blank
Aylin Sarıoğlu tarafından
23 Temmuz, 2025 15:20 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Milletvekili Şahin: “Yanan 55 hektarlık alan en kısa sürede yeniden ağaçlandırılacak”

AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Cem Şahin, Karabük’ün Burunsuz Köyü mevkisinde dün çıkan orman yangınının, yoğun çalışmalar neticesinde büyük ölçüde kontrol altına alındığını bildirdi.

Yangına ilişkin açıklamalarda bulunan Şahin, dün saat 16.32’de alınan ihbarın ardından; bir helikopter, çok sayıda arazöz, iş makinesi ve itfaiye aracının da yer aldığı 77 araç ve 258 personel ile, orman işletmeleri, belediyeler, jandarma, emniyet, sağlık, İl Özel İdaresi, DSİ, Karayolları ve AFAD ekiplerinin saat 16.55’te ilk müdahaleyi gerçekleştirdiğini belirtti.

Daha sonra çevre illerden gelen desteklerle birlikte toplamda 87 araç ve 316 personelin sahada görev aldığını aktaran Şahin, şunları kaydetti:

“Kızılay, sivil toplum kuruluşları ve köylülerimiz de yangın alanına gelerek çalışmalara destek verdiler. Rüzgârın etkisiyle kısa sürede büyüyen yangına karşı, karadan ve havadan sürdürülen söndürme çalışmaları, 24 saat dolmadan sonuç verdi.
Maalesef tüm çabalara rağmen 55 hektarlık orman alanı zarar gördü. Tek tesellimiz, herhangi bir can kaybının yaşanmamış olmasıdır. Rabbim beterinden korusun. Ülkemize ve Karabük’ümüze geçmiş olsun.
Daha önce olduğu gibi bu 55 hektarlık alan en kısa sürede temizlenecek ve yeniden ağaçlandırılacaktır.
Bu vesileyle tüm hemşehrilerimden bir kez daha rica ediyorum: Lütfen ormanlık alanlara izinsiz girmeyelim ve yangına sebebiyet verecek her türlü davranıştan kaçınalım.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.