Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Aralık, 2023 08:24 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Meral Akşener’den 6’lı masa itirafı: “Arıza çıkarmamak için ben herşeyden vazgeçtim”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 6’lı masanın detaylarını Trabzon’da anlattı. Bir mahalledeki çay ocağında vatandaşlarla buluşan Akşener, soru üzerine 6’lı masa ile ilgili "Şimdiki aklım olsa geri dönmezdim" diyerek, "Keşke. Şimdi ki aklım olsam katiyen yapmazdım. Ama oldu işte. Onun için kendi başımıza gidiyoruz" ifadelerini kullandı.
Sabah saatlerinde geldiği Trabzon’da partililerle buluşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, daha sonra bir otelde düzenlenen Karadeniz Bölgesi İstişare Toplantısı’na katıldı. Basına kapalı olarak gerçekleşen bu toplantının ardından Yomra ilçesindeki İkisu mahallesine gelen Akşener, çay ocağında vatandaşlarla bir araya geldi. Vatandaşların sorunlarını dinleyen Akşener, bir vatandaşın sorusu üzerine 6’lı masadan ayrılma ve geri dönme sürecini anlattı. Bir vatandaşın, "Keşke o masadan kalktığınız zaman geri dönmeseydiniz" ifadeleri üzerine Akşener, "Şimdiki aklım olsa dönmezdim" dedi. Bunun üzerine tekrar söz alan vatandaş, "Ben Karadenizliyim içinden geçeni kıvırarak konuşmam. Düz bir insanım" şeklinde konuşması üzerine Akşener, "Alışkanım" ifadelerini kullandı.
Akşener ile karşılıklı oturan vatandaşın tekrar "O masadan kalktınız takdir ettik sizi ama keşke geri dönmeseydiniz" ifadeleri üzerine Akşener 6’lı masadan ayrılma sürecinin detaylarını paylaştı.

"Özür dilerim"
"Keşke. Şimdi ki aklım olsam katiyen yapmazdım. Ama oldu işte. Onun için kendi başımıza gidiyoruz. Sizde destek olun" diyen Akşener, "Samimi birşey söylüyorum. Bu seçimin kazanılmasını çok arzu ettim. Meral Akşener olarak hiçbir şey talep etmedim. Partimiz var bizim ben niye Cumhurbaşkanı adayı olmuyum ki. Yani arıza çıkarmamak için ben herşeyden vazgeçtim. Ama siz iki insanı istediniz. Ben de bunlara gayret ettim. Mesele ben değilim sizsiniz. Siz bana söylediniz. Dolayısıyla o da kabul görmedi. Ondan sonraki fasıl öyle oldu. Özür dilerim" şeklinde konuştu.

"Bana orada siz istemiyorsanız biz 5 kişi olarak imzayalım siz gidebilirsiniz dendi"
Alengirli bir iş olmadığını dile getiren Akşener, "6 kişi oturuyoruz. Biz o gün adayın nasıl yöntemle seçileceğini konuşmak üzere oturmuşuz. Bir baktım aday ismi konuşuluyor. Buna itiraz ettim. Dedim ki biz adayın seçilme yöntimini konuşacağız. Kimseyi incitmek istemiyorum. 5 arkadaşımız Kemal beyi söyledi. Bende sizin istediğiniz 2 kişiyi söyledim. Dedim ki tamam Kemal beyde aday olsun. Başkaları varsa onlarda olsun. Bu 2 arkadaşımızın da ismi olsun. Araştırma yaptıralım. Araştırmada ne çıkıyorsa uyalım. Her siyasi parti kendisi yapsın. Ortalaması neyse onun arkasında duralım ve itiraz etmeyelim. En fazla 1 haftalık bir süreç dedim. Bana orada siz istemiyorsanız biz 5 kişi olarak imzayalım siz gidebilirsiniz dendi. O zaman hem Ali Babacan, Davutoğlu yok yok dedi. Sonrasında ben bu konuyu partideki arkadaşlarımla konuşmak için geri döndüm. Benim herşeyim açıktır. Zaten gizli iş yapamıyorum. Arkadaşlarım bana oturma bir daha dedi. 2 ayrı yazı hazırladık. Kalktık o konuşmayı yaptık" diye konuştu.

"Bana aklın yeni mi başına geldi diyebilirsin"
Masadan ayrılmasının ardından Ekrem İmamoğlu ve Mahsur Yavaş’ın gece saat 02.15’de evine geldiğini vurgulayan Akşener, " İkisine de son kere sordum.’ İkisine aday olabilir misiniz?’ dedim.’ Hayır ’dediler. Bunun üzerine bir teklif yapıldı. Normalde genel başkanların hiçbiri olmayacak. Başkan yardımcısı 2’si olacak. Bu çok uygun birşeydi. Bununla kazanma ihtimali yüksekti. Sonra bir kağıt yazdı. Ben sonra arkadaşlarımı tekrar topladım. Ortak hazırladığımız o yazıyı arkadaşlara okudum. O iki belediye başkanı arkadaşa ’Kemal beyin bilgisi var mı?’ dedim. ’Var’ dediler. Ben o yazıyı partideki arkadaşlarıma okuyunca 3 kişi hariç ’Otur, tekrar dön’ dediler. Buradaki halime bak. Bana da yazık. Sonra döndük otele gittik. 2 belediye başkanı, ben ve Kemal bey burada tamam dedik. 2’si şahit. Bunun üzerine ben kağıdı imzalayacağız zannediyorum. Önce bir arkadaş, sonra Ali Babacan ’Bizim bundan haberimiz yok’ dedi. Ben de masanın haberi var zannediyorum. Burada bana ’Aklın yeni mi başına geldi’ diyebilirsin. Sorguladığım yer burası. Dürüstçe durumu anlattım" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Mustafa Akgün tarafından
30 Ocak, 2026 15:05 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Yangın tüpü atan firmalara uyarı

Karabük’te yangın söndürücü cihazlar, tüpler ve asansörler başta olmak üzere birçok sanayi ürününün piyasa gözetimi ve denetimi, 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde Karabük İl Müdürlüğü tarafından yürütülüyor.

Yangın söndürme cihazları ve yangın söndürme tüpleri, piyasaya ilk arz edildikten sonra Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’te belirtilen periyotlarla muayene, bakım ve yeniden dolum süreçlerine tabi tutuluyor. Bu kapsamda bakım ve muayene işlemlerinin yılda en az bir kez (altı aydan az olmamak kaydıyla), yeniden dolum işlemlerinin ise dört yılda bir yapılması gerekiyor.

Söz konusu işlemlerin, 19 Nisan 2011 tarih ve 27910 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ÖSG-2011/09 numaralı Mecburi Standart Tebliği’nin 3. maddesi uyarınca, TSE Hizmet Yeterlilik Belgesi (HYB) bulunan firmalar tarafından gerçekleştirilmesi zorunlu. Firmaların ayrıca TSE 11827 zorunlu standardında belirtilen tüm şartları yerine getirmesi gerekiyor.

Üreticiler, yangın söndürücüleri TS EN3-8, TS EN1866-2 ve TS EN1866-3 standartlarına uygun olarak üretmek ve TS 862-7, TS EN3-7, TS EN3-8, TS EN3-9 ve TS EN3-10 standartları kapsamında gerekli belgelendirmeleri tamamlamak zorunda. Ürünler üzerinde yapılacak işaretleme ve etiketlendirmelerle, yangın söndürücülerin insan, hayvan ve çevre sağlığı açısından güvenli olduğu gösterilerek CE işaretinin iliştirilmesi gerekiyor.

Periyodik muayene, bakım ve yeniden dolum hizmetini sunan firmalar ise, bu işlemlere ilişkin etiketleri, ürünün piyasaya ilk arzında yer alan etiketleri kapatmayacak şekilde ilave etmekle yükümlü. Dağıtıcılar ve satıcılar da, yalnızca teknik mevzuata uygun ve CE işaretli ürünlerin satışını yapmak zorunda bulunuyor.

Yetkililer, Karabük’teki kamu kurum ve kuruluşlarının, yangın söndürücü satışı ve dolumu yapan firmaların TSE Hizmet Yeterlilik Belgelerini dikkatle kontrol etmeleri gerektiğini vurguluyor. Belgelerde firma adresinin güncel olması ve belgenin geçerlilik süresinin dolmamış olması büyük önem taşıyor. Ayrıca kamu kurumlarının, kendi bünyeleri ile ilişkili özel sektör kuruluşlarında bulunan yangın söndürücü cihazların düzenli olarak kontrol edilmesini, bakım ve muayenelerinin zamanında yapılmasını ve cihazların çalışır durumda olmasının teyit edilmesini sağlamaları gerektiği ifade ediliyor. Bu uygulamaların, can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından hayati önem taşıdığı belirtiliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin