimi için acil müdahale noktalarının artırılması, yangın hidrantlarının düzenli bakımının yapılması ve konut sahiplerine yönelik yangın eğitimi verilmesi, kültürel mirasın korunması açısından kritik önlemler arasında yer alıyor.