Mantar Zehirlenmesine Karşı Dikkat!.. - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
04 Kasım, 2016 14:43 tarihinde yayınlandı
0
0

Mantar Zehirlenmesine Karşı Dikkat!..

 

Karabük İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Mantar zehirlenmelerine karşı uyarıda bulunuldu.

Yapılan açıklamada; “Çeşitli yollarla vücuda giren herhangi bir maddenin, organizmada yaptığı hastalık belirtilerine zehirlenme denir. Besin zehirlenmesine genelde üzerinde bakteri, mikrop üremiş yiyecekler veya içecekler neden olur. Bazen de besinlerin kirli ellerle yenmesinden dolayı da ellerdeki virüs ve mikropların yol açtığı zehirlenme vakaları görülebilir. Bunun sonucunda ise mide ve bağırsakta enfeksiyon oluşur.

Besin zehirlenmesi başlığı altında yer alan diğer bir konu da infeksiyöz olmayan ve yenilen besinlerin kendilerinin içerdiği toksinler nedeniyle oluşan klinik tablolardır. Bunlara örnek olarak mantar zehirlenmeleri sayılabilir.

Mantar zehirlenmesi doğal alanda yetişen yapısında zehirli maddeler bulunan mantarların tüketilmesiyle oluşan, ölümle de sonuçlanabilen ciddi bir zehirlenmedir. Mantar zehirlenmeleri özellikle yağışların arttığı ilkbahar ve sonbahar aylarında artmaktadır.

Doğada yetişen onbinlerce mantar türü bulunmaktadır. Mantarların zehirli olup olmadıklarını şekline, rengine… vb. bakarak anlamak mümkün değildir. İnsanda zehirlenmeye neden olan pek çok mantarın pişirme, dondurma, konserve yapma veya diğer gıda işleme yöntemleri ile zehirli etkileri azalmamakta ve yok olmamaktadır. Sersemlik, uykuya meyil, bulantı, kusma, ateş, terleme, bulanık görme, yüz ve boyunda kızarıklık, ağızda metalik tat, karın ağrısı, ishal mantar zehirlenmesinin ilk gözlenen belirtileridir. Daha sonra karaciğer, böbrek ve diğer organların işlev bozuklukları, koma ve ölüm de görülebilmektedir. Mantar tüketiminden sonra bu belirtilerden bir yada birkaçı görüldüyse en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Bu bağlamda Ulusal Zehir Araştırma Merkezi Zehir Araştırma Bölümüne ait 114 telefon hattı  ücretsiz olarak aranabilmektedir.

Mantar zehirlenmeleri ve buna bağlı ölümlerden korunabilmek için doğada kendiliğinden yetişen yabani mantarlardan tümüyle uzak durulması gerekmektedir. Zehirlenmeyi önlemenin tek yolu bu mantarların yenilmemesidir. Ülkemizde doğal alanlarda yetişen yabani mantarların büyük bir çoğunluğunun zehirli olduğu unutulmamalıdır.

Ülkemizde her yıl çok sayıda mantar zehirlenmesi vakaları meydana gelmektedir. İlimizde ise özellikle gerek yağış ve sıcaklığın mantar yetişmesine uygun olduğu ilkbahar ve sonbahar aylarında mantar zehirlenmesi vakalarında artış olduğu gözlenmiştir.

2016 yılı Eylül ve Ekim ayları içerisinde mantar zehirlenme şüphesi ile 7 vatandaşımız sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi olmuşlardır. Bu üzücü olayların tekrar yaşanmaması için halkımızın mantar tüketirken yukarıda bahsi geçen uyarılara dikkat etmesi önemle rica olunur” denildi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
bu misir ekmegi teneke kovada pisiyor JF9cIGMD
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Nisan, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Bu mısır ekmeği teneke kovada pişiyor

Trabzon’un Araklı ilçesinde yaklaşık 15 saat süren pişirme süreciyle hazırlanan “tenekede mısır ekmeği”, hem yöre halkının vazgeçilmezi hem de şehir dışından yoğun talep gören geleneksel lezzetler arasında yer alıyor. Kendine has hazırlanışı ve pişirme tekniğiyle öne çıkan ekmek, uzun süre tazeliğini korumasıyla dikkat çekiyor.

Uzun pişirme süresi lezzeti artırıyor

Araklı’da 10 yaşından beri pazarcılıkla uğraştığını ve mısır ekmeğini ise yaklaşık 30 yıldır ürettiğini söyleyen 55 yaşındaki Halil Danışmaz, 18-20 kg’lık tenekede pişen mısır ekmeğinin en önemli farkının pişirme süresi olduğunu belirterek, “Unu ve yoğrulma şekli aynı olsa bile pişirme süreci fark oluşturuyor. Bu ekmek fırında 13-14 saat bekliyor, daha serin ve kıvamlı pişiyor. Bu da lezzetini artırıyor” dedi.

30 yıllık gelenek

Yaklaşık 30 yıllık bir geçmişe sahip olan tenekede mısır ekmeğinin Araklı’dan başlayarak Trabzon geneline yayıldığını ifade eden Danışmaz, “Bizim özümüzde mısır var. Mısırla doğmuş, mısırla büyümüşüz. Bu yüzden mısır ekmeğinden vazgeçemiyoruz” diye konuştu.

Soya fasulyesi unu lezzet ve renk katıyor

Ekmekte kullanılan soya fasulyesi ununun hem renk hem de lezzet kattığını kaydeden Danışmaz, “Bu un ekmeğin kızarmasını sağlıyor ve doğal olarak tat veriyor. Hamurun kıvamı çok önemli. O kıvamı tutturamazsan ekmeğin kalitesi düşer ve müşteri hemen fark eder” ifadelerini kullandı.

Tenekede pişirmenin en önemli nedenlerinden birinin kullanılan kapların yapısı olduğunu vurgulayan Danışmaz, “Teneke kapların paslanmaması önemli. Ayrıca kap ne kadar büyük olursa ekmek o kadar iyi pişiyor. Küçük kapta yapılan ekmek daha fazla yanıyor ve lezzeti diğerine göre daha az oluyor” dedi.

En az 1 hafta tazeliğini koruyor

Ekmeğin en az bir hafta tazeliğini koruyabildiğini belirten Danışmaz, “Küflenme olursa sadece o kısmı kesilip tüketilebilir, herhangi bir sağlık riski yoktur. İl dışına ve şenliklere gönderim yapıyoruz. Kargoyla müşterilerimize ulaştırıyoruz” diye konuştu.

Kilogramı 60 TL’den satılan tenekede mısır ekmeğinin ağırlığının 18-20 kilogram arasında değiştiğini belirten Danışmaz, “Mısır ekmeğinin belirli bir öğünü yoktur, o su gibidir; her zaman tüketilebilir” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin