Karabük İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Mantar zehirlenmelerine karşı uyarıda bulunuldu. Yapılan açıklamada; “Çeşitli yollarla vücuda giren herhangi bir maddenin, organizmada yaptığı hastalık belirtilerine zehirlenme denir. Besin zehirlenmesine genelde üzerinde bakteri, mikrop üremiş yiyecekler veya içecekler neden olur. Bazen de besinlerin kirli ellerle yenmesinden dolayı da ellerdeki virüs ve mikropların yol açtığı zehirlenme vakaları görülebilir. Bunun sonucunda ise mide ve bağırsakta enfeksiyon oluşur. Besin zehirlenmesi başlığı altında yer alan diğer bir konu da infeksiyöz olmayan ve yenilen besinlerin kendilerinin içerdiği toksinler nedeniyle oluşan klinik tablolardır. Bunlara örnek olarak mantar zehirlenmeleri sayılabilir. Mantar zehirlenmesi doğal alanda yetişen yapısında zehirli maddeler bulunan mantarların tüketilmesiyle oluşan, ölümle de sonuçlanabilen ciddi bir zehirlenmedir. Mantar zehirlenmeleri özellikle yağışların arttığı ilkbahar ve sonbahar aylarında artmaktadır. Doğada yetişen onbinlerce mantar türü bulunmaktadır. Mantarların zehirli olup olmadıklarını şekline, rengine… vb. bakarak anlamak mümkün değildir. İnsanda zehirlenmeye neden olan pek çok mantarın pişirme, dondurma, konserve yapma veya diğer gıda işleme yöntemleri ile zehirli etkileri azalmamakta ve yok olmamaktadır. Sersemlik, uykuya meyil, bulantı, kusma, ateş, terleme, bulanık görme, yüz ve boyunda kızarıklık, ağızda metalik tat, karın ağrısı, ishal mantar zehirlenmesinin ilk gözlenen belirtileridir. Daha sonra karaciğer, böbrek ve diğer organların işlev bozuklukları, koma ve ölüm de görülebilmektedir. Mantar tüketiminden sonra bu belirtilerden bir yada birkaçı görüldüyse en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Bu bağlamda Ulusal Zehir Araştırma Merkezi Zehir Araştırma Bölümüne ait 114 telefon hattı ücretsiz olarak aranabilmektedir. Mantar zehirlenmeleri ve buna bağlı ölümlerden korunabilmek için doğada kendiliğinden yetişen yabani mantarlardan tümüyle uzak durulması gerekmektedir. Zehirlenmeyi önlemenin tek yolu bu mantarların yenilmemesidir. Ülkemizde doğal alanlarda yetişen yabani mantarların büyük bir çoğunluğunun zehirli olduğu unutulmamalıdır. Ülkemizde her yıl çok sayıda mantar zehirlenmesi vakaları meydana gelmektedir. İlimizde ise özellikle gerek yağış ve sıcaklığın mantar yetişmesine uygun olduğu ilkbahar ve sonbahar aylarında mantar zehirlenmesi vakalarında artış olduğu gözlenmiştir. 2016 yılı Eylül ve Ekim ayları içerisinde mantar zehirlenme şüphesi ile 7 vatandaşımız sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi olmuşlardır. Bu üzücü olayların tekrar yaşanmaması için halkımızın mantar tüketirken yukarıda bahsi geçen uyarılara dikkat etmesi önemle rica olunur” denildi.
