Karabük Postası tarafından
19 Eylül, 2019 14:05 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Mağaranın Sütunları Yazı Tahtasına Döndü

UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Safranbolu'da, 3 milyon yıl önce oluşumu başlayan Mencilis Mağarası'nın sütun ve duvarlarına kimliği belirsiz kişiler yazılar yazarak zarar verdiler UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Karabük'ün Safranbolu ilçesinde bulunan ve 3 milyon yıl önce oluşumu başlayan Mencilis Mağarası'nın sütun ve duvarlarına kimliği belirsiz kişilerce yazılar yazılarak zarar verildi. Türkiye'nin en büyük 4. mağarası olma özelliği taşıyan Mencilis Mağarası'nda yazıların yazılmasının ardından önlem olarak rehbersiz giriş yasaklandı. Mağaranın işletmecilerinden Eyüp Bahçeci, milyon yıllık sarkıtlara büyük zararlar verildiğini söyledi. Son bir yıldır önlemler aldıklarını ifade eden Bahçeci, "Kendini bilmezler isimlerini yazıyor. Sevgilisinin ismini yazıyor. Hatta ayrıldıktan sonra üşenmeyip gelip isminin üzerini karalıyor. Şafak kazıyanlar, isim soy isim yazanlar, tarih yazanlar. Bunları önlemek, insanları biraz daha bilinçlendirmek amacıyla son bir yıldır aldığımız önlemler sayesinde biraz daha azalmış durumda. Rehber sayımızı artırdık, rehbersiz girişleri yasakladık, mağara içerisine artık rehbersiz kimse girmiyor. Rehberimiz tarihsel ve bilimsel olarak mağarayı anlatıyor, mağarayı korumak amacıyla rehbersiz girişi yasakladık" dedi. Mağaraları yaşıyor olarak adlandırdıklarını aktaran Bahçeci, şunları kaydetti: "En ufak bir oluşum milyon yıllık oluşumlar. Mağaranın yaşından bahsetmek gerekirse, yaklaşık 70 milyon yaşında olan bir mağara. En yaşlı oluşuma baktığımızda 3 milyon yıllık geçmişi var. Mağarada bazı oluşumlar var, insan eliyle bulaşan bakteriler yüzünden oluşumunu 50 yıl geriye atıyor. Bu oluşumlar zamanla kendini toparlar ama oluşumun bir santimetresi 200 ile 400 yıl aralığında oluşuyor. Bu çok uzun zaman alacak. Zımpara tarzıyla onları silme şansımız var ama silmiyoruz. Çünkü onun tekrar oluşumunu geri çeviremeyiz. İnsanlara da göstermek amacıyla silmiyoruz." Dünyada mağaracılık konusunda Hollanda ve Fransa'nın en iyi iki ülke olduğunu, bu ülkelerde insanların mağaraya sokulmadığını anlatan Bahçeci, Türkiye'de en büyük eksikliğin mağarayla ilgili bir bölümün olmadığını, birçok ülkede "speleoloji" bölümleri olduğunu sözlerine ekledi. MENCİLİS MAĞARASI İlçeye bağlı Bulak köyü sınırları içerisinde yer alan ve uzunluğu yaklaşık 6 kilometre olan Mencilis Mağarası'nın yalnızca ilk 400 metresi ziyarete açık. Bünyesindeki dikitler, sarkıtlar, travertenler, göletler ve yer altı su kaynağıyla bir tabiat harikası olan mağaranın içerisinde yer alan su kaynağı, yer yer 10-15 metrelik yükseklikten düşerek şelale oluşturduktan sonra sifon yaparak yer altında kaybolmakta.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.