Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Ekim, 2024 12:37 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Lisede üretilen temizlik malzemeleri tüm Türkiye’ye satılacak

Samsun’da 50 çeşit temizlik malzemesi üreten Atakum Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, hem okuldan vatandaşlara hem de e-ticaret sistemi üzerinden tüm Türkiye’ye satış yapacak.
Atakum Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin günlük 50 ton hijyen malzemesi üretme kapasitesi mevcut. Lise, ‘Ata Kimya’ markası adı altında çamaşır suyu, klor bazlı çamaşır suyu, sıvı el sabunu, antibakteriyel el sabunu, köpük sabun, bulaşık deterjanı, yüzey temizleyici, cam silici, antifrizli cam suyu, oda parfümü, çamaşır beyazlatıcı ve leke çıkarıcı, yağ çözücü, tuz ruhu, bulaşık makinesi deterjanı, parlatıcı ve kireç çözücü gibi birçok temizlik malzemesi üretiyor.
9 ayda 7 milyon TL ciro
Okul, 2024 yılının ilk 9 ayında 7 milyon TL ciro yapmayı başardı. Resmi kurumlar ve kurumsal işletmelere yönelik üretim yapan okul, ürünlerini vatandaşlara da sunmak için çalışma başlattı. Vatandaşlara okuldan satış yapmaya hazırlanan lise, e-ticaret sistemi üzerinden de herkese ulaşmayı hedefliyor.
"Piyasadan daha kaliteli ve market ürünlerinde ucuz"
Çalışmalar hakkında bilgi veren Atakum Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Mustafa Şahin, "‘Ata Kimya’ markası adı altında döner sermaye faaliyeti olarak günlük 50 ton civarında, öğretmen ve öğrencilerimizle birlikte üretim yapabilme kapasitesine sahibiz. Burası işletme olarak hem Samsun’un hem de ülkemizin ekonomisine katkı yapan, katma değer üreten bir üretim üssüdür. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nin en büyük üretim tesislerinden birisine sahibiz” dedi.
Ürettikleri ürünlerin denetime tabi olduğunu belirten Müdür Şahin, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nın talimatlarına uygun üretim yaptıklarına dikkat çekti. Şahin, “Özellikle hastaneler, gençlik ve spor müdürlükleri, belediyelerimiz, okullarımız, kamu kurumlarına yoğun bir şekilde üretim yapmaktayız. Bunun haricinde özel sektördeki kurumsal işletmelere de üretimlerimizi yapıyoruz. Vatandaşın tüketimini sağlamak için onların kolay ulaşmasını sağlamak üzere e-ticarete yönelmeyi, tüm halkımıza, Samsun’a, çevre illere, diğer illere, ürettiğimiz ürünleri ulaştırmaya çalışacağız. Üretim kalitemiz standartları yüksek olduğundan halkımızın tüketmesini uygun bulmaktayız. Piyasa ürünlerinin yanında bizim ürünlerimiz daha kaliteli duruyor. Bunun yanında market ürünlerinin fiyatlarının yanın bizim ürünlerimiz çok daha altında kalıyor. Bundan dolayı halkımızın ulaşmasını kolaylaştırırsak satış ciromuz artacaktır” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
30 Ocak, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 29.01.2026 16:44
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TARİHİ PROJEDE GÖZLER KARDEMİR’DE!

Türkiye ve Suriye, Osmanlı döneminin en sembolik projelerinden biri olan İstanbul’dan Medine’ye uzanan Hicaz Demiryolu’nu yeniden canlandırmak için harekete geçti.  İki ülke arasında başlayan bu tarihi işbirliğinde, Türkiye’nin ray ve demiryolu tekeri üretimindeki tek milli markası Karabük Demir Çelik İşletmeleri’nin (KARDEMİR) projeye nasıl bir rol üstleneceği merak ediliyor.

Türkiye ve Suriye, Osmanlı İmparatorluğu döneminin en önemli sembollerinden biri olan İstanbul'dan Medine'ye uzanan Hicaz Demiryolu'nu yeniden inşa etmek için tarihi bir adım attı. İki ülke arasındaki yakınlaşma sürecinde demiryolu ağının yeniden canlandırılması ön plana çıktı.

Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz ile Suriye Ulaştırma Bakanı Yarub Bedir'in gerçekleştirdiği görüşmede, Hicaz Demiryolu'nun ihya edilmesi ana gündem maddelerinden biri olarak ele alındı. Büyükelçi Yılmaz, yaptığı açıklamayla projenin iki ülkenin gündeminde olduğunu teyit etti.

KARDEMİR'DEN YERLİ VE MİLLİ TEKNOLOJİ

Projenin uygulama aşamasında Türkiye'nin demiryolu sektöründeki tek milli markası Karabük Demir Çelik Fabrikaları'nın  (KARDEMİR) kritik rol üstleneceği ifade ediliyor.  Demiryolu altyapısının yeniden inşasında raylar, traversler ve vagon tekerleri gibi temel bileşenlerin temininde KARDEMİR'in yerli üretim kapasitesi ve tecrübesinin projenin bel kemiğini oluşturacağı belirtiliyor.

KARDEMİR, sahip olduğu ileri teknoloji üretim tesisleriyle projenin teknik ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olduğu belirtilirken, yıllık 200 bin adet üretim kapasitesine sahip Demiryolu Tekeri Üretim Tesisi'nde 700 mm'den 1250 mm'ye kadar farklı çaplarda yük, yolcu, YHT ve lokomotif tekerleri üretilebiliyor.

AVRUPA STANDARTLARINDA ÜRETİM

Şirketin 2007 yılında devreye aldığı Ray-Profil Haddehanesi ise yıllık 450 bin ton kapasiteyle bölgenin en önemli üretim merkezleri arasında yer alıyor. 12-75 metre uzunlukta, 46-60 kg/m ağırlığında rayların yanı sıra R350 HT sertleştirilmiş raylar ile oluklu raylar bu tesiste üretiliyor. Avrupa'da sayılı üreticide bulunan HPQ belgesine sahip tesis, milimetrenin yüzde biri hassasiyetle üretim yapabiliyor.

STRATEJİK ENTEGRASYON PROJESİ

Tarihi Hicaz Demiryolu'nun yeniden hayata geçirilmesi, sadece nostaljik bir hat olmanın ötesinde Türkiye-Suriye hattında ekonomik ve lojistik entegrasyonu güçlendirecek stratejik bir girişim olarak değerlendiriliyor. Projenin teknik ve endüstriyel altyapısının büyük ölçüde KARDEMİR öncülüğünde şekillenmesi bekleniyor.

Öte yandan bu projenin iki ülke arasındaki ticari ve kültürel bağları güçlendireceği, bölgesel kalkınmaya önemli katkı sağlayacağı ifade ediliyor.

Öte yandan konuyla ilgili olarak KARDEMİR yetkililerinden açıklama yapılması bekleniyor.

HİCAZ DEMİR YOLU PROJESİ'NİN ÖNEMİ

Sultan II. Abdülhamid’in en önemli girişimlerinden biri olan Hicaz Demir yolu, 117 yıl önce hizmete açıldı. Abdülhamid, bu projeyle hem dini hem de siyasi bir hedef gözetti.

1 Eylül 1900’de temeli atılan hat, Abdülhamid’in tahta çıkışının 25. yılına denk geldi. Şam’dan başlayarak Medine’ye kadar uzanan 1464 kilometrelik demiryolu, hac yolculuğunu kolaylaştırmasının yanı sıra Osmanlı’ya askeri ve ekonomik katkılar sağladı.

İnşa süreci için İstanbul’da Komisyon-ı Ali kuruldu. Çalışmalar sırasında binlerce köprü, tünel ve istasyon yapıldı. Projenin finansmanı büyük ölçüde Osmanlı içinden ve dünyanın farklı bölgelerindeki Müslümanlardan gelen bağışlarla karşılandı. İlk bağışı ise 50 bin lira ile Sultan Andülhamid  yaptı.

1908’de açılan hatta Medine-Mekke arasındaki 450 kilometrelik bölüm bedevi saldırıları ve siyasi engeller yüzünden tamamlanamadı. Ancak hat, Osmanlı’nın asker sevkiyatında ve bölgesel ticarette kritik bir rol oynadı. Sultan Abdülhamid, Medine yakınlarındaki kısımlarda ise hassasiyet göstererek rayların altına keçe döşetti. Bunun nedeni, gürültünün Hazreti Peygamber’in ruhaniyetini rahatsız etmemesi içindi.

Bizi sosyal medyadan takip edin