Kozcağız'da 24 Saat Sağlık Hizmeti Başlıyor - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
19 Eylül, 2015 09:44 tarihinde yayınlandı
0
0

Kozcağız’da 24 Saat Sağlık Hizmeti Başlıyor

BARTIN merkeze bağlı Kozcağız Beldesinde faaliyet gösteren Aile Sağlığı Merkezi`nin 24 saat hizmet vereceği açıklandı.
Kozcağız Belediye Başkanı Mustafa Karaman’ın, ısrarla üzerinde durduğu ve 2 yıl önce Ankara’da Sağlık Bakanlığı ve Halk Sağlığı Başkanlığında Kozcağız’da 24 saat sağlık hizmeti olması için yaptığı girişimler sonucunu verdi. Kozcağız’da mesai saatleri haricinde ve hafta sonlarında acil sağlık hizmeti verebilecek, entegre sağlık birimi Ekim ayında hizmete giriyor.
Bartın Halk Sağlığı Müdürü Dr. Ahmet Demir yaptığı yazılı açıklamada; “Kozcağız’da mesai saatleri haricinde ve hafta sonlarında acil sağlık hizmeti verebilecek, bünyesinde röntgen, laboratuar hizmetleri ve ağız-diş sağlığı hizmetleri olan entegre sağlık birimi açılması Bartın Halk Sağlığı Müdürlüğünün talebi üzerine Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanı Prof. Dr. İrfan Şencan’ ın onayından geçmiştir. Ekim ayı içerisinde röntgen cihazı kurulumu gerçekleştirildikten sonra entegre sağlık birimi faaliyetine başlayacak. Bina içerisinde yapılacak tadilatların ardından 24 saat hizmet veren bir hastane gibi sağlık hizmeti verilecektir” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay